Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/20055 E. 2023/2008 K. 28.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/20055
KARAR NO : 2023/2008
KARAR TARİHİ : 28.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/160 E., 2015/136 K.
ŞİKAYETÇİLER : Şekerbank A.Ş, Anadolubank A.Ş
SUÇLAR : Özel belgede sahtecilik, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.05.2015 tarihli ve 2014/160 Esas, 2015/136 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında
a. Müşteki Anadolubank’a karşı banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 nci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi ile 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü, 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl 13 ay hapis ve 30.000, TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına;
b.Müşteki Şekerbank’a karşı banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 158 nci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi ile 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü, 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl 13 ay hapis ve 60.000, TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hak yoksunlukları ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına;
c. Özel belgede sahtecilik suçundan aynı Kanun’un 207 nci maddesinin birinci fıkrası,43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin ve hak yoksunluklarının uygulanmasına;
d. Resmi belgede sahtecilik suçundan aynı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 2 yıl 13 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin ve hak yoksunluklarının uygulanmasına Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık, sahtecilik suçundan daha önce yargılanarak ceza aldığını belirterek sahtecilik suçlarından almış olduğu mahkumiyetleri temyiz etmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, katılan … adına düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanı, B sınıfı sürücü belgesi ile 14.12.2012 tarihinde Yenice PTT Şubesine gittiği, burada görevli personel olan M. S’ye, katılan adına düzenlettirmiş olduğu sahte nüfus cüzdanını ibraz ederek, e-devlet üzerinden gerçekleştirilen hizmetlere ilişkin taahhütname doldurduğu ve katılan adına taahhünameyi imzalayarak e-devlet şifresi aldığı, almış olduğu e-devlet şifresi ile 19.12.2012 ve 21.12.2012 tarihlerinde internet üzerinden katılan adına e-bordro çıkarttığı, daha sonra 21.12.2012 tarihinde katılan adına düzenlenmiş olan sahte nüfus cüzdanı, Milli Eğitim Bakanlığı Personel Kimlik kartı ve e-bordro ile Tarsus Şekerbank Şubesine gittiği, burada katılanın kimlik bilgilerini kullanarak sahte kredi sözleşmesi düzenlediği ve sözleşmeyi imzalayarak 30.000 TL miktarında kredi kullandığı daha sonra 26.12.2012 tarihinde katılan adına düzenlenen sahte “B” sınıfı sürücü belgesi ve katılana ait e-bordro ile bu kez de Tarsus Anadolubank’a gittiği, katılanın kimlik bilgilerini kullanarak sahte kredi sözleşmesi düzenlediği ve sözleşmeyi imzaladığı, bu şekilde Tarsus Anadolu Bank’tan da 15.000 TL tutarında kredi kullandığı iddiasıyla hakkında atılı suçlardan kamu davası açılmıştır.
2. Adana Kriminal Polis Laboratuvarının uzmanlık raporuna göre; kredi sözleşmesindeki imzaların sanığa ait olduğunun tespit edildiği belirlenmiştir.
3. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; sanık savunması, katılanın beyanları, uzmanlık raporları ile tüm dosya kapsamından sanığın atılı suçları işlediği gerekçesiyle mahkumiyetine hükmedilmiştir.

IV. GEREKÇE
Sanığın nitelikli dolandırıcılık suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine ilişkin temyiz talebinin bulunmadığı, temyizinin yalnızca belgede sahtecilik suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1. Belgelerde sahtecilik suçundan aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdirinin hakime ait olması nedeniyle, Adli Emanetin 2014/817 ve 2013/398 sırasında kayıtlı suça konu belgelerin duruşmaya getirtilip incelenmek suretiyle özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, aldatma yeteneklerinin bulunup bulunmadığının kararda tartışılması ve denetime imkan verecek şekilde belge asıllarının dosya içerisine bulundurulması gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve araştırma sonucunda sanık hakkında mahkûmiyet hükümleri kurulması,
2. Kabule göre de;
a. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.04.2014 tarihli ve 2013/11-397 Esas, 2014/202 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, 765 sayılı Türk Ceza Kanun ile 5237 sayılı Kanun’un “Kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan “resmi belgede sahtecilik ve özel belgede sahtecilik” suçlarının hukuki konusunun kamu güveni olduğu, suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında, bir veya birden fazla kişinin de haksızlığa uğrayıp suçtan zarar görmesi halinde dahi suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamı, diğer bir ifadeyle kamu olduğuna dair kabulün etkilenmeyeceği, aynı suç işleme kararıyla ve aynı anda düzenlenen belgelerle ilgili olarak tek bir suçtan hüküm kurulması gerekeceği, buna karşın, aynı suç işleme kararıyla fakat değişik zamanlarda düzenlenen belgelerle ilgili olarak yine tek bir suçtan hüküm kurulup, aynı Kanun’un 43 ncü maddesi gereğince zincirleme suç hükümleri gereğince cezanın arttırılması gerektiği, farklı suç işleme kastının bulunduğunun ispatı halinde her bir eylemin ayrı bir suç oluşturacağı dikkate alınarak somut olayda, sanığın katılan … adına düzenlenmiş sahte belgelerle farklı tarihlerde şikayetçi bankalardan kredi çekmesi şeklinde eylemlerin zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu gözetilmeden ayrı ayrı resmi belgede sahtecilik ve özel belgede sahtecilik suçlarından mahkumiyet hükümleri kurulması,
b. UYAP üzerinden yapılan sorgulamada: sanığın benzer nitelikteki eylemi nedeniyle Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.05.2019 tarihli ve 2018/337 Esas, 2019/341 Karar sayılı kararı ile resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetine hükmedildiğinin anlaşılması karşısında; sanığın eylemlerinin aynı suç işleme kararına bağlı olarak zincirleme biçimde resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturup oluşturmadığının değerlendirilebilmesi için yukarıda belirtilen dosya ve varsa tespit edilebilen benzer nitelikteki dosyalarının araştırılarak mümkünse mevcut dava ile birleştirilmesi, birleştirme mümkün değilse bu davayı ilgilendiren belgelerin onaylı örneklerinin çıkartılarak dosya içine konulması, zincirleme suç hükümlerinin uygulanma olanağının bulunup bulunmadığının tartışılması, kesinleşmiş hükümlerin zincirleme suç kapsamında kaldığının anlaşılması halinde tayin olunacak cezadan kesinleşmiş önceki cezanın mahsup edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ve inceleme sonucu hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
c. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.05.2015 tarihli ve 2014/160 Esas, 2015/136 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, resmi belgede sahtecilik suçu yönünden Tebliğname’ye aykırı, özel belgede sahtecilik suçu yönünden ise Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

28.03.2023 tarihinde karar verildi.