Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/21714 E. 2022/19258 K. 21.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/21714
KARAR NO : 2022/19258
KARAR TARİHİ : 21.11.2022

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, özel belgede sahtecilik


Sanıklar …’nün katılanlar …,… ile müşterek malik bulunduğu ve bünyesinde atlı spor kulübü ve 5 bölümlü … otelin olduğu şirketin müdürlüğünü ve bizzat işletmeciliğini yaptığı, katılan müşterek maliklerin şirket gelirinden daha az pay almasını sağlamak için zincirleme şekilde devam eden eylemleriyle bu yeri kiraya vermiş gibi gösterip fiilen kendisinin işlettiği, kar payını eksik ödediği, bu sebeple müşterek maliklerin ortaklığın giderilmesi ve dava sonuçlanıncaya kadar işletme görevinin katılanlardan … ‘a verilmesi hususunda hukuk mahkemesinde dava açtıkları, bu davada …’ın şirketi işletmeye yetkili kılınması üzerine sanıklardan …’nün müşterek malik oldukları yeri devretmemek için eski tarihli sahte kira sözleşmesi düzenlediği, kiracı gözüken şirketle ilgili sanıklardan …’den temin ettiği belgeleri kullanarak sahte işlemler tesis ettiği, kiracı şirketin ortakları adına şirket adını değiştiren sahte karar alıp, sanık …’i şirket müdürü olarak atadığı ve kiracı şirket adına da çek karnesi alıp piyasaya çek keşide ederek borcun atlı spor kulübü ve otel tarafından ortakların zararına ödenmesini sağladığı, katılan … Banka bu çeklerden bir adetinin takas yoluyla sunulduğu, bu suretle sanıkların iştirak halinde nitelikli dolandırıcılık, zincirleme şekilde resmi ve özel belgede sahtecilik suçlarını işlediklerinin iddia edildiği olayda;
A) Zincirleme şekilde nitelikli dolandırıcılık, resmi ve özel belgede sahtecilik suçlarından sanıklar … ve … hakkında verilen beraat hükümlerine yönelik katılan … vekilinin temyizinin incelenmesinde;
Kiracı şirket adına alınan çek karnesi sebebiyle keşide edilen çeklerin çoğunun ödendiği ve bir ihtilafın bulunmadığı, somut olayda … Banka bu çeklerden 1.125 TL tutarlı bir çekin takas yoluyla sunulduğu, Garanti Bankası’nın cevabi yazısına göre bu çek bedelinin de ödendiği, dolayısıyla …’ın doğrudan suça muhatap kalmadığı gibi, herhangi bir zararının da bulunmadığı, …’ın yargılama sırasında katılmasına karar verilmiş ise de; …’ın haklarında beraat kararları verilen … ve …’e yönelik davaya katılma ve hükümleri temyiz etme hakkının bulunmadığı; usulsüz olarak verilen katılma kararının hükümleri temyiz etme yetkisi vermeyeceği anlaşılmakla şikayetçi adına vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
B) Zincirleme şekilde nitelikli dolandırıcılık, resmi ve özel belgede sahtecilik suçlarından sanık … hakkında verilen mahkumiyet kararlarına yönelik sanık müdafisinin temyizinin incelenmesinde;
1)Nitelikli dolandırıcılık suçu açısından;
a) Sanığın iştirak halinde malik bulunduğu ve şirket müdürlüğü ile fiilen işletmeciliğini yaptığı … İlçesindeki Atlı Spor Kulübü ve 5 Bölümlü … Otelinin karından diğer müşterek maliklerin daha az pay almasını sağlamak için zincirleme şekilde devam eden eylemleri ile bu yeri kiraya vermiş gibi gösterip, kiracı şirket adına da çek karnesi alıp keşide ettiği çeklerle fiilen kendisinin işlettiği şirketi borçlandırarak bir kısım menkul mallarının haciz konulmak suretiyle satılmasına neden olmasının dolandırıcılık suçuna değil, idare etmekle mükellef olduğu işletmede ortaklarının daha az işletme geliri almasını sağlayan fiilinin 24.10.2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında kalan zincirleme şekilde hizmet ilişkisi nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturmasına rağmen bu suç yerine suç vasfında yanılgıya düşülerek nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyet kurulması,
b) Kabule göre de; sanığa yüklenen “nitelikli dolandırıcılık” suçundan davaya katılma ve hükmü temyiz etme yetkisi olmadığı tespit edildiğinden usulsüz olarak hakkında katılma kararı verilen … ve ayrıca davaya katılmak istemediğini belirten ve katılma sıfatı bulunmayan mağdur … T.A.Ş lehlerine vekalet ücreti hükmedilemeyeceği halde vekalet ücretine hükmolunma,
2)Zincirleme şekilde resmi ve özel belgede sahtecilik suçları açısından;
a)Sanık hakkında zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik ve zincirleme şekilde özel belgede sahtecilik suçlarından ayrı ayrı mahkumiyet hükümleri kurulmuş ise de ; sahte belge asıllarının denetime imkan verecek şekilde yargılama dosyası arasına alınmadığı, belgeler üzerinde mahkemece herhangi bir gözlem yapılmadığı, hangi belgelerin esas alınarak hükümler kurulduğunun karar yerinde gösterilmediği, aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının takdirinin hakime ait olduğu dikkate alınarak, mahkumiyet hükümlerine dayanak oluşturulan belge asıllarının denetime imkan verecek şekilde dosya arasına alınarak aldatıcılık kabiliyeti bulunup bulunmadığının da tespit edilerek aslı ele geçirilemeyen fotokopi belgelerin de sahtecilik suçuna konu olamayacağı dikkate alınarak belirtilen eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ve inceleme ile hükümler kurulması,
b)Kabul ve uygulamaya göre de;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.11.2013 tarih ve 2012/11-1376- 2013/458 sayılı kararında da belirtildiği üzere “Aynı suç 5237 sayılı TCK’nun 43. maddesinde; “Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç sayılır” denmek suretiyle açıklığa kavuşturulmuştur. Öğretide de “aynı suçtan anlaşılması gerekenin, aynı suç tipi olduğu”, kanunda düzenlenen suçların ismi aynı ise aynı suçtan söz edileceği, suçun ismi farklı ise artık aynı suçtan bahsedilemeyeceği kabul edilmektedir. Buna göre suçların ismi aynı ise aynı suçtan söz etmek mümkün iken, suçun ismi değiştiğinde artık aynı suçtan bahsetmek mümkün değildir. Örneğin dolandırıcılık ile nitelikli dolandırıcılık eylemleri aynı suç sayılır iken, dolandırıcılık ile güveni kötüye kullanma, hırsızlık ile dolandırıcılık, hırsızlık ile suç eşyasını satın alma aynı suç kavramı içerisinde değerlendirilemeyecektir. Aynı suç kavramına, suçun teşebbüs aşamasında kalmış hali de dahildir. Zincirleme suç oluşturan eylemlerden bir kısmı tamamlanmış, bir kısmı da teşebbüs aşamasında kalmış olsa bile, işlenen suçların isimleri değişmediği sürece, aynı suç sayılacaktır.
Sahtecilik suçları bakımından ise kanun koyucunun resmi belgede sahtecilik ve özel belgede sahtecilik suçlarını benzer şekilde düzenlemesi, her iki suçta korunan hukuki yararın kamu güveni olması, suçların mağdurunun geniş anlamda toplumu oluşturan tüm bireyler olması ve suç isimlerinin aynı olması nedeniyle, resmi belgede sahtecilik suçu ile özel belgede sahtecilik suçunun “aynı suç” kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.”
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanığın şirket evrakında sahtecilik yaparak ortaklar kurulu kararları oluşturması, sahte kira sözleşmesi tanzimi ve sahteleştirilen şirket adıyla alınan çek karnesinden piyasaya karşılıksız çekler sürmesi eylemlerinin bir bütün halinde TCK’nin 204/1, 43/1. maddelerindeki zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu gözetilmeden, zincirleme şekilde resmi ve özel belgede sahtecilik suçlarının ayrı ayrı mahkumiyet hükümleri kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 21.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.