YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/20036
KARAR NO : 2023/4560
KARAR TARİHİ : 30.05.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Sigorta bedelini almak amacıyla dolandırıcılık, taksirle yaralama, suç üstlenme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.06.2015 tarihli ve 2015/54 Esas, 2015/219 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında sigorta bedelini almak amacıyla dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 … maddesinin birinci fıkrasının (k) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 51 … maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına; suç üstlenme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 270 … maddesinin birinci fıkrası ve birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 62 nci maddesi ve 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, sanık … hakkında taksirle yaralanma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesi ve 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 7.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık …’in temyiz isteği üzerine atılı suçları işlemediğine ve mahkûmiyetine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Sanık …’in temyiz isteği üzerine atılı suçları işlemediğine ve mahkûmiyetine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık …’in, 06.09.2014 tarihinde … plaka sayılı araç ile seyir halindeyken Atatürk Bulvarı üzerinde sola dönüş yaptığı sırada kendisi ile aynı yönde seyreden katılan …’ın kullanmakta olduğu ve katılan …’in ise yolcu olarak bulunduğu … plakalı motosikleti ile çarpıştığı, kazada katılanlar … ve …’in yaralandıkları, alkollü olan sanık …’in araçtan inip katılanlara “ne biçim motor kullanıyorsunuz” diyerek bağırdıktan sonra olay yerinden kaçtığı, kaza için toplanan kalabalık içerisinde sanık …’in ağabeyi olan sanık …’in de bulunduğu, sanık …’in kazayı yapanın kardeşi olduğunu öğrenmesi üzerine telefonla kardeşini arayarak olay yerine çağırdığı ve sanık …’in alkollü olması sebebiyle kardeşini hem uğrayacağı cezai soruşturmadan kurtarmak hem de sigorta bedelini alabilmek amacıyla katılanlar ambulans ile olay yerinden ayrıldıktan sonra olay yerine gelen jandarma ekiplerine kazayı yapanın kendisi olduğunu belirterek kardeşinin suçunu üstlendiği, kaza tespit tutanağı ve diğer soruşturma evrakının buna göre tanzim edildiği, yaralanmaları nedeniyle beyanları daha sonra alınan katılanların, gerçekte kazayı yapanın sanık … olmadığını, sanık … olduğunu belirtmeleri üzerine soruşturmanın bu yönde derinleştirildiği, şikayetçi Ege Sigorta ile yapılan yazışmalar neticesinde Ege Sigorta tarafından katılanların kullandığı motosikletin ruhsat sahibi olan … …’e, sigortalı olan sanık …’in %75 kusurlu olması sebiyle toplam 2.552,00 TL tutarında tazminat ödendiği ve pert sayılan motosikletin hurdasının 3.402,00 TL’ye … Oto A.Ş. tarafından … …’den satın alındığı anlaşılmıştır.
2. Sanıklar savunmalarında üzerlerine atılı suçlamayı kabul etmemişlerdir.
3. Katılanlar … ve … olay nedeniyle şikâyetçi olduklarını ve uzlaşmak istemediklerini belirtmiştir.
4. … Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 06.09.2014 tarihli raporda katılan …’in basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı, 27.10.2014 tarihli raporda ise katılan …’ın vücudunda kaza nedeniyle yaşamsal fonksiyonlarını orta (2) derecede etkileyecek nitelikte kemik kırığının bulunduğu belirtilmiştir.
5. Mahkemece, sanıklar … ve …’in sigorta bedelini almak amacıyla dolandırıcılık ve suç üstlenme suçlarını, sanık …’in ayrıca taksirle yaralama suçunu işlediği kabul edilerek temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Taksirle Yaralama ve Suç Üstlenme Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
1. 5271 sayılı Kanun’un 251 … maddesinin sekizinci fıkrasına yer alan “Basit yargılama usulü, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde uygulanmaz” şeklindeki hüküm uyarınca sanığın basit yargılama usulü kapsamında bulunan “suç üstlenme” suçu ile basit yargılama usulü kapsamında bulunmayan “taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma” suçunu birlikte işlemesi nedeniyle basit yargılama usulünün uygulanamayacağı belirlenmiştir.
2. Dairemizce de benimsenen, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23.01.2018 tarihli ve 2017/463 Esas, 2018/20 Karar sayılı ile 23.01.2018 tarihli ve 2015/962 Esas, 2018/16 Karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere sanık hakkında, hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesisinin dördüncü fıkrası uyarınca infazda yetkiyi kısıtlayacak şekilde “ödenmeyen adli para cezasının tamamen veya kısmen hapse çevrileceği” şeklinde karar verilmiş ise de, 5275 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6545 sayılı Kanun’un 81 … maddesiyle yapılan değişikliğin ve 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesi hususunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
3. Katılanların beyanı, tanık anlatımları, doktor raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın mahkûmiyetine karar veren Mahkemenin kabul ve takdirinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Sanıklar … ve … Hakkında Sigorta Bedelini Almak Amacıyla Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Sanıkların savunmaları, katılanların ifadeleri, tanık anlatımları, tutanaklar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanık …’in suç tarihinde alkollü olup olmadığı, alkollü ise yasal sınır olan 0.50 promil üzerinde alkollü olup olmadığının tespit edilemediği anlaşılmakla sanıkların inkara yönelik savunmalarının aksine, mahkûmiyetlerine yeterli, kesin ve inandırıcı delil bulunmaması ve “şüpheden sanık yararlanır” ilkesi gereğince beraatleri yerine eksik inceleme sonucu mahkûmiyetlerine hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
C. Sanık … Hakkında Suç Üstlenme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığa isnat edilen ve üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren “suç üstlenme” suçundan dolayı kurulan hükümden sonra, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 … maddesiyle eklenen geçici 5 … maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Taksirle Yaralama ve Suç Üstlenme Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.06.2015 tarihli ve 2015/54 Esas, 2015/219 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanıklar … ve … Hakkında Sigorta Bedelini Almak Amacıyla Dolandırıcılık ve sanık … Hakkında Suç Üstlenme Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) ve (C) bentlerinde açıklanan nedenle … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.06.2015 tarihli ve 2015/54 Esas, 2015/219 Karar sayılı kararına yönelik sanıkların temyiz isteği yerinde görüldüğünden suç üstlenme suçu bakımından başkaca yönleri incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.05.2023 tarihinde karar verildi.