Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/21028 E. 2023/6945 K. 10.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/21028
KARAR NO : 2023/6945
KARAR TARİHİ : 10.10.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/131 E., 2015/146 K.
SUÇLAR :Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, özel belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düzeltilerek onama, bozma

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.10.2015 tarihli ve 2015/131 Esas, 2015/146 Karar sayılı kararı ile;
1. Sanık hakkında İNG Banka yönelik;
a. Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 41.650,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına
b. Özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına,
2. Sanık hakkında Denizbank’a yönelik;
a. Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 31.250,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına,
b. Özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına,
3. Sanık hakkında Aktifbank’a yönelik;
a. Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 35 inci maddesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 31.250,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına
b. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık haksız ve ağır bir cezaya hükmedildiğini, kendisinin kandırıldığını belirterek hükümleri temyiz etmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın kimliği tespit edilemeyen bir kadın ile birlikte 09.04.2015 tarihinde…PTT Müdürlüğüne giderek … adına düzenlenmiş aslı ele geçirilemeyen sahte nüfus cüzdanı ile kredi başvurusunda bulunup katılan İNG banktan 20.460,00 TL ve Denizbanktan 14.800,00 TL ihtiyaç kredisi kullandıkları, başvuru evraklarını kimliği tespit edilemeyen bir kadının imzaladığı, daha sonra aynı araç ile Kırşehir’ den ayrıldıkları, daha sonra 13.04.2015 tarihinde sanığın tamamen sahte olarak … adına düzenlenmiş sürücü belgesi ve nüfus cüzdanı ile birlikte müracaat ederek Aktifbanka 20.000 TL ihtiyaç kredisine başvurduğu ancak memurun şüphelenip polisi araması üzerine olayın ortaya çıktığı, bu suretle sanığın banka veya kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken krediyi sağlamak amacıyla dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddiasıyla sanık hakkında kamu davaları açılmıştır.
2. Sanık atılı suçları işlediğini ikrar etmiştir.
3. Mahkemece atılı suçların sübut bulduğu kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
A. Resmi Belgede Sahtecilik Ve Özel Belgede Sahtecilik Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Sanığın kimliği tespit edilemeyen bir kadın ile birlikte 09.04.2015 tarihinde…PTT Müdürlüğüne giderek … adına düzenlenmiş aslı ele geçirilemeyen sahte nüfus cüzdanı ile kredi başvurusunda bulunup katılan İNG banktan 20.460,00 TL ve Denizbanktan 14.800,00 TL ihtiyaç kredisi kullandıkları, başvuru evraklarını kimliği tespit edilemeyen bir kadının imzaladığı, daha sonra aynı araç ile Kırşehir’ den ayrıldıkları, daha sonra 13.04.2015 tarihinde sanığın tamamen sahte olarak … adına düzenlenmiş sürücü belgesi ve nüfus cüzdanı ile birlikte Aktifbanktan 20.000 TL ihtiyaç kredisine başvurduğu ancak memurun şüphelenip polisi araması üzerine olayın ortaya çıktığı iddia olunan olayda;Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.04.2014 tarihli ve 2013/11-397 Esas, 2014/202 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, 765 sayılı Kanun ile 5237 sayılı Kanun’un “Kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan “resmi belgede sahtecilik ve özel belgede sahtecilik” suçlarının hukuki konusunun kamu güveni olduğu, suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında, bir veya birden fazla kişinin de haksızlığa uğrayıp suçtan zarar görmesi halinde dahi suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamı, diğer bir ifadeyle kamu olduğuna dair kabulün etkilenmeyeceği, aynı suç işleme kararıyla ve aynı anda düzenlenen belgelerle ilgili olarak tek bir suçtan hüküm kurulması gerekeceği, buna karşın, aynı suç işleme kararıyla fakat değişik zamanlarda düzenlenen belgelerle ilgili olarak yine tek bir suçtan hüküm kurulup 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesindeki zincirleme suç hükümleri gereğince cezanın artırılması gerektiği, farklı suç işleme kastının bulunduğunun ispatı halinde ise her bir eylemin ayrı bir suç oluşturacağı dikkate alındığında; sanık hakkında tek bir resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulup cezasının 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümleri gereğince artırılmasının gerektiği gözetilmeden, resmi belgede sahtecilik ve özel belgede sahtecilik suçlarından üç ayrı mahkûmiyet hükmü kurulması suretiyle fazla ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Sanık ikrarı ve tüm dosya kapsamından sanık hakkında mahkûmiyet hükümleri kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır, ancak;
1. Sanığa yüklenen Aktifbank’a yönelik nitelikli dolandırıcılık suçundan doğrudan zarar gören ve kovuşturmanın her aşamasında kamu davasına katılma hakkı bulunan Aktifbank’a duruşma günü usûlen bildirilip davaya katılma, iddia ve delillerini sunma olanağı tanınması gerektiği gözetilmeden hüküm kurulmak suretiyle iddia hakkının kısıtlanması,
2. Sanığın olay ve olgular bölümünde anlatılan eylemlerinin, “banka veya kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken krediyi sağlamak amacıyla dolandırıcılık” suçu ile birlikte “kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık” suçunu oluşturduğu; sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d), (j) bentleri ve son bentleri uyarınca temel cezadan makul seviyede uzaklaşılarak hüküm kurulması gerekirken suç vasfında hataya düşülerek sanığın “bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması” suretiyle dolandırıcılık suçundan mahkûmiyetine hükmedilmesi,
3. Sanık hakkında katılan … ve mağdur Aktifbank’a karşı nitelikli dolandırıcılık suçlarından kurulan hükümlerde; 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e), (f), (j) ve (k) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde eğer suçtan elde edilen haksız menfaat miktarı belli ise; o takdirde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun’un 52 inci maddesi uyarınca, 20,00-100,00 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezası belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
Hususları hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünün (A) ve (B) bentlerinde açıklanan nedenlerle…Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.10.2015 tarihli ve 2015/131 Esas, 2015/146 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükümler yönünden aynı Kanun’un 326 nci maddesinin son fıkrası uyarınca sanığın kazanılmış hakkının korunmasına,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

10.10.2023 tarihinde karar verildi.