YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/20660
KARAR NO : 2023/5114
KARAR TARİHİ : 14.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Antalya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.07.2015 Tarihli ve 2014/841 Esas, 2015/529 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında
1. Özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 51 … maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın ertelenmesine ve 2 yıllık denetim süresi belirlenmesine,
2. Dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 nci ve 51 … maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, cezanın ertelenmesine, 2 yıllık denetim süresi belirlenmesine,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısının temyizi, özel belgede sahtecilik suçu yönünden zarar bulunmamasına karşın bu gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmamasına karar verilmesi, dolandırıcılık suçu açısından ise cezanın alt sınırdan tayin edilmesi nedeniyle kurulan hükümlerin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın kendisini … .. Şirketinin yetkilisi olarak tanıtarak katılandan nar satın aldığı, aralarında sözleşme yaptıkları ve bu sözleşmeye de alıcı adı olarak … şirketinin adını yazarak imzaladığı, ancak daha sonra aldığı narların parasını ödemediği, yapılan araştırmada da … şirketi diye bir şirketin olmadığının tespit edildiği, böylece sanığın üzerine atılı suçları işlediği iddiası ile hakkında kamu davası açılmştır.
2. Sanık savunmalarında, … diye bir kişinin kendisini … şirketinin yetkilisi olarak tanıtıp kendisini işe aldığını, şirkete hiç gitmediğini, … isimli kişinin talimatı ile narları aldığını, nar alırken yanında olduğunu, sözleşmeyi onun imzaladığını, narların parasını da onun ödemesi gerektiğini, kendisinin sadece işçi olduğunu beyan etmiştir.
3. Katılan ve tanıklar ise beyanlarında sanığın savunmalarını kabul etmemiş, yanında … diye birinin olmadığını, sözleşmeyi sanığın hazırladığını beyan etmişlerdir.
4. 09.11.2014 tarihli kolluk tutanağı ile belirtilen adreslerde … isimli bir şirketin olmadığının tespit edildiği bildirilmiştir.
5. Mahkemece tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek sanığın atılı suçları işlediği kabul edilerek hakkında temyize konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Adli emanetin 2014/10653 sırasına kayıtlı sözleşmenin duruşmaya getirtilerek incelenmesi ve yalnızca karbon nüsha olması halinde, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun (YCGK) 14.10.2003 tarih ve 232/250 sayılı kararında açıklandığı üzere, onaysız fotokopi niteliğinde olup suret belge özelliği taşımayan belgelerin hukuki sonuç doğurmaya elverişli nitelikte olmadığı ve aldatıcılık niteliği bulunmayacağından belgede sahtecilik suçunun unsurları itibariyle oluşmayacağı, belge aslının temini halinde ise, belgelerde sahtecilik suçlarında aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının takdiri … ait olduğundan, suça konu belgelerin duruşmada incelenmek suretiyle, özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması ve denetime olanak verecek şekilde dosya içerisine konulmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırma sonucu hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
YCGK’nin 22.04.2014 tarihli ve 2013/11-397 Esas 2014/202 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, 5237 sayılı Kanun’un “Kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan “belgede sahtecilik” suçlarının hukuki konusunun kamu güveni olduğu, suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında, bir veya birden fazla kişinin de haksızlığa uğrayıp, suçtan zarar görmesi halinde dahi, suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamının, diğer bir ifadeyle kamunun olduğuna dair kabulün etkilenmeyeceği, eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin mağdur değil, suçtan zarar gören olacağının kabulü gerekeceği, 24.10.2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına “birlikte” ibaresinden sonra gelmek üzere “aynı mağdura karşı” ibaresi eklenmiş olup, anılan yasa maddesinde yapılan değişiklikle uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması halinde uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağının da düzenlendiği değerlendirildiğinde yukarıdaki kabule göre; “mağdur” kavramı, suçun konusunun ait olduğu kişi ya da kişiler olarak “suçtan zarar görme” kavramı ise, gerek Ceza Genel Kurulu, gerekse Dairemizin kararlarında; “suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali” olarak yorumlanıp uygulandığında; sahtecilik suçuyla dolandırıcılık suçunun mağdurunun ayrıştığı, sanığın üzerine atılı özel belgede sahtecilik suçunun mağdurunun kamu olduğu, dolandırıcılık suçunu ise katılana karşı işlendiği ve bu suçun mağdurunun katılanı olduğu, dolayısıyla sanığa isnat edilen özel belgede sahtecilik suçu ile dolandırıcılık suçunun mağdurlarının farklı olduğu anlaşılmakla; sanığa yüklenen ve 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri zorunluluğu nedeniyle hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (A) ve (B) bentlerinde açıklanan nedenlerle Antalya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.07.2015 Tarihli ve 2014/841 Esas, 2015/529 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden, özel belgede sahtecilik suçundan kurulan hüküm ile dolandırıcılık suçu yönünden başkaca yönleri incelemeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.06.2023 tarihinde karar verildi.