YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/20747
KARAR NO : 2023/1425
KARAR TARİHİ : 13.03.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/49 E. 2015/76 K.
SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık; sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi onama, kısmi bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… Ağır Ceza Mahkemesinin 31.03.2015 tarihli ve 2015/49 Esas, 2015/76 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
1. Şikâyetçi …’… karşı bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 62 nci, 52 nci maddeleri, 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 … hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
2. Mağdur … …’e karşı bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 35 inci, 62 nci ve 52 nci maddeleri, 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 3 … hapis ve 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
3. Katılan …’ne karşı sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 244 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü ve 62 nci maddeleri, 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 … 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; hükümleri temyiz etme iradesine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Mahkemece; sanığın, katılan …’nün … hesabını ele geçirip şikâyetçi …’un eşi …. ile mesajlaşarak 70,00 TL ve mağdur … …’den 400,00 TL para istediği, mağdur …’nin eşinin beyanı üzerine söz konusu parayı 0 532 … numaralı telefona mobil bankacılık üzerinden gönderdiği ve söz konusu paranın …. Bankasının … Şubesinden çekildiği, mağdur …’ün yine aynı telefon numarasına 400,00 TL göndermesinden sonra durumu öğrenmesi üzerine … merkezini arayarak işlemi iptal ettirdiği, telefon numarasının sanığa ait olduğu, sanığın savunmasında internet üzerinden bal ve poker çipi satışı yaptığını, bu satış nedeniyle ödenecek olan ücretlerin kendisine ve annesine ait olan telefon numaralarına gönderilmesini istediğini, mağdur ve şikâyetçileri dolandıran şahısların kendisinden söz konusu satım işlemini gerçekleştiren kişiler olabileceğini ve bu satım nedeniyle Finike ilçesinde kargo olmaması sebebiyle …’daki çeşitli kargo şirketlerinden ilgililere gönderilerini teslim ettiğini belirttiği, Finike ilçesinde kargo şirketi bulunmaması sebebiyle … ilçesinden kargo gönderisi yaptığını beyan eden sanığın savunmasına yönelik olarak …’da bulunan kargo şirketlerine müzekkere yazıldığı ve gelen cevabi yazılarda sadece …. Kargo’da 1 gönderi, …. Kargo’da ise oldukça yüksek sayıda kargo gönderisinin tespit edildiği, …. Kargo, …. Kargo ve …. Kargo’da herhangi bir gönderinin bulunmadığı, …. Kargo’da ise sanık adına gönderilen 2 adet kargonun bulunduğu ve bu kargoların annesi tarafından teslim alındığının bildirildiği, …. Kargo’nun gönderdiği liste üzerinde yapılan incelemede gönderi yapılan yerlerden sadece 1 tanesinin … ili olduğu, onun dışında …, …, …, … vb. birçok değişik ilden gönderilerin olduğunun belirtildiği, sanığın aynı zamanda kendisine ait telefon numarasını vererek paranın gönderilmesini istediği ve yapılan yazışmadan kısa bir süre sonra söz konusu para çekme işleminin gerçekleştirildiği açık olduğundan, üzerine atılı suçu işlediğinin … olduğu ve mağdurun arkadaşıymış gibi mesajlaşmak suretiyle kendisine para göndermesini istemesi eyleminin mağdurun bir bilişim sisteminde mevcut olan sosyal paylaşım sitesinde daha önceden tanıdığı arkadaşı sanarak bu eyleme maruz kalmasında denetleme ve kontrol etme imkanının ortadan kaldırılmış olduğunun ve dolayısıyla dolandırıcılık suçunun konusunu oluşturan mağdurun denetleme imkanını ortadan kaldıracak şekilde hileli hareketlerle ortaya konan kurgu şeklindeki eylemin müsnet olayda gerçekleştiğinin … olduğu, mağdur …’e yönelik eylemin mağdurun durumu öğrenerek havale işlemini iptal ettirmesi ve sanık tarafından menfaatin temin edilememesi nedeniyle teşebbüs aşamasında kaldığı, sanığın katılan …’… ait … hesabını ele geçirmesi eyleminin bu hesaba erişimin sağlanamadığının katılan tarafından açık bir şekilde belirtildiği, dolayısıyla bir bilişim sistemi olarak varlığı kabul edilen internet sistemi üzerinde sosyal paylaşım ağı olan … hesabının kişilere ait özel şifrelerle girilebilen sayfalar şeklinde olduğu, bu şifrelerin değiştirilerek kişilere ait özel sisteme girilmesi neticesi kendi sayfalarına bu sebeple erişemeyen kişi yönünden 5237 sayılı Kanun’un 244 üncü maddesinin ikinci fıkrasında tanımı yapılan suçun oluşacağı ve bu anlamda suçun sanık tarafından bizzat kendi telefon numarası verilmek suretiyle …’mış gibi yapılan yazışmalar neticesi menfaat temininin … olduğu, anılan madde için sanığa ek savunma … verildiği, mağdur …’e yönelik teşebbüs aşamasında kalan eylemin suç tarihinin 17.12.2012 tarihi olduğu ve bu bağlamda sanık …’un katılan …’ın … hesabını aynı suç işleme kararının icrası kapsamında farklı tarihlerde ele geçirmek suretiyle teselsül edecek biçimde müsnet suçu da işlediği … olduğundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Sanığın üzerine atılı suçlamaları kabul etmediği belirlenmiştir.
3. Kolluk güçlerince tanzim olunan tutanaklar, kurumların cevabi yazıları, havale dekontları, mağdur, şikâyetçi ve katılanların beyanları, sanığın nüfus ve adli sicil kayıtları dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
…. Şikâyetçi … Ve Mağdur … …’e Karşı Bilişim Sistemlerinin Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
1. Sübuta ilişkin temyiz isteği yönünden; Mahkemenin gerekçesine olay ve olgular kısmının (1) numaralı paragrafında yer verildiği üzere mahkûmiyet hükümlerinin kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış; gerekçeli karar başlığında 2012-01.01.2012 şeklinde gösterilen suç tarihlerinin 05.08.2012 tarihi olarak mahallinde düzeltilmesi ve 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda … sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
Ancak;
Tekerrüre esas alınan Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesinin 23.05.2012 tarihli ve 2011/99 Esas, 2012/77 Karar sayılı mahkûmiyet hükmünün 18.02.2016 tarihinde kesinleşmesi nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağı ve suç tarihi itibarıyla sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas olan başka bir mahkûmiyetinin de bulunmadığı anlaşıldığından, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin uygulanması, hukuka aykırı bulunmuş ise de, söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
B. Katılan …’ne Karşı Sistemi Engelleme, Bozma, Verileri Yok Etme Veya Değiştirme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Tebliğname Yönünden
Sanığın para temini için katılanın arkadaşları ile mesajlaşmak suretiyle bilişim sistemine veri yerleştirmek şeklinde sübut bulan eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 244 üncü maddesinin ikinci fıkrasında tanımlanan suçu oluşturduğundan, tebliğnamedeki suç vasfına yönelik bozma talep eden düşünceye iştirak edilmemiştir.
2. Sanığın Temyiz İsteği Yönünden
…) Suç tarihinin 05.08.2012 olmasına nazaran, Mahkemenin, mağdur …’e yönelik teşebbüs aşamasında kalan eylem tarihinin 17.12.2012 tarihi olduğu ve bu bağlamda sanığın katılan …’ın … hesabını aynı suç işleme kararının icrası kapsamında farklı tarihlerde ele geçirmek suretiyle teselsül edecek biçimde müsnet suçu da işlediğine yönelik kabul yerinde değil ise de, aynı suç işleme kararının icrası kapsamında hareket eden sanığın atılı suçu zincirleme şekilde işlediği … olduğundan, mahkûmiyete ilişkin hükmün kabulünde hukuka aykırılık bulunmamış; gerekçeli karar başlığında 2012-01.01.2012 şeklinde yanlış gösterilen suç tarihinin 05.08.2012 tarihi olarak mahallinde düzeltilmesi ve 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
b) Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda … sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
Ancak;
Tekerrüre esas alınan Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesinin 23.05.2012 tarihli ve 2011/99 Esas, 2012/77 Karar sayılı mahkûmiyet hükmünün 18.02.2016 tarihinde kesinleşmesi nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağı ve suç tarihi itibarıyla sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas olan başka bir mahkûmiyetinin de bulunmadığı anlaşıldığından sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin uygulanması, hukuka aykırı bulunmuş ise de, söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (…-2), (B-2-b) kısımlarında açıklanan nedenlerle … Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.03.2015 tarihli ve 2015/49 Esas, 2015/76 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkralarındaki tekerrür uygulanmasına ilişkin bölümlerin tümüyle çıkarılması suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.03.2023 tarihinde karar verildi.