Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/20517 E. 2023/4639 K. 31.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/20517
KARAR NO : 2023/4639
KARAR TARİHİ : 31.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR :Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bursa 24. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.06.2015 tarihli ve 2015/230 Esas, 2015/476 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a)Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 155 … maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 51 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın ertelenmesine ve 5237 sayılı Kanun’un 51 … maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 1 yıl denetim süresi belirlenmesine,
b)Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 … maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan vekilinin temyiz isteği, katılan lehine vekalet ücreti verilerek kararın düzeltilerek onanmasına ilişkindir.
B. Sanık müdfiinin temyiz isteği, sanığın suç kastının olmadığına ve re’sen gözetilecek nedenlere ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Bursa Posta Dağıtım Merkez Müdürlüğünde yüklenici firmanın posta dağıtıcısı olarak görev yapan sanığın, 14.11.2013 tarihinde görevlisi bulunduğu dağıtım cihetindeki adreslerde bulunan alıcılarına dağıtılıp teslim edilmek üzere … Posta Dağıtım Merkez Müdürlüğünden kendisine teslim olunan ve göndericisi “Sinpaş GYO … Modern Site Yönetimi” olan toplam 117 adet gönderiyi alıcılarına imza karşılığında teslim etmesi gerekirken alıcılardan imza almadığı, 14.11.2013 tarihli taahhütlü gönderli teslim listesindeki alıcı imzaları yerine her alıcı için imzaları ayrı ayrı sahte olarak kendisinin attığı, taahhütlü olan bu gönderileri apartman posta kutularına bıraktığı, sanığın bu suretle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddia edilmiştir.
2. Sanık, taşeron firmanın elemanı olduğunu, suça konu gönderileri posta kutularına bıraktığını, çok fazla gönderi olduğundan ve hepsine yetişemeyeceği için alıcılar yerine kendisinin imza attığını, suç kastının olmadığını savunmuştur.

3. Suça konu gönderilen bir kısım alıcıları olan tanıklar …, gönderilerinin kendilerine ulaşmadığını, alıcı yerine atılan imzaların da kendilerine ait olmadığını beyan etmişlerdir.

4. Mahkemece, sanığın muhataplara teslim edilmek üzere kendisine teslim edilen gönderileri teslim etmediği ve alıcılar yerine imza attığı gerekçesiyle temyize konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
A. Resmi Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Posta dağıtıcı olarak görev yapan sanığın, alıcılara teslim edilmesi gereken gönderileri alıcılar teslim almış gibi onlar adına ayrı ayrı imza attığı, suça konu taahhütlü gönderi teslim listesinin özel belge niteliğinde bulunduğu anlaşılmakla; sahtecilik eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 207 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşmek suretiyle resmi belgede sahtecik suçundan hüküm kurularak fazla ceza tayini,
2. Suç tarihi “14.11.2013” olmasına rağmen, gerekçeli karar başlığından “14.01.2015” olarak gösterilmesi,
3. Hükmolunan cezanın miktarı itibarıyla 5237 sayılı Kanun’un 51 … maddesi uyarınca cezanın ertelenmesi mümkün değil ise de, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 155 … maddesinin ikinci fıkrası verilen mahkûmiyetin tekrar suç işlemeyeceği konusunda kanaat oluştuğu gerekçesi ile ertelenmesine karar verildiği halde, atılı suç yönünden tekrar suç işlemeyeceği konusunda kanaat oluşmadığı gerekçesi ile ertelenmesine yer olmadığına karar verilmesi,
4. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, hukuka aykırı bulunmuştur.

B. Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanık savunması, tanık anlatımları, sahteciliğe konu teslim listesi ve tüm dosya kapsamı ile sanığa yüklenen suçun unsurları itibarıyla oluştuğunun anlaşılması nedeniyle hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Ancak;
a. 24.10.2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına “birlikte” ibaresinden sonra gelmek üzere “aynı mağdura karşı” ibaresi eklenmiş olup, anılan Kanun maddesinde yapılan değişiklikle uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması halinde uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağının düzenlendiği de dikkate alınarak, sanığın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunun mağdurunun kamu olduğu, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun ise katılan …’ne karşı işlendiğinin kabul edildiği, dolayısıyla sanığa isnat edilen resmi belgede sahtecilik suçu ile hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun mağdurlarının farklı olduğu anlaşılmakla, sanığa yüklenen ve 5237 sayılı Kanun’un 155 … maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu nedeniyle, 24.10.2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri yapılmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
b. Temel cezanın suçun işleniş biçimi, meydana gelen zararın ağırlığı, sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
c. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa 24. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.06.2015 tarihli ve 2015/230 Esas, 2015/476 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden, hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, katılan vekili kararı vekalet ücretine hasren temyiz ettiğinden hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunda sonuç ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, Katılan vekilinin vekalet ücretine hasren temyiz isteğinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

31.05.2023 tarihinde karar verildi.