Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/20255 E. 2022/19138 K. 16.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/20255
KARAR NO : 2022/19138
KARAR TARİHİ : 16.11.2022

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, Resmi belgede sahtecilik


A-Sanıklar hakkında “Resmi belgede sahtecilik” suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde;
Sanıklara yüklenen “Resmi belgede sahtecilik” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, 09.01.2006 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanık … ile müdafisi ve sanık … müdafisinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE,
B-Sanıklar hakkında “Nitelikli dolandırıcılık” suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde;
1) Sanıklardan …’ın halasının oğlu olan katılan … ile birlikte…Taşımacılık ve … isimli şirketi kurdukları bu şirkete ait suça konu 5.800 TL bedelli çeki …’in bilgisi ve rızası dışında şirket çalışanı sanık … tarafından keşide edilerek …Taşımacılık isimli firmaya verildiği, daha sonra ciro yoluyla… Faktoring isimli şirkete verildiği, çekin bankaya ibrazında karşılığının bulunmaması nedeniyle … hakkında açılan karşılıksız çek keşide etme davasında çekin … tarafından keşide edilmediğinin belirlendiği, sanıkların bu şekilde atılı suçu işlediği iddia olunan olayda;
Sanık …’in aşamalarda değişmeyen savunmasında, katılanın yanında çalıştığı dönemde kendisine sözlü olarak çek keşide etme yetkisinin verildiğini, bu yetki kapsamında katılan adına birçok çek keşide ettiğini, suça konu çekin de bu çeklerden biri olduğunu, katılanın ekonomik durumunun bozulması nedeniyle daha sonra çekleri kabul etmediğini belirttiği, katılanın ortağı olduğunu söyleyen sanık …’ın da, şirket ortaklığından ayrıldığını olayla ilgisinin bulunmadığını savunmuş olduğu, çeki alan ve suçtan zarar gören …’nun beyanına başvurulmamış olması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması açısından; çeki alan ve suçtan zarar gören …’nun mağdur sıfatıyla ifadesinin alınarak, davaya katılmak isteyip istemediğinin sorulması, suça konu çekin hangi ticari ilişki kapsamında kendisine verildiğini, önceden doğan borç karşılığında verilip verilmediğini, bu alışverişe dair bilgi, belge olup olmadığı ayrıca daha önce bu şekilde sanıklar aracılığı ile veya doğrudan keşideci şirketle ticari ilişki içinde olup olmadığının sorulması ile katılanın, sanıklara çek keşide etme yetkisi hususunda sözlü olarak talimatı olup olmadığını belirlemek açısından, keşideci olan katılan ve sanıklar arasındaki ilişkiye dair kayıtların getirtilmesi, sanık …’in daha önce bu şekilde imzaladığı ve başka kişilere verdiği çeklerin bulunup bulunmadığının var ise bunların ödenip ödenmediği icra takiplerinin bulunması durumunda bunlara itiraz edilip edilmediğinin banka veya icra daireleri nezdinde araştırılarak belirlenmesi, taraflar arasında devam eden ve İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2010/321 Esas sayılı dosyası ile …’in sanık olduğu İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2011/339 Esas sayılı dosyasının getirtilerek incelenmesi bağlantının bulunması ve mümkün olması halinde birleştirilmesi aksi halde denetime imkân verecek şekilde dosya arasına alınması ayrıca dosya içerisinde bulunan 17.01.2005 tarihli ortaklar kurulu kararı ile sanık …’ın hissesini sanık …’a devretmesi ile ilgili belgenin sanık, katılan ve tanık … ’e sorularak toplanan delillerin sonucuna göre sanıkların suç kastıyla hareket edip etmediğinin belirlenmesi suç kastıyla hareket ettiğinin belirlenmesi durumunda eylemlerinin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma veya nitelikli dolandırıcılık olup olmadığının da karar yerinde tartışılarak hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde mahkumiyetlerine hükmedilmesi yasaya aykırı,
2) Kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ile müdafisi, sanık … müdafisinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 16.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.