YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/20615
KARAR NO : 2023/4598
KARAR TARİHİ : 31.05.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Elbistan Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.06.2015 tarihli ve 2014/176 Esas, 2015/149 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında;
a)Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 … maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 35 … maddesinin ikinci fıkrası, 52 nci maddesinin birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları ile 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 9 ay hapis ve 22.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
b)Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları ile 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … ve müdafiinin temyiz isteği; delil yetersizliği olduğuna, atılı suçlardan beraat etmesi gerektiğine, suça iştirakın tartışılmadığına, mahkumiyet kararının kabulü halinde asli fail konumunda olan sanık … …’den ayırt edilerek yardım eden olarak kabul edilip verilen cezada indirim yapılması gerektiğine, lehe hükümlerin uygulanmasına ve re’sen tespit edilecek nedenlere ilişkindir.
B. Sanık … müdafiinin temyiz isteği; atılı suçların unsurlarının oluşmadığına, eksik inceleme ve araştırma sonucu hükümlerin kurulduğuna ve re’sen gözetilecek sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık …’in, sanık … ile görüşerek katılan …’in kendisine taşınmazlarının satış yetkisini içerir şekilde vekaletname vereceğini, ancak borçlarından dolayı bu vekaletnamenin adına düzenlenemeyeceğini belirterek sanık …’dan vekaletnamenin adına düzenlenerek taşınmazların devrini ise …’a yapılmasını istediği, sanık … ve …’ın sanık …’in bu talebini kabul ederek iki adet resim ve kimlik fotokopilerini sanık …’e verdikleri, sanıkların suça konu Elbistan 2. Noterliğinin 06.06.2014 tarih ve 9724 yevmiye numaralı vekaletname ile tapu müdürlüğüne gittikleri, satış işleminin müdür tarafından memure … ismindeki personele havale edildiği, …’ın vekaletnamede vekil edenin imzasının bulunmadığını fark etmesi üzerine sanık …’u arayıp vekaletnamede imza eksikliği olduğunu, bunun tamamlanması gerektiğini beyan ettiği, sanıkların tapu müdürlüğüne gelerek söz konusu vekaletnamedeki imza eksikliğini gidereceklerini belirterek vekaletname ile birlikte tapu müdürlüğünden ayrıldıkları, yarım saat sonra da vekaletnamedeki imza eksikliğini tamamlayarak tekrar getirdikleri, tapu müdürlüğü görevlilerinin vekaletnamenin geçerliliğinden şüphelenmeleri üzerine Elbistan 2. Noterliğini aramaları üzerine vekaletnamenin sahte olduğunun anlaşıldığı, bu esnada sanık …’un bir kaç kez gelerek vekaletnamede bir sorun olup olmadığını sorduğu, …’ın da şahsın kaçmaması için bir sorun olmadığını söylediği, daha sonra sanık … ile …’ın suça konu vekaletnameye istinaden taşınmaz devri yapmak amacıyla Elbistan Tapu Müdürlüğüne geldikleri, işlem esnasında polis memurlarının tapu müdürlüğüne baskın yaparak sanık …’u ve …’ı yakaladıkları, Adana Polis Kriminal Laboratuvarının 25.08.2014 tarihli uzmanlık raporuna göre, suça konu vekaletname üzerinde basılı bulanan “… Yeminli Katip, Aslında İmza Vardır, No-9724, 16 Haziran 2014, Müsnedidattır Tek Başına Kullanılamaz” içerikli kaşe izleri ile “TC Elbistan 2. Noterliği 5” içerikli mühür izlerinin mukayese amaçlı gönderilen Elbistan 2. Noterliğine ait mühür ve kaşelerin orijinalleri ile oluşturuldukları, vekaletnamenin sahteliğinin ilk bakışta ve görünüşte kolayca dikkati çekmeyeceği cihetle aldatıcı niteliğinin bulunduğu görüşünün bildirildiği, vekaletnamedeki vekil eden … adına atılı imzanın ise sanık … …’in ikrarı ile sabit olduğu üzere sanık …’ın eli ürünü olduğu, sanıkların bu suretle birlikte hareket ederek resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işledikleri iddia edilmiştir.
2. Sanık …, sanık …’in katılan … ve eşinin mallarının satışı için kendisine vekaletname göndereceklerini, ancak kendisinin borcu olduğundan ve sicili temiz olmadığından kendisinin vekil tayin edilmesini teklif ettiğini, kabul etmesi üzerine sanık …’ın katılanın kendisini vekil tayin ettiğine ilişkin vekaletname çıkarttığını, daha sonra taşınmazları güvenilir bir alıcıya devretmeleri gerektiğini söylediğini, kendisinin de de halasının oğlu …’a güvenebileceğini söylediğini, … ile de devir için anlaştıklarını, daha sonra sanık … ile devir işlemleri için tapu müdürlüğüne gittiklerini, tapu müdürlüğündeki görevlinin vekaletnamedeki vekil edenin imza eksikliği olduğunu söylediğini, bunun üzerine sanık …’ın vekaletnameyi aldığını, sanık …’ın vekaletnamedeki imza eksikliğini tamamlamasının ardından … ile birlikte taşınmazların devri için tapu müdürlüğüne gittiklerini, devir esnasında polislerin geldiğini, vekaletnamenin sahte olduğunu bilmediğini, sanık …’in kendisini kullandığını savunmuştur.
Sanık …, soruşturma aşamasındaki ilk beyanında suça konu vekaletnamenin kendisi tarafından düzenlenmediğini, katılan …’i yaklaşık üç yıl önce bir taşınmaz alım satım nedeni ile tanıdığını, ancak ne telefonla ne de yüz yüze görüştüğünü, olay ile ilgisinin olmadığını savunmuş; daha sonra ise suça konu sahte vekaletnamenin katılan …’in sekreteri tarafından Haziran ayı başlarında kendisine gönderildiğini, söz konusu vekaletnameyi işlem yapmak üzere sanık …’a verdiğini, tapu müdürlüğü görevlilerince vekaletnamede imza eksikliği olduğunun anlaşılması üzerine vekaletnameyi alarak katılan … adına imza attığını ve tekrar işlem yapması üzerine sanık …’a verdiğini, vekaletnamenin sahte olduğunu daha sonra anladığını, sanık …’a bu işte bir sıkıntı olduğunu söylemesine rağmen kendisini dinlemeyerek işlemlere başladığını, sanık …’a bu işi hallettikten sonra belli bir miktar para vereceğini savunmuş; yargılama aşamasında ise katılanların telefon numaralarını googledan bularak kendileri ile iletişim kurduğunu ve taşınmazlarının satışı ile ilgili görüştüklerini, daha sonra kendisini bir kadının aradığını ve “Naci beyin arsasına müşteriydiniz, alma talebiniz var mı?” diye sorduğunu, kendisinin de aracı olduğunu, güvenirse vekaletname gönderebileceğini söylediğni, bunun üzerine kadının otobüs firması aracılığıyla vekaletnameyi gönderdiğini, vekaletnamenin sanık … adına gelmesi sebebiyle sanık …’a satılan arsalar sonucu elde ettiği kârın yüzde yirmisini vermeyi plânladığını savunmuştur.
Temyiz dışı sanık …, Elbistan 2. Noterliğinde sözleşmeli katip olarak çalıştığını, sanık …’ın gayrimenkul alım-satımına aracılık yaptığı için sürekli noterliğe geldiğini, hatta kendisine tarih kaşesinin, soğuk mührün nasıl kullanıldığını sorduğunu, suça konu sahte vekaletnameye noterliğe ait orijinal mühürlerin nasıl basıldığını bilmediğini, noter dairesinin kalabalık olduğu bir zamanda buradan alıp kullanmış olabileceğini beyan etmiştir.
3. Katılanlar, kendilerine ait taşınmazlarının satım işlemleri için kimseye vekaletname vermediklerini, sanıkları tanımadıklarını beyan etmişlerdir.
4. Mahkemece, sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek sahte oluşturulan vekaletname ile tapuda işlem yapmak suretiyle üzerilerine atılı bulunan suçları işledikleri kabul edilerek temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık … ve müdafii ile sanık … müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Elbistan Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.06.2015 tarihli ve 2014/176 Esas, 2015/149 Karar sayılı kararında sanık … ve müdafii ile sanık … müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık … ve müdafii ile sanık … müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
31.05.2023 tarihinde karar verildi.