Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/21409 E. 2023/7055 K. 11.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/21409
KARAR NO : 2023/7055
KARAR TARİHİ : 11.10.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/10 E., 2015/41 K.
SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşları, vb.tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, özel belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Oltu Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.10.2015 tarihli ve 2015/10 Esas, 2015/41 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının e bendi gereğince beraatine; sanık … hakkında kamu kurum ve kuruluşları, vb.tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının e bendi gereğince beraatine; sanık … hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık …’ın temyiz isteği, keşif yapılmadığı, sabıkalı olmadığı halde erteleme kararı verilmediği, son sözün tarafına verilmediği, davacının maddi ve manevi bir kaybının olmadığı, imzanın kendisine ait olmadığı, delil olmadan karar verildiği, savunma hakkının elinden alındığı, beraatine karar verilmesine ilişkindir.
2.Katılan vekilinin temyiz isteği, sanıkların müvekkili hakkında icra takibi başlattıkları, birlikte hareket etme kasıtlarının olduğu, suçların unsurlarının oluştuğu, vekâlet ücreti verilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, kararın bozulmasına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. 01.02.2008 ödeme tarihli, 8.000,00 YTL bedelli … veyahut emrihavalesine düzenlenen keşidecisi katılan … ve keşide tarihi 05.12.2007 olan bononun sahte olarak tanzim edildiği ve bu bononun sanık … tarafından 29.05.2012 tarihinde Oltu İcra Müdürlüğü nezdinde katılan aleyhine icra takibi yapıldığı anlaşılmaktadır.
2.29.01.2013 tarihli ekspertiz raporunda:Tetkik konusu senetteki el yazıları ve imzaları ile … isimli şahsın mevcut mukayese el yazıları ve imzaları arasında, kaligrafik ve grafolojik özellikler yönünden farklılıklar bulunduğu müşahede edilmekle, bahse konu el yazılarının ve imzalarının … isimli şahsın eli ürünü olmadığı kanaatine varıldığı; 22.04.2013 tarihli ekspertiz raporunda: Tetkik konusu senetteki el yazı ve imzaların mevcut mukayese el yazı ve imzalarına kıyasla … isimli şahsın eli ürünü olduğu beyanına imkan verir nitelik ve yeterlilikte ortak grafolojik/kaligrafik bulgu tespit edilemediğinin bildirildiği;17.12.2014 tarihli uzmanlık raporunda:Tetkike konu senedin borçlu hanesinde bulunan “… …köyü … yazıları, rakamla değer gösterilen hanesindeki “8.000,00 ytl”, yazıyla değer gösterilen hanesindeki “Sekizbin ytl”, metin bölümünde bulunan “…, tanzim tarihi olan “05.12.2007” ve ödeme tarihinin ay ve yıl hanesini gösteren “02/2008” yazıları ile …’ın mukayese yazıları arasında uygunluk görülmüş, söz konusu yazıların … elinden çıktığı,tetkike konu senet üzerinde bulunan diğer yazılar ile …’in mukayese yazıları arasında uygunluk görülmüş, söz konusu yazıların … elinden çıktığı, tetkike konu senet üzerinde atılı bulunan borçlu imzaları ile … ve …’in mukayese imzaları arasında yapılan karşılaştırmalar neticesinde; kaligrafik ve itiyadi diğer hususiyetler yönünden, bahse konu imzaların, mevcut mukayese imzalarına kıyasen … ve … elinden çıktığını gösterir nitelik ve yeterlilikte uygun kaligrafik bulgular tespit edilemediğinin bildirildiği görülmüştür.
3.Mahkemesince, her ne kadar sanık … hakkında belgede sahtecilik eyleminde bulunduğundan bahisle cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ve senet üzerindeki bir kısım yazıların sanık …’ya ait olduğu çıkmış ise de, mahkememizce yukarıda kabul gören olayın oluş şekli ve sanık … tarafından doldurulan kısımların senedin esaslı unsurları olmaması itibariyle, sanık …’nın senedi açık senet olarak görmesi, boş kalan kısımları borçlunun zımni muvafakatı olduğunu düşünerek doldurması, açık senedin imza dışında diğer kısımlarının doldurulmasının kanunen mümkün olması, somut olayda sanığın sanık …’ın yanında çalışan bir şahıs olması dolayısıyla sahte senet düzenlemesinde herhangi bir menfaatinin bulunmaması karşısında sanığın belirtilen nedenlerle beraatine karar verilmiştir. her ne kadar sanık … hakkında nitelikli dolandırıcılık eyleminde bulunduğundan bahisle cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de, yukarıda belirtilen nedenler dahilinde sanığın, sanık …’ın beyanları doğrultusunda senedi vadeli alışveriş dolayısıyla verdiğini sandığı katılanın borcunu ödememesi nedeniyle icraya vererek kullandığı anlaşılmakla sanığın beraatine; sanık …’ın diğer sanık …’a ait aracı vekalet yoluyla peşin olarak sattığı, ancak diğer sanık …’a aracı vadeli satmışcasına kendisi tarafından oluşturulmuş vadeli senedi verdiği,senedin iğfal kabiliyetinin olduğu bu suretle üzerine atılı belgede sahtecilik suçunu işlediği gerekçesiyle mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
Sanık … hakkında Kamu kurum ve kuruluşları, vb.tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık; Sanık … Hakkında Özel Belgede Sahtecilik, sanık … Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Sanıkların katılan adına düzenlenen sahte bonoyu icraya koymaları şeklinde gerçekleşen eylemde sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik, diğer sanıklar … ve Ziya hakkında TCK’nın 158/1-d maddesinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçundan zamanaşımı süresince dava açılması mümkün görülmüştür.

A.Sanık … Yönünden
1.Katılan …’nun beyanında araç satışından kaynaklı senet vermediğini söylediği diğer sanık …’ın da bu hususu doğruladığının anlaşıldığı, ancak sanık …’in, …’ın şikâyetçiye sattığı araç karşılığında suça konu senedi getirdiğini, senedin süresi geldiğinde şikâyetçinin borcunu ödemesi için kendisine ulaştıklarını, ancak şikâyetçinin ödemediğini, bunun üzerine 3 yıl sonrasında senedi icraya verdiğini beyan ettiği, 01.02.2008 ödeme tarihli suça konu senedin 29.05.2012 tarihinde icraya konulduğu, sanıkların birlikte iş yaptıkları ve tüm dosya kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanık …’ın bononun sahte olduğunu bilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı, savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, sanığın en başından beri dolandırıcılık kastıyla hareket ettiği anlaşıldığından mahkûmiyeti yerine beraatine hükmedilmesi,

B.Sanık … ve … Yönünden
1. Suça konu bononun sanıklar …, Ziya ve Şaban tarafından fikir ve eylem birliği içerisinde hareketle icra takibine konu edilmesi ve icra takibi yapıldığı sırada unsurlarının tam olması karşısında sanık … ve …’in “resmi belgede sahtecilik” suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, “özel belgede sahtecilik” suçundan mahkumiyetine hükmedilmesi,
Kabule göre de;
2.Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 14 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kamu davasına katılma üzerine, mahkûmiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısım ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (A) ve (B) bentlerinde açıklanan nedenle Oltu Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.10.2015 tarihli ve 2015/10 Esas, 2015/41 Karar sayılı kararına yönelik sanık … ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.10.2023 tarihinde karar verildi.