YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/20930
KARAR NO : 2023/5298
KARAR TARİHİ : 20.06.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/67 E., 2015/123 K.
SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
Sanık … müdafiinin temyizi yönünden; sanığın yokluğunda verilip 09.07.2015 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 04.09.2015 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305 … maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmıştır.
Sanık … ve sanık …’ın temyizleri yönünden; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Çorum 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.07.2015 tarihli ve 2015/67 Esas, 2015/123 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında;
1. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca ayrı ayrı 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
2. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 … maddesinin birinci fıkrasının f bendi, aynı maddenin son fıkrası, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca ayrı ayrı 2 yıl 11 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık … müdafiinin temyiz isteği; gerekçeli kararın usulsüz olarak tebliği nedeniyle temyiz taleplerinin süresinde olduğuna, suça konu çekle ilgili mükerrer yargılama yapıldığına ve 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi için dosyaların birleştirilmesi gerektiğine, olayların başlangıç aşamasından ve çekin verilmesinden müvekkilinin bilgisi olmadığına, çeki borca karşılık sanık …’in verdiğine, sahte olduğundan bilgisi olmadığına, çekte imzası dahi bulunmadığına, kabule göre de teşdit uygulanarak lehe olan hükümlerinin uygulanmaması ve re’sen nazara alınacak nedenlerle kararın bozulmasına,
2. Sanık …’ın temyiz isteği; daha önceden arkadaşı olan Serdal’a, diğer sanık …’ın çeki verdiğini bildiğine, sahte olduğunu bilmediği çeki alışverişte kullandığına, diğer sanıkları tanıması ve birlikte ticaret yapması nedeniyle suça ortakmış gibi değerlendirilmesinin gerçek suçlunun ortaya çıkarılmasını engellediğine ve eksik araştırma ile verilen kararın re’sen nazara alınacak nedenlerle bozulmasına,
3. Sanık …’ın temyiz isteği; suça konu çekin kendisine … tarafından getirildiğine, bu şahsın yargılama dışında tutulmasının doğru olmadığına, diğer sanıkların ifadelerinin baştan sona kurmaca ve düzmece olduğuna, kendisinin çeki hiç kullanmadığına ve dava açıldığında dolandırıldığını anladığına, ceza miktarının fahiş olduğuna, beraatine karar verilmesi gerektiğine ve re’sen nazara alınacak nedenlerle kararın bozulmasına,
ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Arkadaş olan ve birlikte hayvan alım satımı işi yapan sanıkların fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek ne şekilde temin ettiklerini açıklayamadıkları suça konu çeki tedavüle çıkarıp menfaat temin ettikleri iddia ve kabul edilmiştir.
2. Sanık …’ın savunması kahvehanede oturduğu sırada tanıştığı …’ın hayvan alacağını söyleyerek kimlik fotokopisini istediğine, kendisinin de verdiğine, bir süre sonra …’ın kendisi adına iki tane çek düzenlediğini öğrendiğine, bu arada …’ın yanlarına geldiğine, çekleri imzaladığına, daha sonra …’ın imzaladığı çekin biriyle araba aldığını öğrendiğine, diğer çekten bilgisi olmadığına; sanık …’ın savunması suça konu çeki hayvan alım satımından dolayı …’dan aldığına ve araç almış olduğu sanık …’a verdiğine; sanık …’ın savunması alacağına karşılık çeki …’tan aldığına ve borcuna karşılık …’a verdiğine yöneliktir.
3. Suça konu çekin sanık … tarafından cirolanarak önceden … 4.000 TL borcuna karşılık katılan sanık …’a verildiği, bakiye bedel tutarı nakit olarak tahsil edilmek suretiyle menfaat temin edildiği, sanıklar tarafından tedavüle çıkarılarak kullanılan ve yargılamaları devam eden diğer çekler yönünden suçtan zarar görenlerin inceleme konusu dosya ile farklı olduğu anlaşılmıştır.
4. Kriminal rapor ile suça konu çekin sahte olarak düzenlendiği ve aldatıcılık niteliği bulunduğu tespiti yapılmış; çek hesabı sahibi olan katılan bankaya takas merkezi aracılığıyla ibraz edilen çekin sahte olduğu tespit edildiğinden işlem yapılmadığı görülmüştür.
5. Dosya kapsamında katılan/sanığın zararının giderildiğine ilişkin herhangi bir bilgi ya da belge bulunmamaktadır.
6. Yapılan yargılama neticesinde fikir ve eylem birliği içerisinde hareket eden sanıklar …, … ve …’ın sahte olduğunu bildikleri çeki piyasaya sürüp kullanmak suretiyle yüklenen resmi belgede sahtecilik ve sahte olan ve bankanın maddi varlığından sayılan bu çeki kullanarak hileli hareketler ile katılan sanık …’i kandırıp menfaat temin etmek suretiyle yüklenen banka aracı kılınmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işledikleri kabul edilerek, suç kastının yoğunluğu, elde edilen menfaat dikkate alınarak her iki eylemden dolayı da takdiren asgari hadden uzaklaşılarak cezalandırılmalarına ilişkin inceleme konusu hükümler kurulmuştur.
7. Suça konu çekin dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Müdafiinin Temyiz İsteminin İncelenmesinde
Sanığın yokluğunda verilip 09.07.2015 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanuni süre geçtikten sonra 04.09.2015 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305 … maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmıştır.
B. Sanık … Ve Sanık …’ın Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde
1. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hüküm yönünden, adli para cezasının ödenmemesi halinde uygulanacak olan 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6545 sayılı Kanun’un 81 … maddesiyle yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıkların yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
3. Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, Mahkemece davaya katılan sıfatıyla kabul edilen … Bankası A.Ş.’nin sanıkların üzerine atılı suçlardan doğrudan doğruya zarar görmediği ve bu nedenle davaya katılma … bulunmadığından, usulsüz olarak verilen katılma kararının vekalet ücretine hak kazandırmayacağı anlaşılmakla; … Bankası A.Ş. lehine sanıklar aleyhine vekalet ücretine hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
A. Sanık … Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Çorum 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.07.2015 tarihli ve 2015/67 Esas, 2015/123 Karar sayılı kararına yönelik sanık … müdafiinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık … Ve Sanık …’ın Temyiz İstemleri Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Çorum 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.07.2015 tarihli ve 2015/67 Esas, 2015/123 Karar sayılı kararına yönelik sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan vekalet ücreti ödenmesine ilişkin paragrafın çıkartılması suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.06.2023 tarihinde karar verildi.