YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/20661
KARAR NO : 2023/3866
KARAR TARİHİ : 11.05.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/129 E., 2015/117 K.
SUÇLAR :Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, sistemi engelleme bozma, verileri yok etme veya değiştirme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Elmalı Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.05.2015 tarihli ve 2014/129 Esas ve 2015/117 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçlarından, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 … maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 62, 52, 53 ve 58 … maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına; sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme, veya değiştirme suçundan, aynı Kanun’un 244 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62, 53 ve 58 … maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, hükümleri temyiz etme iradesinden ibarettir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, şikayetçi Işılay Gümüş Aksin’in, Facebook sosyal paylaşım sitesinde bulunan hesabının şifresini ele geçirerek anılan hesabı kullanmaya başlayıp hesap sahibinin arkadaşları arasında bulunan şikâyetçi … ile 12.12.2012 tarihinde belirtilen hesabı kullanarak mesajlaşıp, bilahare ödemek üzere acil paraya ihtiyacı olduğunu söyleyerek 0543 (…) (..) (..) numaralı telefon numarasına para göndermesini istediği, 12.12.2012 tarihinde saat 22:30’da mobil bankacılık aracılığı ile sanığın savunmasında da belirttiği 0543 (…) (..) (..) numaralı telefonuna 250.00 TL tutarında havale yapıldığı havale edilen tutarın 5 dakika gibi kısa bir süre sonra aynı gün saat 22:35’de Akbank Kumluca Şubesi’nde bulunan ATM’den çekildiği anlaşılmıştır.
2.Mahkemesince, sanığın savunmasına yönelik olarak Kumluca’da bulunan kargo şirketlerine müzekkere yazıldığı, kargo şirketlerinden gelen cevabi yazılarda şahıs adına herhangi bir gönderinin teslim edilmediği, bu bağlamda sanığın bu savunmalarının yetersiz olduğu, sanığın aynı zamanda kendisine ait telefon numarasını vererek paranın gönderilmesini istediği ve yapılan yazışmadan kısa bir süre sonra söz konusu para çekme işleminin gerçekleştirildiği açık olduğundan, bu bağlamda sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olduğu ve mağdurun arkadaşıymış gibi mesajlaşmak suretiyle mağdurdan kendisine para göndermesini istemesi eyleminin mağdurun bir bilişim sisteminde mevcut olan sosyal paylaşım sitesinde daha önceden tanımış olduğu arkadaşı sanarak bu eyleme maruz kalmasında denetleme ve kontrol etme imkanının ortadan kaldırılmış olduğunun ve dolayısıyla dolandırıcılık suçunun konusunu oluşturan mağdurun denetleme imkanını ortadan kaldıracak şekilde hileli hareketlerle ortaya konan kurgu şeklindeki eylemin müsnet olayda gerçekleştiğinin sabit olduğu sanığın müşteki …’e ait facebook hesabını ele geçirmesi eyleminin bu hesaba erişimin sağlanamadığının mağdur … tarafından açık bir şekilde belirtildiği, dolayısıyla bir bilişim sistemi olarak varlığı kesin olarak kabul edilen internet sistemi üzerinde sosyal paylaşım ağı olan facebook hesabının kişilere ait özel şifrelerle girilebilen sayfalar şeklinde olduğu, bu şifrelerin değiştirilerek kişilere ait özel sisteme girilmesi neticesi kendi sayfalarına bu sebeple erişemeyen mağdurlar yönünden TCK’nın 244/2.maddesinde tanımı yapılan suçun oluşacağı gerekçesiyle temyize konu hükümler kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç tipleri ile yaptırımların düzeltme nedenleri dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2.Ancak;
Sanığın tekerrüre esas alınan Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/99 Esas ve 2012/77 Karar sayılı kararının yapılan UYAP kontrolünde, Yargıtay (Kapatılan) 23. Ceza Dairesinin 18.02.2016 tarihli, 2015/6965 Esas, 2016/1586 Karar sayılı ilamı ile düzeltilerek onanmak suretiyle kesinleştiği anlaşıldığından, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.04.2008 tarihli ve 57/74 E. K. sayılı kararında da vurgulandığı üzere ve 5237 sayılı Kanun’un 58 … maddesine göre, suç tarihinden sonra kesinleşen ilamların tekerrüre esas alınamayacağı dikkate alınarak, sanık hakkında, suç tarihinden sonra kesinleşen ilamın tekerrüre esas alınması,
Hukuka aykırı olup söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Elmalı Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.05.2015 tarihli ve 2014/129 Esas ve 2015/117 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkralarından tekerrür uygulanmasına ilişkin A/4 ve B/3 kısımları çıkarılarak “Sanığın, İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.03.2012 tarihli ve 2011/226 Esas, 2012/73 Karar sayılı nitelikli dolandırıcılık suçundan 2 yıl 6 ay mahkûmiyetine ilişkin hükümlülüğünün tekerrüre esas olduğu anlaşılmakla, TCK’nin 58/6-7. maddeleri uyarınca verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulamasına” olarak değiştirilmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası ve 5275 sayılı Kanun’un 108 … maddesinin ikinci fıkrası gereğince koşullu salıverilmeye eklenecek sürenin, hatalı uygulama sonucu hükümlerde gösterilen ilam nedeniyle koşullu salıverilmeye eklenecek süreden fazla olamayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.05.2023 tarihinde karar verildi.