YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/20284
KARAR NO : 2023/1019
KARAR TARİHİ : 27.02.2023
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanığın temyiz kapsamında olan fiilleri ile ilgili . Cumhuriyet Başsavcılığının 04.01.2013 tarihli ve 2013/1 sayılı iddianamesi ile sanığın katılan …’e ait bilgileri ihtiva eden ve kendi fotoğrafını taşıyan sürücü belgesi fotokopisini kullanarak aldığı meyve suyu nakline ilişkin fiilinden dolayı;
a) Basit dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi,
b) Özel belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 207 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi,
Uyarınca . Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
2. . Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.12.2013 tarihli ve 2013/17 Esas, 2013/108 Karar sayılı kararı ile sanığın trafik tescil şube müdürlüğünün maddi varlığı sayılan sahte sürücü belgesi fotokopisi kullanarak atılı suçu işlemesi nedeniyle görevsizlik kararı verilmiştir.
3. … Ağır Ceza Mahkemesinin 13.03.2015 tarihli ve 2014/243 Esas, 2015/73 Karar sayılı kararı ile sanığın katılan …’e ait bilgileri ihtiva eden ve kendi fotoğrafını taşıyan sürücü belgesi fotokopisini kullanarak aldığı meyve suyu nakline ilişkin fiilinden dolayı;
a) Nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü ve 58 inci maddesi uyarınca 4 yıl 6 ay hapis cezası ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
b) Özel belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
Karar verilmiştir.
3. Tebliğnamede, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesindeki Anayasa Mahkemesinin iptal kararının ve tekerrüre esas alınan ilamın güveni kötüye kullanma suçuna ilişkin olması ve uzlaştırma yapılabilecek suçlar kategorisinde bulunması nedeniyle uzlaşma işlemlerinin yapılıp yapılmadığının infaz aşamasında gözetilebileceğine işaret edilerek nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından mahkumiyet hükümlerinin onanması yönünde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizi suça konu sürücü belgesinin aldatıcılık niteliğinin bulunmaması nedeniyle eyleminin nitelikli dolandırıcılık değil basit dolandırıcılık suçuna temas ettiğine, katılan nakliye firması ile daha önce hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan dolayı husumet bulunması sebebiyle iftira atıldığına ve başkaca benzer türden ilamlarının bulunması nedeniyle mahkumiyet verildiğine, taşıma sözleşmesinde ve diğer özel belgelerdeki imzaların eli ürünü olmadığının bilirkişi raporu ile sabit olduğuna, ayrıca kararın aleyhine sonuçlanması halinde tekerrüre esas alınan ilamın, bu dosyadaki fiilin işlendiği tarihten sonra kesinleşmesi nedeniyle bu durumunda dikkate alınması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın 2011 yılının Ağustos ayında ismini … İnanç olarak tanıtmak ve kendi fotoğrafını havi ancak .’a ait kimlik bilgilerini taşıyan fotokopisi mevcut nüfus cüzdanını ibraz ederek … adlı kişinin otelinde kaldığı, burada.ile arkadaşlık kurduktan sonra ortak nakliye işi yapma teklifinde bulunduğu, .’ın bu teklifi kabul ederek 09.08.2011 tarihinde … adlı kişiden .plakalı kamyonu haricen satın aldığı ve sanıkla … İnanç ismiyle adi kira sözleşmesi düzenledikleri anlaşılmıştır.
2. Sanığın …’dan sahte nüfus cüzdanı fotokopisi ile kiraladığı kamyonla 24.08.2011 tarihinde Manyas ilçesine gelerek katılan …’nın temsil ve ilzama yetkili bulunduğu Mirzalar Nakliyat Şirketi’ne taşıma işi için bu kez de … adlı kişinin kimlik bilgilerini taşıyan ve yine sanığın fotoğrafını havi fotokopisi mevcut sürücü belgesini ibraz ettikten sonra bu şirketin taşıma işlerini üstlendiği .’e ait fabrikadan 27.08.2011 tarihinde taşıma sözleşmesi, sevk irsaliyesi ve faturayı imzalayarak 40.000,00 TL’lik meyve suyunu kamyona yüklediği, yola çıkmadan önce nakliye şirketi çalışanı tanık Ö.S’nin sanığın kamyonla birlikte fotoğrafını çektiği, akabinde sanığın yola çıktığı ancak 29.08.2011 tarihinde …’da teslim edilmesi gereken yükün teslim edilmediği ve sanığın meyve sularını mal edindiği, kamyonun da yaklaşık bir ay sonra … ilinde hasarlı şekilde terkedilmiş vaziyette bulunduğu belirlenmiştir.
3. Aracın plaka kaydından …’a ulaşıldığı ve …’in beyanında kamyonu …’a yanında kefil olarak bulunan … İnanç olarak adını söyleyen kişnin huzurunda harici satış sözleşmesi ile sattığını, noterlikten devir işlemini ise taksitlerin bitiminde yapacağını beyan ettiği, …’ın ise kimlik bilgilerine göre … İnanç olarak bildiği bir kişiye kamyonu kiraladığını, ancak sonrasında ona telefon numaralarından ulaşamadığını beyan ettiği anlaşılmıştır.
4. Tanık Ö.S.’nin çektiği 2 numaralı paragrafta bahsedilen fotoğraf yoluyla sanığa ulaşıldığı ve … ile … tarafından sanığın net bir şekilde teşhis edildiği ve Mahkemecede bu fotoğraftaki kişinin sanık olduğu gözlemlenmiştir.
5. Sanığın savunmasında suçu inkar ettiği ve hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan mahkum olduğu … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/791 Esas sayılı dosyasında katılan ……. Şirketi ile husumetli olduğunu belirttiği anlaşılmış ise de Mahkemece savunmaları suçtan kurtulmaya yönelik olarak değerlendirilmiştir.
6. Sanığın . adına imzaladığı taşıma sözleşmesindeki imzanın aidiyeti konusunda bilirkişi raporunda net bir kanaate varılamadığı belirtilmiştir.
7. Dosya arasına alınan … 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.03.2014 tarihli, 2013/303 Esas, 2014/165 Karar sayılı kararında (1) numaralı paragrafta belirtilen …’dan.’ın kimlik bilgileriyle düzenlenmiş ve sanığın fotoğrafını havi sureti bulunan nüfus cüzdanı kullanılarak nakliye işi yapılan kamyonun kiralanması ile ilgili basit dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından kamu davası ikame edildiği ve sanık hakkında verilen beraat kararının 23.04.2014 tarihinde temyiz edilmeksizin kesinleştiği tespit edilmiştir.
8. Mahkemece; teşhis tutanakları, katılan ve tanık beyanları, suçta kullanılan belgeler, sanığın suçtan kurtulmaya yönelik savunmaları, bilirkişi raporu birlikte değerlendirilerek sanığın … adına düzenlenmiş ve nüfus idaresinin maddi varlığı olan ve aslı ele geçirilemeyen fotokopi sürücü belgesi kullanarak katılan . Şirketin’in anlaştığı Tamek fabrikasına giderek taşıma sözleşmesini tanzim ettikten sonra teslim yerine ürünleri götürmeyerek menfaat sağladığı sabit görüldüğünden bu eylemleri sebebiyle nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından sanığın mahkumiyetlerine hükmedilmiş, ayrıca fotokopisi bulunan sürücü belgesinden dolayı resmi belgede sahtecilik suçundan ve bu fiil sebebiyle iftira suçundan açılan kamu davasından beraat kararları verilerek sanığın …’dan aracı sahte nüfus cüzdanı fotokopisiyle kiralamasından dolayı açılan nitelikli dolandırıcılık, özel ve resmi belgede sahtecilik ile iftira suçlarından açılan kamu davalarından herhangi bir hüküm kurulmamıştır.
IV. GEREKÇE
1. Sanık hakkında Olay ve Olgular Bölümünün (1) Numaralı paragrafında belirtilen fillerle ilgili dolandırıcılık, resmi ve özel belgede sahtecilik, iftira suçlarından kamu davası ikame edildiği halde hüküm kurulmadığı anlaşılmış olup zamanaşımı süresi içerisinde bu suçlardan mahallinde hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
2. Anayasa Mahkemesinin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53 üncü maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür .
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suçların vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
4. … Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.03.2015 tarihli ve 2014/243 Esas, 2015/73 Karar sayılı kararında, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen tekerrüre esas alınan … Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/145 Esas ve 2011/186 Karar sayılı ilamının temyiz konusu suç tarihinden sonra 18.11.2011 tarihinde kesinleşmesi nedeniyle tekerrür oluşturmadığı anlaşılmakla, sanığın adli sicil kaydında yer alan … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/56 Esas ve 2010/347 Karar sayılı ilamının tekerrüre esas alınması gerektiği hususu dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (4) numaralı paragrafta açıklanan nedenle … Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.03.2015 tarihli ve 2014/243 Esas, 2015/73 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarına ilişkin hüküm fıkralarından 5237 sayılı Kanunun 58 inci maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin çıkartılarak yerine ”… 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/56 Esas ve 2010/347 Karar sayılı ilamının tekerrüre esas olduğu anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanunun 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” ibarelerinin eklenmesi, aleyhe temyiz bulunmadığından 1412 sayılı Kanunun 326 ncı maddesinin son fıkrası ve 5275 sayılı Kanun’un 108 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince, koşullu salıverilmeye eklenecek sürenin, hatalı uygulama sonucu hükümde tekerrüre esas gösterilen ilam nedeniyle koşullu salıverilmeye eklenecek süreden fazla olmayacağına dair kazanılmış hakkının gözetilerek, eleştirilen husus dışında hükümlerin Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.02.2023 tarihinde karar verildi.