Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/21084 E. 2023/2655 K. 05.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/21084
KARAR NO : 2023/2655
KARAR TARİHİ : 05.04.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.05.2015 Tarihli ve 2014/110 Esas, 2015/177 Karar Sayılı Kararı ile;
1. Dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157, 62, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 6.000,00 TL ve 80,00 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına,
2. Özel belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 207, 62 ve 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık, suçsuz olduğuna, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna dair süre tutum dilekçesi sunmuş, gerekçeli kararın kendisine tebliğinden sonra başkaca bir dilekçe sunmamıştır.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Emlakçılık yapan sanık …’ın katılana ev kiraladığı sırada aldığı nüfus cüzdan örneğini katılan bu evden çıkmasına rağmen iade etmediği ve temyiz dışı sanık …’in işlettiği Turkcell bayine giderek buradan meçhul bayan arkadaşı için katılan adına sahte imzalı belge ile hat aldığı, hat borcunun ödenmemesi sebebiyle katılanın durumdan haberdar olduğu, bu suretle sanığın özel belgede sahtecilik ve … meslek sahibi kişiler tarafından, mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçlarını işlediği iddiasıyla kamu davaları açıldığı anlaşılmıştır.

2. Sanık …, İmrahor Emlak isimli iş yerinde gayrı resmi olarak yüzde karşılığı çalıştığını, katılan kiraladığı evden çıktıktan sonra tüm belgeleri iade ettiğini söyleyerek suçlamayı kabul etmemiş, soruşturma aşamasında temyiz dışı sanığın yanına bir bayanla gidip hat almadıklarını savunmasına rağmen mahkemede Özge isimli bir bayanla bu şekilde gidip hat aldıkları şeklinde çelişkili beyanlarda bulunduğu görülmüştür.
3. Temyiz dışı sanık …, sanık …’ın yanında kız arkadaşı olduğunu söylediği bir bayan ile çalıştığı iş yerine beraber gelip faturalı hat istediklerini ve işlerinin acele olduğunu söyleyip nüfus cüzdanı fotokopisini verdiklerini, fotokopinin bu bayana ait olduğunu düşündüğünden ve sanık …’yı önceden tanıdığından güvenip nüfus cüzdanı aslı olmadan hat çıkardığını beyan etmiştir.

4. Katılan, sanıktan ev kiralarken depozito ve nüfus cüzdanı fotokopisini verdiğini, suça konu sözleşme ekindeki nüfus cüzdanı fotokopisinin sözleşme tarihinden önce değiştirip iade ettiği nüfus cüzdanına ait olduğunu, bu fotokopi üzerinde yazan irtibat numarasının emlakçısı olan sanık …’ya ait olduğunu beyanla şikâyetçi olmuştur.
5. Katılanın şikâyeti sonrası, iletişim bilgilerine göre bu hattın sanık ile çok sayıda görüşmesinin olduğunun tespit edildiği, görüşme listesinde yer alan tanık A.Y’nin sanığı tanıdığını beyan ettiği anlaşılmıştır.
6. Katılanın şikâyet tarihinde sunduğu nüfus cüzdanına göre 23.09.2013 tarihinde yenileme yoluyla nüfus cüzdanı aldığı, suça konu 15.11.2013 tarihli sözleşmede ise eski nüfus cüzdanı fotokopisinin kullanıldığı anlaşılmıştır.
7. Suça konu sözleşme incelendiğinde, 15.11.2013 tarihinde Es Es iletişim isimli iş yerinde yetkili temyiz dışı sanık … tarafından düzenlendiği, nüfus cüzdanının fotokopisi üzerinde iletişim numarası olarak sanık …’ın kullandığı telefon numarasının bulunduğu görülmüştür.
8. Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş. cevabına göre, katılan adına 24.02.2014 son ödeme tarihli 51,50 TL, 22.01.2014 son ödeme tarihli 32,00 TL, 23.12.2013 son ödeme tarihli 43,00 TL ödenmemiş faturalar bulunduğu görülmüştür.
9. Mahkemece, temyiz dışı sanık …’in beyanı, katılanın kimlik fotokopisinin ev kiraladığı sanıkta bulunması, sahte belgelerle alınan telefon hattında yapılan telefon görüşmelerinde sık konuşulan numaralar ve tanık beyanlarıyla sanığın atılı suçları işlediği gerekçesiyle sanık hakkında basit dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından temyize konu mahkûmiyet hükümlerinin kurulduğu anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden;
1. Sanık hakkında kurulan hükümde yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, sanık hakkında sübut konusunda ulaşılan sonuçta hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak;
2. Hüküm tarihinden önce 19.02.2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanun’un 104 ve 105 inci maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 63 üncü maddesinin onuncu fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki “Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz” hükümleri ile 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi karşısında; özel hüküm niteliğinde bulunan ve lehe olan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun (5809 sayılı Kanun)56 ncı maddesindeki düzenleme dikkate alınarak, sanığa usulüne uygun şekilde ön ödeme önerisinde bulunularak sonucuna göre karar verilmesi gözetilmeden, “özel belgede sahtecilik” suçundan hüküm kurulması,
3. Hükümden sonra 05.07.2022 tarih ve 31887 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7417 sayılı Kanun’un 52 nci maddesi ile 5809 sayılı Kanun’a eklenen “Dava ve Cezaların ertelenmesi” başlıklı Geçici 7 nci madde ile “Kovuşturma evresinde, kovuşturmanın ertelenmesine karar verilir” hükmü gereğince sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
4. Sanığın eylemine uyan “5809 sayılı Kanun’a aykırılık” suçunda ön ödemenin gerçekleşmemesi halinde; hükümden sonra, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, basit yargılama usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerekliliği,
Nedenleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.

B. Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden;
Sanığın, katılanın nüfus cüzdanı fotokopisiyle hat çıkartmasından ibaret eylemini, kamu kurumu niteliğinde olan nüfus müdürlüğünün maddi varlıklarından olan nüfus cüzdanı fotokopisi kullanarak gerçekleştirdiğinden, sanığın 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde düzenlenen kamu kurumunun araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan cezalandırılması gerekirken suç vasfında hataya düşerek gerekçe gösterilmeksezin basit dolandırıcılık suçundan mahkumiyet hükmü kurulması,

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.05.2015 tarihli ve 2014/110 Esas, 2015/177 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aynı kanunun 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca ceza miktarları bakımından kazanılmış hakkın gözetilmesine,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

05.04.2023 tarihinde karar verildi.