YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/20961
KARAR NO : 2023/4763
KARAR TARİHİ : 01.06.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.06.2015 tarihli ve 2013/122 Esas, 2015/187 Karar sayılı kararı ile katılanlar …, …, …’ya karşı sanık … hakkında tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık suçlarından, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 … maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca üç kez 2 yıl 1 ay hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.06.2015 tarihli ve 2013/122 Esas, 2015/187 Karar sayılı kararı ile katılanlar …, … ve şikâyetçi …’a karşı sanıklar … ve … hakkında tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 … maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi, 43, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 7 ay 7 gün hapis ve 1.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar müdafii süre tutum dilekçesi ile temyiz talebinde bulunmuştur.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanıklar … ve …’ın karı koca oldukları, sanık …’ın tanıklar E.A. ve Y.B.Ç. adına … Finans Danışmanlık Hizmetleri İnşaat … … Tic. Ltd. Şti. isimli bir şirket kurduğu, sanık …’ın resmi kayıtlarda şirkette yöneticilik ve ortaklık vasfının bulunmadığı ancak şirketin sahibi olup tüm işlerle ilgilendiği, bu şekilde sanığın kurdurmuş olduğu şirket vasıtasıyla krediye ihtiyacı olan katılanlara Rusya’da bulunan bankalardan kredi temin edebileceğini vaat ettiği, bu kapsamda inandırıcılığını artırmak için eksper incelemesi yaptırdığı, yine eşi sanık …’nın yabancı uyruklu olmasından faydalanarak katılanlar …, … ve …’e eşini Rusya’daki bankalar ile irtibat kuracak ortağı olarak tanıttığı, bu şekilde şikayetçilerden ekspertiz ücreti ve masraf adı altında değişik meblağlarda haksız menfaat temin ettikleri anlaşılmıştır.
2. Katılanların iddiaların doğru olduğunu belirterek şikayetlerini sürdürdükleri anlaşılmıştır.
3. Sanık … savunmasında; suçlamayı kabul etmediğini … Finans Danışmanlık Aracılık Hizmetleri isimli iş yerinin bulunduğunu, kredi alacak kişilere danışmanlık hizmeti verdiklerini, bu kapsamda ipotek verilecek taşınmazlar ile ilgili ekspertiz raporu çıkardıklarını, rapor bedelini ekspertiz firmasına ödediklerini, şikayetçilerden eksper bedeli dışında iddia edildiği gibi para almadığını, SSK borçları nedeniyle … şirketini E.A. ve Y.B.Ç. adına açtığını, bu kişilerin yeğeninin arkadaşları olup paraya ihtiyacı olduklarını, adı geçenlere aylık ödeme yaptığını, şirketin üç ay faaliyette bulunduğunu ifade etmiştir.
4. Sanık … savunmasında; suçlamayı kabul etmediğini, iddia edildiği edildiği gibi katılanlara kendisini Rus bir finans şirketinin temsilcisi olarak tanıtmadığını, eşi …’ın işlerine karışmadığını, suçlamayı kabul etmediğini ifade etmiştir.
5. Tanık A.C.D. beyanında; sanık …’ın amcası olduğunu, iş yerine gelen müşterilere kredi verdiğini söyleyerek iş yaptığını, … adlı emlakçıdan 26.550 TL ile 11.200 TL parayı ayrı tarihlerde aldığını ve sanığa verdiğini, sanığın yüksek meblağlı kredileri Rus ortakları aracılığıyla talep edenlere vereceğini söylediğini, sanığın eşi olan yengesi Lilia’nın Moldavya uyruklu olduğunu, son dönemde özellikle Uşak’tan gelen müşteriye yengesini Rus ortağı olarak tanıttığını duyduğunu ifade etmiştir.
6. Tanık E.A. beyanında; … finans şirketini sanık …’ın talimatıyla diğer arkadaşı Y.B.Ç. ile kurduklarını, ancak kendilerinin hiçbir iş ile ilgilenmediklerini, bütün işlere …’ın baktığını, sanığın şirketin bütün işleri ile kendisinin ilgileneceğini borçlarından tamamen kendisinin sorumlu olduğunu, aylık 500,00 TL para vereceğini söylediğini, zor durumda olduklarından kabul ettiklerini, sanığın katılanlarla olan görüşme ve konuşmalarına tanık olmadığını, şirkete hiç uğramadığını, beyan etmiştir.
7. Tanık Y.B.Ç. beyanında; sanık …’ı arkadaşı ve bu kişinin yeğeni olan A.C.D. vasıtası ile tanıdığını, sanık …’ın kendilerine şirketini büyütmek istediğini, bunun için ortağa ihtiyacı olduğunu, kendilerini ortak yapmak istediğini söylediğini, ortak oldukları takdirde aylık 500,00 TL para vereceğini söylediğini, sorumluluğun kendisinde olduğunu ve bir sıkıntı çıkmayacağını söylediğini, bunun üzerine kendilerinden ikametgah ilmuhaberi, nüfus kaydı gibi belgeler istediğini, notere giderek şirketle ilgili belgelere imza attığını, sanık …’ın daha önce kurmuş olduğu şirkete ortak olduklarını zannettiğini, şirketin doğrudan kendisi ve …’in üzerine kurulduğunu bilmediğini ifade etmiştir.
8. Dosyada şikâyetçilerin kredi talebine istinaden yaptırılan ekspertiz raporlarının mevcut olduğu görülmüş, ekspertiz firmasının rapor ücretine ilişkin faturaları … Danışmanlık Finans şirketi adına düzenlediği anlaşılmıştır.
9. Sanık …’ın soruşturma aşamasında ifade verirken müdafii olarak yanında hazır bulunan Av. … …’in ibraz ettiği Manisa 3. Noterliğince düzenlenmiş 30.12.2011 tarihli vekaletname incelendiğinde, sanığın kendi adına asaleten, … Finans Danışmanlık şirketine de vekaleten Av. … … vekil tayin ettiği, dayanak belgenin ise 25.11.2011 tarihli ve 17920 yevmiye numaralı … Finans Danışmanlık şirketinin yetkilisi olarak E.A.’nın gayrimenkul satışı da dahil olmak üzere geniş yetkilerle vekil tayin ettiğine ilişkin vekaletnamenin bulunduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Tebliğname Yönünden
Sanık …’ın sahibi olduğu ve tüm işlerini takip ettiği şirketin faaliyeti kapsamında katılanlarla bizzat muhatap olarak yurt dışı kaynaklı kredi temin edeceği vaadiyle değişik meblağlarda haksız menfaat temin ettiği, sanığın şirketi sahibi olduğu gibi şirket yetkilisi ve ortaklarının pasif durumda kaldığı, şirketin bir kısım işlerini idare etmek üzere yetkili kılındığı, şirketin normal ticari hayatın işleyişi içerisinde kurulan ve faaliyet gösteren bir şirket değil, dolandırıcılık kastı ile kurulan ve yalnızca bu amaçla hareket eden bir şirket olduğu, sanığın sahibi olduğu şirketin sıfatını kullanarak haksız menfaat temin ettiği ve ticari faaliyeti meslek olarak icra eden kişilerin güvenilirliğinden faydalanmak suretiyle yüklenen suçları işlediği anlaşılmakla, mahkemenin sanıklar hakkındaki kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
B. Sanıklar Müdafinin Temyizi Yönünden
1. Katılanlar …, … ve şikâyetçi …’a karşı işlemiş oldukları nitelikli dolandırıcılık suçu nedeniyle, sanıklar hakkında hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun’un 61 … maddesi gereğince; suçun işleniş biçimi, sanıkların kastının yoğunluğu ve haksız menfaatin miktarı dikkate alınarak, temel cezanın alt hadden uzaklaşılarak verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suçların vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
3. Sanıklar hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “… ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “… denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen …” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.06.2015 tarihli ve 2013/122 Esas, 2015/187 Karar sayılı kararında sanıklar müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştirilen husus dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.06.2023 tarihinde karar verildi.