YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/20033
KARAR NO : 2021/7647
KARAR TARİHİ : 30.09.2021
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, Özel belgede sahtecilik
Katılan vekilinin temyiz isteminin vekalet ücreti ile sınırlı olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1) Özel … Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi’nde öğretmen olarak görev yapan sanık …’in, … isimli öğrencinin 2010 yılı Temmuz ayında, sanık …’ün ise 2010 yılı Ağustos ayına ait rehabilitasyon merkezine devam etmediği halde devam edip seanslara katıldığını gösteren aylık bireyselleştirilmiş eğitim ve rehabilitasyon planını gerçeğe aykırı bir şekilde sahte olarak düzenleyip imzalayarak faturalanmasını sağladıkları, yine muhasebe işlerine bakan sanık …’nin anılan belgelerle birlikte başka tarihli aylık bireyselleştirilmiş eğitim ve rehabilitasyon belgelerini gerçeğe aykırı tanzim ederek haksız ödeme yapılmasını sağlamak suretiyle fikir ve eylem birliği içinde atılı suçları işlediklerinin iddia ve kabul edildiği olayda; sanıkların atılı suçlamaları kabul etmeyip belgelerde gösterilen tarihlerde eğitim verildiğine dair inkara yönelik savunmaları, sanık …’in 30.07.2007 tarihli ve sanık …’ün 31.08.2010 tarihli aylık bireyselleştirilmiş eğitim, çalışma ve rehabilitasyon planında imzalarının bulunması; … isimli öğrencinin annesi katılan …’in, Temmuz ve Ağustos 2010 tarihli belgelerdeki imzaların kendisine ait olmadığına dair müfettişe verdiği beyanı, kovuşturmada ise çocuğunun bahsi geçen kuruma gittiğine, evrakları kendisinin imzaladığına ilişkin beyanı; suça konu belgelerdeki veli imzalarının aidiyeti ile ilgili bir incelemenin yaptırılmamış olması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından; …’in ayrıntılı beyanı alınıp beyanları arasındaki çelişkinin giderilerek kızı …’yı düzenli olarak eğitime götürüp götürmediği, götürmüş ise hangi tarihlerde götürdüğünün belirlenmesi, kanaat oluşturacak sayıda … isimli öğrenci ile aynı dönem derslere katılan diğer öğrencilerin velilerinin açık kimlik ve adres bilgileri tespit edilerek öğrenciyi ve ailesini tanıyıp tanımadıkları ve öğrencinin derslere katılıp katılmadığı hususlarında tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulması, sanıklar … ve …’ün belgelerin … tarafından kendilerine getirildiğinde kontrollerini yaparak imzaladıkları beyanı karşısında belgedeki imzaların ne şekilde tamamlandığı, belgedeki imzaların tamamlanmasında sanıkların katkısı ve rolü bulunup bulunmadığının belirlenmesi, TCK’nın 40/2. maddesindeki bağlılık kuralı uyarınca sanık …’nin suça iştirakinin saptanması, suça konu aylık bireyselleştirilmiş eğitim, çalışma ve rehabilitasyon planlarındaki veli imzalarının aidiyeti hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılmasından sonra toplanan tüm delillerin sonucuna göre her bir sanığın eylemi ayrı ayrı tartışılıp değerlendirilerek sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile hükümler kurulması,
2)Kabule göre de;
a) 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu’nun 9/son maddesindeki “Kurumlarda görev yapan yönetici, öğretmen, uzman öğretici ve usta öğreticiler, görevleri sırasında suç işlemeleri veya görevleri nedeniyle kendilerine karşı işlenen suçlardan dolayı 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun uygulanması ve ceza kovuşturması bakımından kamu görevlisi sayılır.” hükmü karşısında; sanıklar … ve …’ın eyleminin TCK’nin 204/2. maddesindeki kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, aynı kurumda çalışan sanık …’nin eyleminin TCK’nin 38/1 maddesi uyarınca bu suça iştirak kapsamında kaldığı gözetilmeden, sanıklar hakkında özel belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyet hükümleri kurulması,
b)5237 sayılı TCK’nin 43. maddesine göre “Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi ya da aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi” durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanması mümkün olup; aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığı dikkate alındığında; sanık … hakkında gerçeğe aykırı olduğu iddia edilen 30.07.2007 tarihli ve sanık … hakkında 31.08.2010 tarihli belge olmasına göre TCK’nin 43. maddesinin uygulama koşullarının oluşup oluşmadığının tespiti yönünden belgedeki imzaların adı geçen sanıklar tarafından aynı zamanda atılıp atılmadığının araştırılarak, sonucuna göre TCK’nin 43. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanma olanağı bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu hükümler kurulması,
c)1136 sayılı Kanun’un 168. maddesi ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, mahkumiyet kararı verilmesi halinde kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, katılan vekili ile sanıklar müdafilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle aynı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca sanıkların kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 30/09/2021 tarihinde bozma ilamının 2-a bendi yönünden Yargıtay üyeleri … ve …’nın eylemin özel belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu yönündeki karşı oyları ve oy çokluğuyla, diğer bozma nedenleri yönünden oy birliği ile karar verildi.
KARŞI OY GEREKÇESİ
Dairemizin 30/09/2021 tarih, 2021/20033 Esas, 2021/7647 Karar sayılı 2/a sayılı bozma düşüncesine aşağıdaki sebeplerden katılmıyorum.
A) UYUŞMAZLIĞIN KONUSU:
Sayın çoğunlukla ortaya çıkan uyuşmazlığın konusu Özel Eğitim Kurumunda öğretmen olarak görevli olan sanıklar … ve …’ın eylemlerinin TCK’nin 204/2. maddesi kapsamında kalıp kalmadığına ilişkindir.
B) İDDİA:
Suç tarihinde Özel … Özel Eğitim Rehabilitasyon Merkezinde öğretmen olarak görevli bulunan sanıklar … ve …’ın görevlerini yaptıkları sırada bir öğrencinin eğitim seanslarına katılmadığı halde katıldığını gösteren aylık bireyselleştirilmiş eğitim ve rehabilitasyon planlarını gerçeğe aykırı olarak düzenleyip imzalamak suretiyle faturalanmasını sağladıkları iddiasıyla TCK’nin 207/1 ve 43/1. maddeleri gereğince cezalandırılmaları istenmiştir.
C) YEREL MAHKEMENİN KABULÜ:
Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesince sanıkların üzerlerine atılı eylemlerin sabit olduğu kabul edilerek TCK’nin 207/1, 43/1, 62/1. maddelerince cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
D) KONUYA İLİŞKİN YASAL DÜZENLEMELER:
5580 sayılı Özel Eğitim Kurumları Kanunu’nun 9. maddesinin son fıkrasında; “Kurumlarda görev yapan yönetici, öğretmen, uzman öğretici ve usta öğreticilerin, görevleri sırasında işledikleri suçlardan dolayı 5237 sayılı TCK’nin uygulanması ve ceza kovuşturması bakımından kamu görevlisi sayılır.” hükmü yer almaktadır. 573 sayılı Özel Eğitim Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile 652 sayılı Milli Eğitim Bakanlığı’nın Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’de konuya ilişkin başkaca bir düzenleme yoktur.
E) DEĞERLENDİRME:
5580 sayılı Kanun’un 9/son maddesinde bu görevlilerin kamu görevlisi sayılacağı belirtilmiş olmasına rağmen madde içeriğinde bu kişilerin düzenlediği belgelerin resmi belge sayılacağına dair herhangi bir düzenlemeye yer verilmemiştir.
Buna karşılık bir kısım özel yasal düzenlemelerde düzenlenen belgelerinde resmi belge sayılacağı açıkça belirtilmiştir.
Örnek olarak;
1211 sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanunu’nun 66. maddesinde “Bankanın her türlü evrak, kayıt, defter ve senetleriyle bunlara dayanan hesap özetleri resmi belge sayılır.” hükmüne yer verilmiştir.
5580 sayılı Kanun’un 9/son maddesinde yer alan “Kamu görevlisi sayılır” şeklindeki düzenleme ile özel eğitim kurumunun görevlileri “görevi kötüye kullanma” suçunun faili olabilirler ya da herhangi bir suçun kamu görevlisi tarafından işlenmesi halinde cezanın artırılacağı öngörüldüğünde cezaları artırılabilir.
Ancak düzenledikleri belgeler resmi belge sayılamaz.
Somut olayda, sanıkların düzenledikleri belgeler “özel belge” niteliğindedir.
TCK’nin 2. maddesinin 3. fıkrasına göre, kanunların suç ve ceza içeren hükümlerinin uygulanmasında kıyas yapılmaz; suç ve ceza içeren hükümler, kıyasa yol açacak biçimde geniş yorumlanamaz.
F) SONUÇ:
Sanıkların fiillerinin TCK’nin 38/1. maddesi yollamasıyla aynı Yasanın 204/2. maddesinde düzenlenen kamu görevlisinin sahteciliği suçunu oluşturduğu yönündeki bozma düşüncesine katılmıyorum. 30.09.2021
DEĞİŞİK GEREKÇE
A)UYUŞMAZLIK KONUSU:
Uyuşmazlığın konusu Özel Eğitim Kurumlarında çalışan yönetici, öğretmen, uzman öğretici veya usta öğreticinin düzenlediği belgelerin resmi veya özel belge olup olmadığı oluşturmaktadır.
B)OLAY, İDDİA VE YARGILAMA SÜRECİ
Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığının iddianemesi ile Özel … Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezinde öğretmen olarak çalışan sanık …’in … isimli öğrencinin 2010 yılı Temmuz ayına, sanık …’ün 2010 Ağustos ayına ait Rehabilitasyon merkezine devam etmediği halde devam edip seanslara katıldığını gösteren aylık bireyselleştirilmiş eğitim ve rehabilitasyon planını gerçeğe aykırı bir şekilde sahte olarak düzenleyip imzalayıp faturalandırılmasını sağladıkları,muhasebe işlerine bakan sanık …’nin bu belgelerle birlikte başka tarihli aylık bireyselleştirilmiş eğitim ve rehabilitasyon belgelerini gerçeğe aykırı tanzim ederek haksız ödeme yapılmasını sağlamak suretiyle fikir ve eylem birliği içerisinde kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik suçlarını içerikleri iddia edilerek sanıklar … ve … hakkında TCK’nun 204/2, 158/1-e maddeleri, sanık … hakkında ise TCK’nin 37/1 maddesi delaletiyle 204/1, 43, 158/1-e, 43. maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış yapılan yargılama sonucunda tüm sanıkların özel belgede sahtecilik suçundan TCK’nun 207/1,43 maddeleri; kamu kurum aleyhine dolandırıcılık suçundan 158/1-e, 43/1,168/2 maddeleri, gereğince cezalandırılmasına karar verilmiş, bu kararın sanıklar müdafileri ve katılan kurum tarafından temyizi üzerine;
Dairemiz çoğunluğunca bozma ilamının 2/a bendinde; “…sanıklar … ve …’in eyleminin TCK’nin 204/2. maddesindeki kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, aynı kurumda çalışan sanık …’nin eyleminin TCK’nin 38/1. maddesi uyarınca bu suça iştirak kapsamında kaldığı gözetilmeden sanıklar hakkında özel belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet hükümleri kurulması,” yasaya aykırı görülerek hükümlerin diğer bozma nedenleri yanında bu nedenle de bozulmasına karar verilmiştir.
C)KONUYA İLİŞKİN YASAL DÜZENLEMELER:
5580 sayılı Özel Eğitim Kurumları Kanunu’nun 9. Maddesinin son fıkrasında; kurumlarda görev yapan yönetici, öğretmen, usta öğretici ve usta öğreticilerin, görevleri sırasında işledikleri suçlardan dolayı TCK’nin uygulanmasında ve ceza kovuşturması bakımından kamu görevlisi sayılacakları belirtilmiştir.
573 sayılı Özel Eğitim Hakkında ve 652 sayılı Milli Eğitim Bakanlığı’nın teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamelerde kamuya ilişkin başkaca bir hüküm bulunmamaktadır.
D)KONUNUN DEĞERLENDİRİLMESİ VE SONUÇ:
5580 sayılı Özel Eğitim Kurumları Kanunu’nun 9. maddesinde “…özel eğitim kurumlarında görev yapan yönetici öğretmen, usta öğretici veya uzman öğreticilerin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun uygulanmasında ve ceza kovuşturması bakımından kamu görevlisi sayılacakları” hükmünü yer verilmiş ise de bu kanun ve ilgili kanun hükmünde kararname veya diğer kanunlarda özel eğitim kurumları belgelerinin “resmi belge sayılacağına ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır.
Yasa koyucu bağzı özel kanunlarda örneğin 1211 sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanunun’un 66. maddesinde “bankanın her türlü evrak, kayıt, defter ve senetleri ile buna dayanan hesap özetleri resmi belge sayılır” hükmüne yer verilmiş yine 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 100/9. maddesinde “…Elektronik ortamda hazırlanacak bilgi ve belgeler adli ve idari makamlar nezdinde resmi belge olarak geçerlidir.” hükmüne yer verilmiştir.
Özel eğitim kurumları yöneticileri, öğretmenleri, usta öğretici veya uzman öğreticilerinin görevleri sırasında işledikleri suçlardan dolayı kamu görevlisi sayılmalarına yönelik hüküm düzenledikleri belgelerin resmi belge olduğunu göstermez.
“Kamu görevlisi sayılır.” hükmü gereğince özel eğitim kurumu görevlilerinin “görevi kötüye kullanma” suçunun faili olabilir veya herhangi bir suçun kamu görevlisi tarafından işlenmesi ya da kamu görevlisi aleyhine işlenmesi halinde cezanın artırılacağı kanunda öngörüldüğünde verilen ceza kamu görevlisi sıfatları nedeni ile arttırılır. Ancak düzenledikleri belgeler resmi belge niteliğini kazanmaz.
TCK’nin 2. maddesinin 3. fıkrasına göre kanunların suç ve ceza içeren hükümlerinin uygulanmasında kıyas yapılamaz; suç ve ceza içeren hükümler, kıyasa yol açacak biçimde geniş yorumlanamaz.
Bu yasal düzenleme ve düzenlemeler karşısında özel eğitim kurumu öğretmeni olan sanıklar … ve … ile muhasebe işlerine bakan sanık …’nin düzenlediği iddia ve kabul edilen belgeler özel belge niteliğinde olduğundan bu belgelerin resmi belge kabul edilerek sanıkların resmi belgede sahtecilik suçundan cezalandırılmaları gerektiği yönündeki sayın çoğunluğun görüşünü iştirak edilmemiştir. 30.09.2021