Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/21096 E. 2023/5294 K. 20.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/21096
KARAR NO : 2023/5294
KARAR TARİHİ : 20.06.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.09.2015 tarihli ve 2015/113 Esas, 2015/234 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
1. Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 … maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis ve 24.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; üzerine atılı suçları işlemediğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, şikâyetçi …’den 34 DD 2854 plakalı aracı haricen satın aldığı ve karşılığında yanlarında tanık A.T’nin de olduğu halde suça konu keşidecisi … Gazlı Amortisor San. ve Tic. AŞ. olan hamiline yazılı, 16.01.2012 keşide tarihli ve 12.000 TL meblağlı sahte çeki ciro etmeden verip kullanarak resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır.
2. Kriminal raporda; inceleme konusu çekin sahte olduğu, sözkonusu çekin ön ve arka yüzündeki el yazıları ve imzalar ile sanığın el yazıları ve imzaları arasında kaligrafik ve grafolojik özellikler yönünden ilgi ve irtibat tespit edilmediği, aldatma kabiliyetine haiz olduğu belirtilmiştir.
3. Mahkemece suça konu çek duruşmada incelenmiş ve özellikleri zapta geçilmiştir.
4. Sanık savunmasında; şikâyetçi …’yi tanımadığını, kendisinden araç satın almadığını, suça konu çeki şikâyetçiye vermediğini beyan edip üzerine atılı suçları kabul etmemiştir.
5. Şikâyetçi … beyanında; aracını sanığa sattığını, sanığın aracın bedeli olarak kendisine suça konu çeki verdiğini, çeki tahsil etmek için bankaya ibraz ettiğinde çekin sahte olduğunu belirttiklerini, sanığın çeki verirken ciro etmediğini, sanığın çeki verdiği sırada yanlarında tanık …’ın olduğunu söylemiştir.
6. Tanık A.T. aşamalarda; şikâyetçinin aracını sanığa teslim ettiğini, sanığın da suça konu çeki şikâyetçiye verdiğini beyan etmiştir.
7. Mahkemece sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarının sübut bulduğu kabul edilerek temyiz incelemesine konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
1. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.09.2015 tarihli ve 2015/113 Esas, 2015/234 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.06.2023 tarihinde karar verildi.