Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/20198 E. 2023/1887 K. 23.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/20198
KARAR NO : 2023/1887
KARAR TARİHİ : 23.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/258 E., 2015/137 K.
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşlarının araçolarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAMEDEKİ GÖRÜŞLER : Onama, bozma

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin 06.05.2015 tarihli ve 2014/258 Esas, 2015/137 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
1. Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası 51 inci maddesi uyarınca 1 yıl 15 gün hapis ve 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
2. Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizi, atılı suçu işlediğine dair yeterli delil olmadığına, hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, katılan …’ın borçlu göründüğü 15.06.2013 ve 20.05.2013 düzenleme tarihli, 35.000,00 TL bedelli sahte senetlerle katılan aleyhine icra takipleri başlatmak suretiyle resmi belgede sahtecilik ile kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçlarını işlediği iddiasıyla kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Mahkemece yapılan yargılamada yüklenen suçların sübut bulduğu kabul edilerek sanığın mahkûmiyetine hükmedilmiştir.
3. Sanık, suçlamayı kabul etmeyip, katılanın senetleri yanında düzenleyip imzaladığını beyan etmiştir.
4. Katılan, sanıktan şikayetçi olduğunu ve davaya katılmak istediğini belirtmiştir.
5. Suça konu senetlere ilişkin olarak;
a) Ankara Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü tarafından tanzim olunan, 09.03.2015 tarihli;
“senetler üzerindeki yazıların, mevcut mukayese yazılarına kıyasen … elinden çıktığını gösterir nitelik ve yeterlilikte uygun kaligrafik bulgu tespit edilemediği”,
b) İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Fizik İhtisas Dairesi tanzim olunan, 28.08.2014 tarihli;
“senetlerdeki borçlu imzalarının mevcut mukayese imzalarına kıyasla Tezcan Nimaz’ın eli ürünü olmadığı”,
Görüşlerini içerir kriminal raporu ve adli tıp raporu dava dosyasında mevcuttur.

IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Katılanın aşamalarda değişmeyen istikrarlı anlatımları, sanığın, senetlerin huzurunda düzenlenmiş olduğunu beyan etmesine rağmen senetlerdeki imza ve yazıların katılan el ürünü olmadığının tespit edilmiş olması karşısında sanığın üzerine atılı suçun sübuta erdiği belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir
B. Sanık Hakkında Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Katılanın aşamalarda değişmeyen istikrarlı anlatımları, sanığın, senetlerin huzurunda düzenlenmiş olduğunu beyan etmesine rağmen senetlerdeki imza ve yazıların katılan el ürünü olmadığının tespit edilmiş olması karşısında sanığın üzerine atılı suçun sübuta erdiği belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir, ancak
5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasına 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 72 nci maddesi ile eklenen “Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez.” şeklindeki hükmün ancak yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından uygulanabileceği gözetilerek, suç tarihi itibarıyla engel adli sicil kaydı bulunmayan, bir daha suç işlemeyeceği hususunda olumlu kanaat oluştuğundan cezası ertelenen sanık hakkında, adli sicil kaydında daha önceden verilmiş hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunduğu gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin 06.05.2015 tarihli ve 2014/258 Esas, 2015/137 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık Hakkında Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin 06.05.2015 tarihli ve 2014/258 Esas, 2015/137 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.03.2023 tarihinde karar verildi.