Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/20482 E. 2023/5295 K. 20.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/20482
KARAR NO : 2023/5295
KARAR TARİHİ : 20.06.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Sivas 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.09.2015 tarihli ve 2015/6 Esas, 2015/151 Karar sayılı Kararı ile Sanık Hakkında;
1. Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 … maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve son cümlesi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 38.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca;
1. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 158 … maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve son cümlesi gereğince ceza verilmesine karşın, anılan maddenin son fıkrasının iddianamede ve esas hakkında mütalaada yer almaması karşısında, sanığa ek savunma … tanınmadan ilgili fıkraya göre cezanın artırılması ile 5271 sayılı Kanun’un 226 ncı maddesine aykırılık oluşturulması,
2. 5275 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında adli para cezasının ödenmemesi halinde kamuya yararlı işte çalıştırma seçeneği de olduğu halde, ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine şeklinde karar verilerek infaz yetkisinin kısıtlanması,
Yasaya aykırı bulunduğundan hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanığın üzerine atılı suçların yasal unsurlarının oluşmadığına, eksik inceleme ile karar verildiğine, kararların usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, katılan …’in firmasından 23.000,00 TL değerinde lastik satın aldığı ve karşılığında suça konu … Turizm Ltd. Şti.ye ait, … Hafriyat Ltd. Şti. emrine düzenlenmiş, 0156371 çek nolu, 23.000 TL miktarlı, 15.09.2013 keşide tarihli, kopyalanıp sahte oluşturulmuş çeki, imzalayıp katılan …’in firmasına ciro ederek kullanmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır.
2. Kriminal raporda; inceleme konusu çekin orijinal başka bir çekten yararlanılmak suretiyle renkli kopya yöntemiyle tümden sahte olarak oluşturulduğu, çekin arka yüzündeki ” … Hafriyat Nakliyat ” başlıklı kaşe izi üzerinde atılı bulunan birinci ciranta imzasının … eli ürünü olduğu, iğfal kabiliyetini haiz olduğu belirtilmiştir.
3. Sanık savunmasında üzerine atılı suçları kabul etmemiştir.
4. Katılan … aşamalardaki beyanlarında; sanığa 23.000,00 TL değerinde lastik sattığını, sanığın da karşılığında suça konu çeki imzalayıp ciro ederek kendisine verdiğini, kendisinin de çeki başka bir firmaya borcuna karşılık ciro ederek verdiğini, daha sonra çekin sahte olduğunun anlaşıldığını, sanığın zararını gidermediğini söylemiştir.
5. Mahkemece suça konu çek duruşmada incelenmiş, özellikleri zapta geçilmiş ve renklerinin kalitesi, kesim ve baskı kalitesi göz önüne alındığında sahteliği hususunda şüphe uyandıracak herhangi bir durumun olmadığı belirtilmiştir.
6. Mahkemece sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarının sübut bulduğu kabul edilerek temyiz incelemesine konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
A. Tebliğname Yönünden
1. 5237 sayılı Kanun’un 158 … maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde suç oluşturan fiil, aynı maddenin birinci fıkrasının son cümlesinde ise bu fiile uygulanacak ceza miktarının düzenlenmiş, suça konu iddianamede yüklenen suçun unsurlarını oluşturan fiillerin nelerden ibaret olduğu hiçbir tereddüte yer bırakmayacak biçimde açıklanmış, sanığa üzerine atılı suçun ne olduğunu hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde anlatılmış, buna göre sanığa savunmasını yapabilme ve delillerini sunabilme imkanı tanınmış olması, sanığın kime karşı ne şekilde ve hangi fiille suç işlediğini bilmesi, cezanın arttırılmasını gerektiren ve sonradan ortaya çıkan bir husus olmadığı gibi suç vasfında da bir değişiklik söz konusu olmadığı, sanığın savunma hakkının kısıtlanmadığı, bu hususta ek savunma verilmesine gerek olmadığı anlaşıldığından,
2. Sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde uygulanacak olan 5275 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6545 sayılı Kanun’un 81 … maddesiyle yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden,
Tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesine ilişkin uygulanmanın, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suçların vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Sivas 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.09.2015 tarihli ve 2015/6 Esas, 2015/151 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.06.2023 tarihinde karar verildi.