YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/21297
KARAR NO : 2022/20715
KARAR TARİHİ : 20.12.2022
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık … müdafii, sanık …
TEBLİĞNAMEDEKİ DÜŞÜNCELER : Onama, bozma
1) Resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik temyizlerin incelenmesinde;
5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmalarda ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanıklar tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezaların kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanık … müdafisi ve sanık …’nun temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin ONANMASINA,
2) Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik temyizlerin incelenmesinde;
Sanıklara isnat edilen eyleme ilişkin iddianamelerde sevk maddesi olarak TCK’nin 158/1-f maddesinin gösterilmesi ve içeriğinde bankanın maddi varlıklarından olan çek yaprağının sahteleştirilerek kullanılmak suretiyle menfaat temin edildiğinin anlatılması, keza TCK’nin 158. maddesinin 1. fıkrasının son bendinin nitelikli hale ilişkin olmayıp bir artırım maddesi olarak düzenlenmesi karşısında, iddianamelerde anlatılan eylemin hukuki niteliğini ve suçu değiştirmediği nazara alınarak bu konuda tebliğnamedeki 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesi gereğince ek savunma alınması gerektiğine ilişkin bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiş; TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık … müdafisi ve sanık …’nun diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
TCK’nin 158. maddesinin 1. fıkrasının (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun’un 52. maddesi uyarınca, 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde uygulama yapılmak suretiyle sanıklar hakkında fazla adli para cezaları tayini,
Yasaya aykırı, sanık … müdafisi ve sanık …’nun temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkralarındaki adli para cezasına ilişkin sırasıyla “3576”, “2980” ve “59.600 TL” ibarelerinin çıkartılarak yerlerine sırasıyla “2600”, “2166” ve “43.320 TL” ibarelerinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 20.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.