Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/20635 E. 2023/5355 K. 20.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/20635
KARAR NO : 2023/5355
KARAR TARİHİ : 20.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat,

Sanık …’un temyiz isteği yönünden, sanığın yokluğunda verilip usulüne uygun olarak 18.09.2015 tarihinde bizzat kendisine tebliğ olunan kararın, sanık tarafından 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra 02.10.2015 tarihli dilekçe ile temyiz edildiği, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305 … maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmıştır.
Sanık … ve katılan vekilinin temyizleri yönünden; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 10.09.2015 tarihli ve 2014/369 Esas, 2015/397 Karar sayılı kararı ile;
1. Sanıklar … ve … hakkında dolandırıcılık suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlarına;
2. Sanık … hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl hapis ve 10.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına;
3. Sanık … hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 4 yıl hapis cezası ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına;
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık …’un temyiz isteği; atılı suçu işlediğine dair soyut iddia dışında her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, sabıka kaydı bulunmamasına rağmen lehine olan hükümlerin ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmadığına, yüksek ceza tayin edildiğine,
2. Sanık … ve müdafiinin temyiz istekleri, müvekkili olan sanığın samimi ikrarda bulunduğuna, taraflar arası ilişkinin hukuk davasına konu olabileceğine, sanığın suç işleme kastının bulunmadığına, takdiri indirim uygulamama gerekçesinin gösterilmediğine, lehine olan diğer hükümlerin uygulanmadığına,
3. Katılan vekilinin temyiz isteği; sanıklar … ve …’ın da atılı suçu işledikleri sabit olmasına rağmen, mahkûmiyetleri yerine beraatlerine hükmolunmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılanın, aracının satışı için internete ilan vermesi üzerine sanıklar … ve …’in katılan ile irtibata geçip aracın devrini noterden sanık …’nin üzerine aldıkları, başta vaadedildiği şekilde araç bedelinin katılana peşin olarak ödenmediği ve sanık …’in ertesi gün ödenmek üzere 175.500,00 TL bono verdiği ancak aracın aynı gün başkasına satıldığı, daha sonra sanık … tarafından keşide edilmiş, arkasında sanık …’ın çizilmiş cirosunun bulunduğu 180.000,00 TL bedelli çekin katılana verildiği, ancak çekin karşılıksız çıktığı, bu şekilde sanıkların fikir ve eylem birliği içinde katılana ait aracı satın alıp katılanı oyalamak suretiyle bedelini ödemedikleri ve menfaat temin ettikleri iddiasıyla dolandırıcılık suçundan kamu davası açılmıştır.
2. Sanıklar atılı suçu işlemediklerini beyan etmişlerdir.
3. Türkiye Ekonomi Bankası A.Ş.den gelen yazıda; 6954160 nolu çekin sahte olmadığı, karşılıksız kaldığı ve sanık … tarafından keşide edilip kayıp çek olarak kayıtlarına geçtiği belirtilmiştir.
4. Tanıklar Ö.Ç., E.Ö. ve H.D. katılanın iddialarını doğrular nitelikte beyanlarda bulunmuşlardır.
5. Mahkemece sanıklar … ve …’ın atılı suçu işlediklerine dair inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesiyle beraatlarına, sanıklar … ve …’un ise baştan itibaren katılanı dolandırmak amacıyla aracına talip oldukları, bilerek sanık …’nin üzerine noter satışını yaptırdıkları, satış gerçekleştikten sonra da bono ve karşılıksız çekle katılanı oyaladıkları, devirden kısa bir süre sonra aracın katılan tarafından geri alınmasını engellemek için noterden başkasına sattıkları sabit kabul edilerek, temyize konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Ön inceleme kısmının birinci paragrafında izah edildiği üzere sanığın kararı süresinden sonra temyiz ettiği belirlenmekle temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanıklar … ve … Hakkında Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden
1. Sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde, sanıkların savunmaları, katılanın beyanı, tanıkların anlatımları, banka yazısı ve tüm dosya kapsamına göre, sanıkların keşideci ve ciranta olarak imzaladıkları Türkiye Ekonomi Bankası A.Ş.’den alınan çekin sahte olmadığı, kayıp ilanının olması nedeniyle karşılıksız kaldığı ve sanıklar … ve … ile katılan arasında araç alım satımı gerçekleşmesinden sonra sanık … tarafından katılana verildiği anlaşılmakla, Mahkemenin sanıkların atılı suçları işlediklerine dair mahkûmiyetlerine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı yönündeki kabulünde bir isabetsizlik bulunmayarak hükümlerde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
C. Sanık … Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
1. Sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu hakkında, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu,
2. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

Bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle, İstanbul Anadolu 12. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 10.09.2015 tarihli ve 2014/369 Esas, 2015/397 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanıklar … ve … Hakkında Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle, İstanbul Anadolu 12. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 10.09.2015 tarihli ve 2014/369 Esas, 2015/397 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle ONANMASINA,

C. Sanık … Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenle, İstanbul Anadolu 12. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 10.09.2015 tarihli ve 2014/369 Esas, 2015/397 Karar sayılı kararına yönelik sanık … ve müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.06.2023 tarihinde karar verildi.