Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/20968 E. 2023/5407 K. 21.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/20968
KARAR NO : 2023/5407
KARAR TARİHİ : 21.06.2023

MAHKEMESİ : Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/203 E., 2015/260 K.
SUÇLAR : Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.06.2015 tarihli ve 2014/203 Esas, 2015/260 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında,
1. Nitelikli dolandırıcılık suçundan , 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası,43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık müdafinin temyiz istemi; suça konu çeklerin tek bir hukuki ilişkiye istinaden aynı anda verildiklerinden zincirleme suçun unsurlarının oluşmaması, alt sınırdan uzaklaşmayı gerektirir yoğun kastın bulunmaması ve eksik inceleme ile hüküm verilmesi nedeniyle resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet hükmünün bozulması talebine ilişkindir.
2. Katılan vekilinin temyiz istemi; sanığın itibarını kullanarak hileli davranışlarla dolandırıcılık suçunu işlediği sabit olduğundan verilen beraat kararının bozulması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık …’nin kendisine ait … Tekstil İnş.Ltd.Şti adına dava konusu dört adet çeki borcu karşılığı İlyas Abacıya verirken kendisinin yetkilisi olmadığı kardeşi Nazım Birinci’nin yetkilisi olduğu … Otomotiv şirketine ait sahte kaşe ile çekleri cirolamak suretiyle resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işlediği iddiasıyla dava açılmıştır.
2. Sanık suçlamaları kabul etmemiş, bu çekleri aldığı borç karşılığı … isimli şahsa verdiğini, düzenleme yazılarının, keşideci imzasının ve ciroların kendisine ait olduğunu ancak … Otomotiv kaşesini kendisinin basmadığını, kaşe üzerindeki imza kendi imzasına benzese de buna hiç dikkat etmediğini beyan etmiştir.
3. Katılan … kovuşturma aşamasındaki beyanlarında sanık ve kardeşinin şirketlerinin ekonomik durumlarının kötü olduğunu beyan ederek kendisinden borç istediklerini, peyder pey elden ve banka havalesi yoluyla toplam 685.000,00 TL para gönderdiğini, paranın ödenmemesi üzerine sanıktan ödeme talep ettiğini, sanığın suça konu çekleri doldurulmuş şekilde getirdiğini, kendisinin yanında cirolayıp … petrol ve … şirketlerine ait kaşeleri basıp imzalayıp verdiğini beyan ederken, mahkemede çekleri vermiş olduğu borç karşılığında ayrı ayrı zamanlarda aldığını, sanığın çekleri yanında kaşeleyip imzalayıp verdiğini beyan etmiştir.
4. Tanık …, suça konu çeklerle ilgisi olmadığını, sanığın kendisine de verdiği borçlar karşılığı aynı sahte kaşe ile çekler verdiğini, dolandırıldığını, davalarının devam ettiğini beyan etmiştir.
5. 23.03.2015 tarihli bilirkişi raporunda incelenen 4 adet çekin ön yüzündeki yazıların, keşideci imzasının, arka yüzdeki birinci ve ikinci ciro imzalarının sanık eli ürünü olduğu, … Otomotive ait kaşenin ciro imzasından önce atılmış olduğu kanaati bildirilmiştir.
6. Mahkemece suça konu çekleri incelenmiş, unsurlarının tamam olduğu ve aldatıcılık niteliklerinin bulunduğu kabul edilmiştir.
7. Mahkemece dolandırıcılık suçunun unsurları oluşmadığından beraat, zincirleme resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet kararları verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Katılan …’nın aşamalardaki beyanlarına göre suça konu çeklerin, sanığa önceden verdiği borçlar karşılığı sonradan düzenlenen çekler olduğu anlaşılmakla, nitelikli dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığından kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Katılanın soruşturma aşamasındaki beyanlarında suça konu çeklerin aynı anda verildiğine dair beyanı bulunmadığı, kovuşturma aşamasında ise farklı tarihlerde verildiği yönünde net beyanı olduğu anlaşılmakla; resmi belgede sahtecilik suçunun zincirleme şekilde işlendiği yönündeki mahkeme kabulünde ve kastın yoğunlu ve belge sayısı nazara alınarak temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.06.2015 tarihli ve 2014/203 Esas, 2015/260 Karar sayılı kararında katılan vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.06.2023 tarihinde karar verildi.