Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/21271 E. 2023/5476 K. 21.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/21271
KARAR NO : 2023/5476
KARAR TARİHİ : 21.06.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR :Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat

Bakırköy 9.Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.07.2015 tarihli ve 2015/106 Esas, 2015/286 Karar sayılı kararının, sanık … ile katılan vekili tarafından temyizleri üzerine yapılan incelemede;
Katılan … vekilinin sanık … hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz isteği yönünden; sanık …’a yüklenen nitelikli dolandırıcılık suçundan doğrudan doğruya zarar görmeyen katılanın kamu davasına katılma ve hükmü temyiz etme hakkının bulunmadığı anlaşılmıştır.
Katılan … vekilinin sanıklar … ve … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan beraat hükümlerine; sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık …’ın temyiz istekleri yönünden; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bakırköy 9.Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.07.2015 tarihli ve 2015/106 Esas, 2015/286 Karar sayılı kararı ile;
1.Sanık … hakkında;
a.Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 … maddesinin birinci fıkrasının (f) bendine, son cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 33.300 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına;
b.Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci madesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Sanık … hakkında, resmi belgede sahtecilik suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine,
3. Sanık … hakkında, nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatine,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık …’ın temyiz isteği; çekin karşılığında bir ticari ilişkide bulunmayıp menfaat temin etmediğinden suçun yasal unsurlarının oluşmadığına ilişkindir.
2. Katılan vekilinin temyiz isteği; iki sanık hakkında verilen beraat kararlarının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık …’ın alacağı kumaş karşılığında sanık …’ye verdiği suça konu Türkiye İş Bankası Kula/Manisa şubesine ait, 31.03.2012 keşide tarihli, 20.000 TL bedelli sahte çekin satmış olduğu mallara karşılık sanık …’e geçtiği, önceden … borcuna karşılık sanık … tarafından katılana verildiği, çekin tahsil için bankaya ibrazında sahte olduğu anlaşılmıştır.
2. Sanık …, kovuşturma aşamasında alınan savunmasında; 2010 yılının sonlarında sanık … ile ticaret yapmaya başladığını, baza ve mobilya aksesuarları verip, kendisinden kumaş aldığını, herhangi bir borcu bulunmayıp aksine alacaklı olduğunu, suça konu çeki sanık …’ye zor durumda olduğundan hatır çeki olarak verdiğini, çeki de İzmir’de ticaret yaptığı bir şahıstan aldığını, ancak kimden aldığını aradan uzun zaman geçtiği için hatırlamadığını savunmuştur.
3. Sanık … soruşturma aşamasında alınan savunmasında, suça konu çeki sanık …’dan kendisine satacağı mallar karşılığında aldığını, daha sonra kumaş satın aldıkları sanık …’e verdiklerini beyan etmiş, kovuşturma aşamasında alınan savunmasında, suça konu çeki yaylı yatak imalatı ile ilgili olarak …’ın getirdiğini ve aldığı malzemeye karşılık verdiğini, daha sonra … ile beraber imalatta kullanılacak kumaşları tedarik eden …’in bürosuna gittiklerini ve suça konu çeki … ile birlikte cirolayıp verdiklerini, … bu çekin sahte olduğunu bildirince çeki geri getirmesini istemesine rağmen çeki geri alamadıklarını savunmuştur.
4. Sanık … aşamalarda alınan savunmasında özetle, suça konu çeki diğer sanıklar … … ve … dan aldığını, daha sonra da ticaret yaptığı katılan …’a cari hesabına mahsuben verdiğini, katılandan çekin sahte olduğunu öğrendiğini, bu durumu sanık … ye bildirdiğini, onun da çekin …’ın çeki olduğundan görüşeceğini söylemesine rağmen çekin bedelinin ödenmediğini, çekin sahte olduğunu bilmediğini savunmuştur.
5. Katılan … aşamalarda alınan beyanında özetle, tekstil işiyle uğraştığını, sanıklardan … ile ticari ilişkisinin bulunduğunu, sattığı mallar karşılığında ödeme yapılmasını istediğinde suça konu çeki ciro ederek verdiğini, ertesi gün bankadan çeki sorgulattığında sahte olduğunu öğrendiğini, durumu sanık …’ye ilettiğini onun da kendisine çeki … …’den aldığını ve çekin sahte olduğunu bildiğini söylediğini beyan etmiştir.

6. Soruşturma aşamasında suça konu çek ile ilgili olarak grafoloji ve belge uzmanından alınan 03.12.2014 tarihli bilirkişi raporuna göre; suça konu çekin sahte olduğu ve aldatma niteliğinin bulunduğu rapor edilmiştir.
7. Mahkemece, suça konu çek aslı duruşmaya getirtilmiş, yapılan gözlemde çekin zorunlu unsurlarını taşıdığı ve aldatma kabiliyetini haiz olduğu tespit edilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Katılan Vekilinin Sanık … Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Beraat Hükmüne Yönelik Temyiz İsteği Yönünden;
Sanık …’a yüklenen suçtan, doğrudan doğruya zarar görmeyen katılan … vekilinin kamu davasına katılma ve hükmü temyiz etme hakkının bulunmadığı anlaşılmıştır.
B. Sanık … Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan ilen Beraat Hükmüne Yönelik Katılan Vekilinin; Sanık … Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik ve Nitelikli Dolandırıcılık Suçlarından Kurulan Mahkumiyet Hükümlerine Yönelik Sanık …’ın Temyiz İstekleri Yönünden;
1. Katılan Vekilin Temyiz İsteği Yönünden
a.Sanık …’in, suça konu çeki sanıklar … ile … …’den satılan kumaşlar karşılığında aldığına yönelik aşamalarda değişmeyen istikrarlı savunmaları, bu savunmayı destekler nitelikteki sanık …’nin beyanları, çekin sahte olduğunu bilerek tedavüle sokan sanık … ile … …’nin eylemlerine iştirak ettiğine dair savunmasının aksine delil bulunmaması karşısında, sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan beraat hükmünde hukuka aykırılık görülmemiştir.
b.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
2. Sanık …’ın Temyiz İsteği Yönünden
a.5237 sayılı Kanun’un 158 … maddesinin birinci fıkrasının (e), (f), (j) ve (k) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde eğer suçtan elde edilen haksız menfaat miktarı belli ise; o takdirde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun’un 52 nci maddesi uyarınca, 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde belirlenecektir. Bu açıklama kapsamında; sanığın eylemi neticesinde elde etmeye çalıştığı haksız menfaat miktarı olan 20.000 TL’nin iki katı olan 40.000 TL için 2.000 gün adli para cezası belirlenip 5271 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca indirim yapıldıktan sonra günlüğü mahkemece takdir olunan miktar olan 20,00 TL ile çarpılarak 33.320 TL adli para cezası belirlenmesi gerekirken 33.300 TL belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
b.Sanık … ile sanık …’in aynı eylem ve fikir birliği içinde birlikte hareket ederek, sahte olduğunu bildikleri suça konu çeki aldıkları kumaş karşılığında sanık …’ye verdikleri, çeki aldığını beyan ettikleri şahsın açık kimlik ve adres bilgilerini bildiremedikleri gibi aradaki ticari ilişkiye yönelik herhangi bir belge de sunamamış olmaları karşısında sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
c.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
C. Sanık … Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Beraat Hükmüne Yönelik Katılan Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
1. Sanık …’nin, sahte olduğunu bildiği suça konu çeki tedavüle sokmak suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia olunan somut olayda; sanık … ile hakkında mahkumiyet hükmü kurulan sanık …’ın arasında uzun süreli ticari ilişki bulunduğu, sanık …’ın ekonomik sıkıntılarını çözebileceklerini beyan ederek her ikisinin birden sahte olduğu sabit olan çeki ciro ederek sanık …’ye vermiş oldukları hususu birlikte değerlendirildiğinde, sanık …’nin diğer sanık … ile iştirak halinde atılı suçu işlediği anlaşılmakla, sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet hükmü kurulması gerekirken beraatine hükmedilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Katılan Vekilinin Sanık … Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Beraat Hükmüne Yönelik Temyiz İsteği Yönünden;
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık … Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Beraat Hükmüne Yönelik Katılan Vekilinin; Sanık … Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik ve Nitelikli Dolandırıcılık Suçlarından Kurulan Mahkumiyet Hükümlerine Yönelik Sanık …’ın Temyiz İstekleri Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Bakırköy 9.Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.07.2015 tarihli ve 2015/106 Esas, 2015/286 Karar sayılı kararında sanık … ile katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık … ile katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

C. Sanık … Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Beraat Hükmüne Yönelik Katılan Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenle Bakırköy 9.Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.07.2015 tarihli ve 2015/106 Esas, 2015/286 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.06.2023 tarihinde karar verildi.