YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/20529
KARAR NO : 2023/3431
KARAR TARİHİ : 02.05.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşları vb. tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, mahkumiyet, beraat
Sanık … hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının aynı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu anlaşılmıştır.
Sanıklar hakkında diğer suçlardan kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 10.09.2014 tarihli ve 2014/2404 sayılı iddianamesiyle sanıklar hakkında ayrı ayrı nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve her iki suç içinde 53 üncü maddesi uyarınca İstanbul Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
2. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.05.2015 tarihli ve 2014/204 Esas, 2015/100 Karar sayılı kararıyla;
a. Sanık …’in nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine,
b. Sanık …’nin nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 168 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesi uyarınca neticeten hükmolunan 1 yıl 3 ay hapis ve 5.320,00 TL adli para cezasının 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına,
c. Sanık …’nin resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar müdafiinin temyizi, sanık … yönünden vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği ile sınırlı olup diğer sanık … yönünden ise müvekkilinin atılı suçları işlediğine dair her türlü kuşkudan uzak delil bulunmadığından beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Mağdur …’a ait 34 UKB… plakalı 1994 model kırmızı renkli TOFAŞ … marka aracın 27.03.2013 tarihinde İstanbul ili Gaziosmanpaşa ilçesinde park halinde iken çalındığı ve İstanbul Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığında açık soruşturma evrakının bulunduğu anlaşılmıştır.
2. İstanbul Emniyet Müdürlüğüne 04.01.2014 tarihinde gelen ihbarda oto tamircisi sanık …’nin bundan yaklaşık bir buçuk yıl kadar önce çalıntı kırmızı renkli TOFAŞ … ile ağır hasarlı 34 KF…. plaka sayılı yine kırmızı renkli aynı marka aracı change (çenç) yapmak suretiyle sattığı bildirimi üzerine, yapılan araştırmalarda suça konu arabanın sanık … tarafından 06.03.2012 tarihinde kayınbiraderi … adına … …’den toplayıp kullanmak üzere ağır hasarlı olarak 2.300,00 TL ‘ye satın alındığı ve 21 gün sonra çalınan (1) numaralı paragrafta bahsedilen araç ile çenç yapıldığı belirlenmiştir.
3. Sanık … suça konu araç ile ilgisinin olmadığını, fiilen kullanmadığını, tescilini üzerine almasının ise akrabası olan diğer sanığın yeşil kart başvurusunun reddedilmemesi adına üzerinde kayıtlı araç olmasının önüne geçebilmek için rica etmesi sebebine dayandığını savunmuş, bu savunması sanık … tarafından da doğrulanmıştır.
4. İhbar sonrası suça konu araç, plakaları ve ruhsatları son sahibi …’ndan rızasıyla inceleme yaptırılmak üzere alınmış , kriminal polis laboratuvarı incelemelerine göre aracın motoru 34 KF… plaka sayılı hasarlı araca ait olmakla birlikte çalıntı aracın şasi numarası kazınarak yerine hasarlı aracın numarasının işlendiği ve kaportasının tamamen çalıntı araca ait olduğu tespit edilmiş, ruhsatların 34 KF … plakalı aracın orijinal belgeleri olduğu, 34 KF…. sayılı plakalardan birisinin orijinal diğerinin ise mühürde ihtiva etmeyen sahte plaka olduğu tespit edilmiş, Mahkemesince mühür ihtiva etmeyen plakanın aldatıcılık niteliğinin olmadığı gözlemlenmiştir.
5. Sanık …’in suça konu aracı 03.09.2012 tarihinde 6.300,00 TL ‘ye …’e sattığı, …’in ise 03.06.2013 tarihinde son sahibi …’na 5.800,00 TL’ye sattığı belirlenmiş, … zararının bulunmadığını, sanığın giderdiğini belirtmiştir.
6. Sanık … aracı … …’den ön kısmı hasarlı şekilde aldığını ve boya işi için iki ay kadar boyacı arkadaşı …’a bıraktığını bu kişinin çenç eylemini yapmış olabileceğini savunmuş, …’un ise 13.12.2012 ‘de öldüğü tespit edilmiştir.
7. Mahkemesince sanık … hakkında diğer sanıkla iştirak halinde nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, somut ve kesin delil bulunmadığından her iki suçtan beraat hükümleri, sanık … hakkında ise ağır hasarlı aracı satın alarak çalıntı araçla çenç yaptığı sabit görüldüğünden nitelikli dolandırıcılık suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması, resmi belgede sahtecilik suçundan ise mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Yönünden
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı, aynı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık … Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık ve Resmi Belgede Sahtecilik Suçlarından Verilen Beraat Hükümleri ile Sanık … Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden
1. Suça konu change (çenç) yapılan aracın 03.09.2012 tarihinde satılması karşısında, gerekçeli karar başlığında 04.01.2014 olarak gösterilen suç tarihinin, 03.09.2012 şeklinde mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
2. Sanıklar müdafiinin sanık … hakkındaki beraat hükümleri yönünden temyizinin vekalet ücreti ile sınırlı olduğu belirlenmiş olup ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.03.2019 tarih ve 2019/4-6 Esas, 2019/214 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin vekalet ücretinin tayininde davacı veya sanıkların adedini ya da bir sanığın birden çok suç işlemiş olmasını değil, usulünce açılan ve avukat tarafından takip olunan dava dosyalarının sayısını esas ve ilke olarak alması, taraflara yükletilecek avukatlık ücretinin her dava dosyası için ayrı ayrı tayinini öngörmesi, ayrı ayrı dava açılmadıkça vekalet ücretinin de ayrı ayrı belirlenmesinin ve sanıklar … ve …’e sunulan avukatlık hizmetinin bölünmesinin mümkün bulunmaması ve sanık …’in beraat etmemesi karşısında tebliğnamedeki düşüncenin aksine Mahkemesince sanık … lehine, hazine aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesinde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
3. Sanıklar müdafiinin sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet hükmüne dair temyizi yönünden ise yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin kanun yolu başvurusu itiraz merciince incelenmek üzere esası incelenmeyen dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle Mahkemesine iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
B. Sanık … Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık ve Resmi Belgede Sahtecilik Suçlarından Verilen Beraat Hükümleri ile Sanık … Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.05.2015 tarihli ve 2014/204 Esas, 2015/100 Karar sayılı kararında sanıklar müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.05.2023 tarihinde karar verildi.