Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/21392 E. 2023/972 K. 27.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/21392
KARAR NO : 2023/972
KARAR TARİHİ : 27.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/413 E., 2015/380 K.
SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, sanık …’nın yokluğunda verilen hükmün, sorgusunda beyan ettiği ve aynı zamanda MERNİS adresi olan adresine, öncelikle 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun (7201 sayılı Kanun) 21 inci maddesinin birinci fıkrasına göre tebliği gerekirken, doğrudan aynı Kanun’un 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tebliği işlemi usulsüz olup temyiz süresini başlatmayacağından, sanığın öğrenme üzerine verdiği 18.11.2015 tarihli tarihli temyiz dilekçesi süresinde kabul edilmekle, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Lüleburgaz Cumhuriyet Başsavcılığının 11.02.2013 tarihli ve 2011/850 Soruşturma, 2013/268 Esas sayılı iddianamesinin anlatımı itibarıyla sanıklar hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası ile 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Lüleburgaz 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.10.2014 tarihli ve 2013/117 Esas, 2014/436 Karar sayılı kararı ile sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi kapsamında kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve 204 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli resmi belgede sahtecilik suçlarına vücut verebileceği gerekçesiyle Ağır Ceza Mahkemesine görevsizlik kararı verilmiştir.
3. Kırklareli Ağır Ceza Mahkemesinin 20.10.2015 tarihli ve 2014/413 Esas, 2015/380 Karar sayılı kararı ile kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, sanık … hakkında 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis ve 8320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına;
sanıklar … ve … hakkında 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 52 ve 53 üncü maddeleri gereğince 3 yıl hapis ve 10.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına; resmi belgede sahtecilik suçundan, sanık … hakkında 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri gereğince 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına; sanıklar … ve … hakkında 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları ile 53 üncü maddesi gereğince 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 14.11.2019 tarihli ve 15-2015/400676 Tebliğname No’lu sanık …’nın temyiz isteminin süre yönünden reddi, sanıklar … ve … hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin onanması görüşünü içeren tebliğnamesiyle dava dosyası Dairemize tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık …’nın Temyiz İstemi
Olayların savunmasında belirttiği şekilde gerçekleştiğine, pişman olduğuna, mahkûmiyet hükümlerinin bir kez de Yargıtay tarafından incelenerek bozulması, hakkında beraat veya erteleme kararı verilmesine ilişkindir.
B. Sanık …’nin Temyiz İstemi
Aynı suçtan başka bir mahkemede daha yargılandığına, diğer sanıkların suçtan kurtulmak için kendisine suç atfettiklerine, bu nedenle verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
C. Sanık …’un Temyiz İstemi
Sanıklardan … tarafından kandırıldığına, dolandırıcılık suçuna iştirak ettiği yönünde dosyada delil olmadığına, somut olayda dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığına, noterde düzenlenen satış belgesinin sahte olmadığına, sahte olan belgenin katılan …’a ait nüfus cüzdanı olması nedeniyle, bu belgenin iğfal kabiliyetinin değerlendirilmesinin gerektiğine, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanma koşullarının bulunmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık …’nın … adına düzenlenmiş sahte sürücü belgesi ve nüfus cüzdanını kullanarak … Otomotiv isimli iş yerinin sahibi katılan …’dan katılan … adına kayıtlı 34 GB 9622 plaka sayılı aracı kiralayarak birlikte hareket ettiği sanıklar … ve …’ye teslim ettiği; Lüleburgaz ilçesine gelen sanıkların aracı burada satmak istedikleri, sanık … ile Hacıoğulları Otomotiv isimli iş yerinin sahibi olan katılan …’ın aracın 23.000,00 TL bedelle satışı hususunda anlaştıkları, kendisini araç sahibi … ismiyle tanıtan sanık …’un, … adına düzenlenen ve aşamalarda ele geçirilemeyen sahte nüfus cüzdanını ibraz ederek Lüleburgaz Noterliğinin 11.03.2011 tarihli ve 02270 yevmiye sayılı araç satış sözlemesi ile aracı …’ın yeğeni katılan …’a devrettiği, bir süre sonra kiralanan aracın iade edilmemesi üzerine …’ın müracaatı ile başlatılan soruşturma kapsamında sanıkların kimlik bilgileri tespit edilerek haklarında, iddianame anlatımına göre, iştirak halinde işlenen resmi belgede sahtecilik ve kamu kurum ve kuruşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçlarından kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanıklardan …, üzerine atılı suçlamaları ikrar etmiş; sanık …, sanık …’nin Almanya’da olan dayısına ait aracı satacaklarını düşünerek kendisine yardım etmeyi kabul ettiğini, aracın kiralık bir araç olduğunu bilmediğini beyan etmiş; sanık … ise, aynı olay sebebiyle İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/472 Esas sayılı dosyası kapsamında da yargılandığını, suça konu araçla bir ilgisinin olmadığını, bu aracın satışı sırasında hazır bulunmadığını beyan ederek suçlamaları reddetmiştir.
3. Suça konu noter araç satış sözleşmesi, Adli Emanetin 2015/115 sırasında muhafaza altına alınmış ve bu sözleşme üzerinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 25.12.2012 tarihli uzmanlık raporuna göre, sözleşmede … adına atılı bulunan imzanın sanık …’un eli ürünü olduğu tespit edilmiştir.
4. Dosya içerisinde bulunan 16.06.2011-24.06.2011 ve 27.06.2011 tarihli teşhis tutanaklarında katılan …’ın sanık …’yı, katılan …’ın sanık …’yi ve Noterlik görevlisi tanık İ.T.’nin de sanık …’u teşhis ettikleri, katılan …’a ait iş yerinin güvenlik kamerası görüntülerinden sanıklardan …’nin bu iş yerine gittiği belirlenmiştir.
5. Kırklareli Ağır Ceza Mahkemesinin 20.10.2015 tarihli ve 2014/413 Esas, 2015/380 Karar sayılı kararı ile sanık … yönünden yalnızca …adına düzenlenmiş nüfus cüzdanı ve sürücü belgesi esas alınarak 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca resmi belgede sahtecilik, sanıklar … ve … hakkında ise Noterde düzenlenen ve kanun hükmü gereğince sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olan araç satış sözleşmesi esas alınarak aynı Kanun’un 204 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca resmi belgede sahtecilik ile tüm sanıklar hakkında kamu kurum ve kuruşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçlarından cezalandırılmalarına dair temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
1. Sanık …’nın yokluğunda verilen hükmün, sorgusunda beyan ettiği ve aynı zamanda MERNİS adresi olan adresine, öncelikle 7201 sayılı Kanun’un 21 inci maddesinin birinci fıkrasına göre tebliği gerekirken, doğrudan aynı Kanun’un 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tebliği işlemi usulsüz olup temyiz süresini başlatmayacağından, sanığın öğrenme üzerine verdiği 18.11.2015 tarihli tarihli temyiz dilekçesi süresinde kabul edilerek, tebliğnamedeki süre yönünden ret isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
2. Dosya kapsamında elde edilen deliller doğrultusunda; Mahkemenin sübuta yönelik kabulü ve sanıklar … ile … hakkında resmi belgede sahtecilik suçuna ilişkin olarak 5237
sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca uygulama yapmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı değerlendirilmiş; UYAP üzerinden yapılan incelemede, sanıklar hakkında İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2012/472 Esas sayılı dosyası kapsamında devam eden yargılamanın mağdurlarının farklı olduğu ve davalar arasında mükerrerlik bulunmadığı tespit edilmiş olup, sanıkların bu hususlara yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, sanıklar … ve … yönünden eylemlere uyan suçların vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıkların yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
4. Somut olayda sanıklardan … hakkında yalnızca … adına düzenlenmiş nüfus cüzdanı ve sürücü belgesi esas alınarak resmi belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmuş ise de; sanığın diğer sanıklar … ve …’un üzerine atılı sahte noter satış sözleşmesi düzenlenmesi eylemi nedeniyle kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli resmi belgede sahtecilik suçuna iştirak ettiği gözetilerek, hakkında 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca resmi belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması gerektiği anlaşılmakla, bu husus aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış; sanık hakkında tekerrüre esas alınan Tekirdağ 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/21 Esas ve 2008/54 Karar sayılı ilamının, gerçekte sanık … hakkında olduğu ve sanık …’nın suç tarihi itibarıyla tekerrüre esas sabıkası bulunmadığı belirlendiğinden, hukuka aykırı görülen bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüş; yine tekerrüre esas sabıkası bulunan … hakkında 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin uygulanmaması, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
5. Tüm sanıklar yönünden, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esasi 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde uygulanacak olan 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6545 sayılı Kanun’un 81 inci maddesiyle yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

V. KARAR
A. Sanıklar … ve … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kırklareli Ağır Ceza Mahkemesi’nin 20.10.2015 tarihli ve 2014/413 Esas, 2015/380 Karar sayılı kararında sanıklar … ve … tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve sair yönlerden, eleştirilen husus dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıkların temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (4) numaralı bentte açıklanan nedenle Kırklareli Ağır Ceza Mahkemesi’nin 20.10.2015 tarihli ve 2014/413 Esas, 2015/380 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan tekerrüre ilişkin bölümlerin karardan tümüyle çıkartılması suretiyle, eleştirilen husus dışında diğer yönleri usûl ve yasaya uygun bulunan hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.02.2023 tarihinde karar verildi.