Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/21215 E. 2023/1471 K. 13.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/21215
KARAR NO : 2023/1471
KARAR TARİHİ : 13.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/288 E. ,2015/495 K.
SUÇ :Dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Katılan vekili, sanık … müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Karşıyaka 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.09.2015 tarihli ve 2014/288 Esas, 2015/495 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
1. Sanık …’un 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun)157 ncı maddesinin birinci fıkrası , 43 üncü, 62 nci, 50 nci, 52 nci ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ve 4160,00 TL adli para ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Sanık …’in 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; mahkemece sanıklar … ve … yönünden verilen kararın usul ve yasaya aykırılığı nedeniyle aleyhe bozulmasına ilişkindir.
Sanık … müdafiinin temyiz isteği; sanığın şikayetçiden borç para aldığı ve eksiksiz bir şekilde elden ödediği, sanığın adına kayıtlı bir taşınmaz olup olmadığı bilgisi kolayca elde edebilecek bir bilgi olduğu, bu sebeple şikayetçinin beyanının gerçeği yansıtmadığı, mahkemece, somut bir zarar olgusu tespit edilmemesine karşın temel ceza belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşılması ve mahkumiyete yeterli bir delil olmaması hususlarına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılanın 02.09.2010 tarihinde temyiz kapsamı dışında olan emlakçı …’den bir arsa satın aldığı, katılanın zaman zaman arsa satın almak için … ile görüştüğü, …’in katılanı arsa alımıyla ilgili sanık … ile tanıştırdığı, sanık …, katılana kendisinin de emlak işiyle uğraştığını ve elinde annesinin de hissedarları arasında bulunduğu çok değerli satılık bir arsanın bulunduğunu, arsayı satın almak istediği takdirde yardımcı olabileceğini katılana söylediği, katılanın arsayı sanık … ve … ile birlikte görerek beğendiği ve anlaşma imzalayarak 4.000,00 TL nin kapora olarak verildiği katılanın bir ay sonra söz konusu arsayı almaktan vazgeçtiği, sanığın elinde akrabalarına ait başka bir arsa olduğunu onu satın alabileceğini, söylediği katılanın bahse konu arsayı beğendiği ve almak konusunda anlaştığı ve sanığın süreç içerisinde peyderpey belli paraları katılandan talep ettiği sanık …’ın katılandan aldığı paraların 200 bin TL civarı olduğu sanığın süreç içerisinde ne söz konusu arayı nede söz konu ödenen parayı geri ödemediği anlaşılmaktadır.
2. Katılanın, sanık …’ın kendisine önerdiği arsayı 70.000,00 TL’ye almayı kabul ettiği, konuşmaları sırasında …’un hisseli olan bu arsanın diğer hisselerini önce kendisinin üzerine alması gerektiğini tüm hisseleri aldıktan sonra arsanın tapusunu kendisine vereceğini bu işlemler içinde masraf gerektiğini söylediği, katılanın da masraf adı altında 65.000,00 TL parayı …’a verdiği, …’un bu para karşılığında teminat olarak katılana 10.12.2012 düzenleme tarihli 25.12.2012 ödeme tarihli bir bono düzenleyerek verdiği anlaşılmıştır.
3. Sanık … Savunmasında : Emlakçılık yaptığını, …isimli arkadaşı vasıtasıyla katılan ile tanıştığını, katılanın ucuz kelepir taşınmaz veya arsaların eline geçmesi durumunda kendisine haber vermesini söylediğini o tarihten sonra zaman zaman uygun taşınmazları katılana haber verdiğini ayrıca bu görüşmelerinde Ayla Hanım’ın samimiyetine inanarak paraya ihtiyaç duyduğu anda kendisine müracaat edilebileceğini beyan etmesi üzerine değişik zamanlarda kendisinden para istediğini bu paraları bazen yakın arkadaşları yoluyla bazen de kendisinden aldığını ancak bu aldığı paraları yüksek faiz ile elden istisnasız ödediğini, kendisine beyan ettiği taşınmazları göstermediğini daha önceden alacağı paralar için teminat olarak bir bono vermiş olduğunu beyan etmiştir.
4. Sanık … Savunmasında: sanık … ile birlikte emlak işi yaptıklarını, tarihini hatırlayamadığı zamanlarda katılanın para alması için çağırdığı yerlere gönderildiğini, arkadaşı Ayhan’ın ricası ile katılandan almış olduğu faiz ve paranın ödenmesinde katılan … ‘a teslim ettiğini başkaca bir ilişkisinin olmadığını beyan ettiği görülmüştür.
5. Temyiz kapsamı dışı olan Hüseyin savunmasında, 2010-2012 yılları arasında İzmir Urla Çeşme Altında Kobay emlak isimli iş yerini işlettiğini katılanın iş yerine gelerek yatırım yapabilmek için satılık arsa bulmasını istediğini yeniasır gazetesi vasıtasıyla satılık arsa bulduğunu bunu katılana ilettiğini daha sonra arsanın bulunduğu yere katılanla ile gidip gördüklerini arsayı beğendiğini alacağını söylediğini arsanın hissedarı … ile katılan arasında bir sözleşme yapıldığını kendisinin de buna imza attığını katılanın Ayhan’a 4.000,00 TL kapora verdiğini aradan bir kaç hafta geçtiğini katılan …’nın kendisini arayıp arsayı almaktan vazgeçtiğini belirttiğini kendisinin de komisyon vermemek için böyle bir şey yaptığını düşündüğünü onunla alışverişini kestiğini beyan etmiştir.
6. Tanık olarak dinlenen kişilerin beyanlarında özet olarak; katılanın, kendilerinden 2013 yılında içinde arsa işi için ihtiyaçtan dolayı para talep ettiğini bunun üzerine bir miktar ödeme yaptıklarını beyan ettikleri anlaşılmıştır.
7. Mahkemece, katılanın aşamalardaki beyanı, sanık savunmaları, tanık anlatımları, dosyada bulunan banka havale dekontları birlikte değerlendirilerek, temyiz dışı sanık … ve sanık … yönünden dolandırıcılık suçunu işledikleri yönünde ya da sanık …’un eylemine katıldıkları yönünde her türlü kuşkudan uzak kesin inandırıcı delil elde edilemediğinden bu sanıklar yönünden beraat kararı verildiği, diğer sanık … yönünden ise, emlakçılık yapan sanığın, Çesmealtında Kobay emlak isimli yeri işleten sanık … vasıtasıyla katılan ile tanıştığı sanık …’ın bir çok arsası olduğunu üzerine geçirme aşamasında bulunduğu isterse katılana satabileceğini beyan ettiği öte yandan katılanın o sıralar eline toplu para geçtiği ve yatırım yapmak amacıyla arsa almak istediği ancak sanık …’ın satışa konu arsanın varisleri bulunuduğunu ve sorumlu olduğunu ileri sürerek hileli davranışa girdiği ve katılanı buna inandırdığı bu miras sorununun çözülmesi kapsamında sanık Ayhanın ilk önce aldığı 4.000,00 TL kaporadan ayrı olarak peyderpey belli paraların katılandan talep ettiği sanık …’ın katılandan aldığı paraların 200.000,00 TL’ye yaklaştığı ancak daha sonra bu arsanın alınmadığı gibi bu paraların da iade edilmediği böylece sanığın kendisine yarar sağladığı anlaşılmış sübut bulan dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;
Yapılan duruşmaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılanı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır,
B. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;
1. Sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü ve 254 üncü madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
2. Anayasa Mahkemesinin 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
Nedenleriyle hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Karşıyaka 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.09.2015 tarihli ve 2014/288 Esas, 2015/495 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebebinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Karşıyaka 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.09.2015 tarihli ve 2014/288 Esas ,2015/495 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.03.2023 tarihinde karar verildi.