YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/20061
KARAR NO : 2023/4524
KARAR TARİHİ : 30.05.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ünye Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.06.2015 tarihli ve 2014/203 Esas, 2015/177 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun’un) 158 … maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve (son) fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis, 54.666,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; suça konu çekin mahkeme huzuruna getirtilerek iğfal kabiliyeti yönünden gözlem yapılarak ve aldatma yeteneğinin olup olmadığının, silinti ve kazıntıların ilk bakışta kolayca anlaşılıp anlaşılmayacağının tespit edilmesi, karar yerinde tartışılması ve suça konu çekin denetime olanak tanıması açısından dosya içerisine konulması gerekirken eksik incelemeyle mahkumiyet hükmü kurulması, dolandırıcılık suçundan kurulan hükümde adli para cezasının fazla tayin edilmiş olması, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrilmesine karar verilmesinin yasaya aykırı olduğu görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz talebi; tüm hayvanları iade ettiği için zarar oluşmadığına, delil yetersizliğinden hakkında beraat hükmü kurulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın katılanlardan küçükbaş hayvan alımı karşılığında sahte çek verdiği iddia ve kabul olunmuştur.
2. Samsun Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü’nün 15.04.2014 tarih ve BLG-2014/903 sayılı uzmanlık raporunda suça konu çek üzerinde yapılan incelemeler neticesinde, çekin orjinal olduğu, “Çorum Şubesi 364-2241911, 5610004289, 3177582, TR94 0020 30000 0298 … Kızılırmak Döküm Snayii ve Ticaret Anonim Şirketi, 31,77582 203 0063 0000000029…” yazı ibarelerinin bulunduğu bölümlerde silinti ve toner kalıntılarının olduğu, yazı ibarelerinin silinerek tahrifen oluşturulduğu, sahtecilik açısından çekin ilk nazarda kolaylıkla farkedilemeyeceği ve aldatma kabiliyetine haiz olduğu, çekin arka yüzündeki “… … …, tc …, …. 38,” yazı ibareleri ile atılı bulunan imzanın … eli ürünü olduğu bildirilmiştir.
3. Suça konu çekin Aybastı Halk Bankası’na ibrazı ile katılan Kızılırmak Döküm Sanayi Ticaret ve Anonim A.Ş.’nin de soruşturmaya dahil olup, bu çekin … … Katılım Bankası’na ait 3177582 çek numaralı 31.05.2014 ödeme tarihli 23.000,00 TL miktarlı ve Belde Makine …’ın lehtarı olduğu çek olup, lehdarının kesinlikle … olmadığı bildirilerek, sahte çeki düzenleyen kişi ve kurum hakkında şikayetçi olduğu, anlaşılmıştır.
4. Sanık atılı suçu kabul etmemiş, davaya konu çeki Kara İnşaat sahibi … Karaabdullahoğlu’ndan ciro olmaksızın aldığını, olay sonrasında hayvanları iade ettiğini beyan etmiştir.
5. …’nun adresinin araştırılması amacıyla Altınordu İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne yazılan müzekkere sonucu belirtilen yerlerde şahsı tanıyanın olmadığı ve adresinin tespit edilemediğine dair tutanak tutulduğu görülmüştür.
6. Ordu Ticaret Odası Başkanlığı’na Ordu ilinde Kara İnşaat isimli bir şirket bulunup bulunmadığı, var ise şirket yetkilisinin ya da ortaklarından birinin … olup olmadığının tespit edilmesinin istenmesi amacıyla yazılan müzekkere sonucu, Kara İnşaat unvanı ile herhangi bir şirket kaydına rastlanmadığının bildirildiği görülmüştür.
7. Katılanlar beyanlarında 88 hayvan verdiklerini 73 hayvanı sanığın iade ettiğini ve kısmı iade nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına muvafakatları olmadığını beyan etmişlerdir.
8. Mahkeme sanığın atılı suçu işlediğinin kabulü ile mahkumiyetine karar vermiştir.
IV. GEREKÇE
A. Tebliğname Yönünden
Dosya arasında bulunan 14.04.2014 tarihli Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü raporuyla; aslen gerçek olup tahrif yolu ile sahteleştirildiği tespit edilen çekteki sahteciliğin ilk nazarda ve kolaylıkla fark edilemeyeceği, bu nedenle aldatıcılık niteliğinin bulunduğunun tespit edilmesi karşısında Tebliğnamedeki görüşe bu hususa ilişkin iştirak olunmamıştır.
B. Sanığın temyiz talebi yönünden;
1. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığın üzerine atılı sahtecilik suçunu işlediği anlaşılmakla, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
2. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delilerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin veriler dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların düzeltilen husus dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir, ancak;
Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen; 5237 sayılı Kanun’un 158 … maddesinin birinci fıkrasının (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun’un 52 nci maddesi uyarınca 20,00 – 100,00 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği nazara alındığında; somut olayda haksız menfaatin 32.800,00 TL olduğu, ve adli para cezası uygulamasına 3.280 gün üzerinden başlanılıp, aynı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca cezasından 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 2.733 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun’un 52 nci maddesi gereğince günlüğü 20,00 TL’den hesap edilmek suretiyle netice olarak 54.660,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, önce temel cezanın uygulama maddesine göre eksik olarak belirlenmesi, daha sonra verilecek cezanın haksız menfaatin iki katından az olamayacağı gerekçesiyle adli para cezasının doğrudan haksız menfaatin iki katı olarak belirlenmesi suretiyle sonuç olarak 54.666,00 TL adli para cezası verilerek fazla para cezası tayini ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 81 … maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca adli para cezalarının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma kararı verilebileceği de gözetilerek hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrilmesine karar verilmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümü (B-1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Ünye Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.06.2015 tarihli ve 2014/203 Esas, 2015/177 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B-2) numaralı bentte açıklanan nedenle Ünye Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.06.2015 tarihli ve 2014/203 Esas, 2015/177 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrasının uygulandığı ve devamındaki aynı Kanun’un 158 … maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin (son) cümlesinin uygulandığı paragrafın çıkartılması, hüküm fıkralarında adli para cezasının uygulanması ile ilgili kısımlardan “800 gün” ve “54.666 TL” ibarelerinin çıkartılması ile yerine sırasıyla “3.280 gün” ve “2.733 gün” ibaresinin eklenmesi ile 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulandığı paragraftan sonra gelmek üzere “5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince, adli para cezasının belirlenmesinde esas alınan 2.733 tam gün birim sayısının sanığın sosyal ve ekonomik durumu nazara alınarak günlüğü takdiren 20,00 TL’den paraya çevrilerek 54.660,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına” paragrafının eklenmesi, hüküm fıkrasındaki “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin” ibarelerinin çıkartılması ile yerlerine “ödenmeyen adli para cezasının 5275 sayılı Kanun’un 6545 sayılı Kanun’la değişik 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası gereğince infaz edileceğinin” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.05.2023 tarihinde karar verildi.