Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/20534 E. 2022/20011 K. 30.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/20534
KARAR NO : 2022/20011
KARAR TARİHİ : 30.11.2022

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇlar : Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

Sanığın, katılan …’ya birikmiş dükkan kirası borcuna karşılık, borçlusu katılan … ile alacaklısı ve birinci cirantası hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilen şüpheli …olan 4 adet bonoyu verdiği, bono bedellerinin vadesinde ödenmemesi üzerine katılan …’in katılan … ve …aleyhine icra takibi başlattığı, …’nin senetlerdeki imzanın kendisine ait olmadığını belirterek şikayetçi olduğu, bilirkişi raporlarına göre …ve … adına atılı imzaların farklı bir şahıs tarafından takliden atıldığının tespit edildiği, bu suretle sanığın nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs ve resmi belgede sahtecilik suçlarından cezalandırılması gerektiği iddia edilen olayda;
A-Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
5237 sayılı TCK’nin 43. maddesine göre “Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi” durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanması mümkün olup; aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağının bulunmaması, sanığın suça konu bonoları farklı zamanlarda verdiğine dair delil olmaması ve 43/2. maddesindeki koşulların da oluşmaması sebebiyle TCK’nin 43/2. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında yer alan TCK’nin 43. maddesinin uygulanmasına ilişkin 2. paragrafının tamamen çıkarılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B-Nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
1)Sanığın, birikmiş kira borcuna karşılık suça konu 4 adet bonoyu katılan …’ya verdiği hususunun Mahkeme kabulüyle de sabit olduğu halde, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.03.1998 tarih ve 6/8-69 sayılı kararında da açıklandığı üzere, önceden doğmuş bir borç için hileli davranışlarda bulunulması halinde, zarar veya borç kandırıcı nitelikte davranışlar sonucu doğmayacağından dolandırıcılık suçunun unsurları itibarıyla oluşmayacağı dikkate alınarak sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi,
2)Kabule göre de;
a-Bonoların vadesinde ödenmemesi üzerine katılan …’in vekili aracılığıyla bonolarda borçlu görünen katılan … ve lehtar görünen …aleyhine icra takibi yaptığı şeklindeki eyleminde, suça konu bonoların sanık tarafından değil katılan … tarafından takibe konulmuş olması karşısında, kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılmadığı hususu da gözetilerek, sübut bulan eyleminin, 5271 sayılı CMK’nin 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaştırmaya tabi 5237 sayılı TCK’nın 157/1 maddesinde düzenlenen basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğu halde unsurları oluşmayan nitelikli dolandırıcılık suçundan hüküm kurulması,
b-İddianamede sanık hakkında nitelikli dolandırıcılığa teşebbüsten dava açıldığı ve sanığın hazır bulunduğu oturumda açıklanan esas hakkındaki mütalaada da teşebbüsten cezalandırılması gerektiği belirtildiği halde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 226. maddesi uyarınca sanığa TCK’nin 35.maddesinin uygulanmaması ihtimaline binaen ek savunma hakkı verilmeden, tamamlanmış suç hükümleri uygulanmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
c-5237 sayılı TCK’nin 43. maddesine göre “Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi” durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanması mümkün olup; aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağının bulunmaması, sanığın suça konu bonoları farklı zamanlarda verdiğine dair delil olmaması ve 43/2. maddesindeki koşulların da oluşmaması sebebiyle TCK’nin 43/2. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini,
d-Hüküm fıkrasının 6.bendinde sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 43. maddesi uyarınca “1/2” oranında artırım yapıldığı belirtilmesine rağmen “1/4” oranında artırım yapılmak suretiyle hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 30.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.