YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/21886
KARAR NO : 2023/4289
KARAR TARİHİ : 23.05.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, banka veya kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken krediyi sağlamak amacıyla dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.06.2015 tarihli ve 2014/46 Esas, 2015/179 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, banka veya kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken krediyi sağlamak amacıyla dolandırıcılık suçlarından 5237 sayılı Kanun’un 158 … maddesinin birinci fıkrasının (d) ve (j) fıkraları, 62, 52, 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 76.600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; adli para cezalarında taksit sayısının 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince 2 yılı geçemeyeceği gözetilmeden , dolandırıcılık suçundan verilen adli para cezasının 36 ay taksitle tahsiline karar verilmesi nedeniyle, hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, suçun unsurlarının oluşmadığına, belgelerin özel belge olmasına rağmen resmi belgede sahtecilik suçundan ceza verildiğine, belgelerin aldatıcılık niteliğinin bulunmadığına ve hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın doktor olan katılan adına, kendisine ait fotoğrafları kullanarak sahte nüfus cüzdanı, … belgesi, Sağlık Bakanlığı adına doktor kimlik kartları ve İstanbul Fizik Tedavi Hastanesine ait maaş bordrosu düzenleyerek, 19.03.2013 tarihinde şikayetçi Şekerbank Ankara Gaziosmanpaşa Şubesine 46.000,00 TL ihtiyaç kredisi için başvurduğu, 20.03.2013 tarihinde, katılan adına ihtiyaç kredi sözleşmesini imzalayarak aynı gün kredi tutarını çektiği iddiasıyla, sanık hakkında zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve banka veya kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken krediyi sağlamak amacıyla dolandırıcılık suçlarından kamu davası açılmıştır.
2. Sanık savunmasında atılı suçları kabul etmiştir.
3. İzmir Kriminal Laboratuvarı Müdürlüğünün 08.04.2013 tarihli uzmanlık raporunda; suça konu nüfus cüzdanı, … belgesi, maaş bordrosu ve kimlik kartlarının tamamen sahte olduğu ve yapılan sahteciliğin aldatıcılık niteliğinin bulunduğu; 15.01.2014 tarihli bilirkişi raporunda; kredi başvuru ve sözleşme evraklarındaki yazı ve imzaların sanığın eli ürünü olduğu belirtilmiş.
4. Belge asılları üzerinde mahkeme tarafından yapılan incelemede; belgelerin aldatıcılık niteliklerinin bulunduğu belirlenmiştir.
5. Mahkemece sanığın, aldatıcılık niteliğinin olduğu yaptırılan bilirkişi incelemesi ve gözlemle anlaşılan katılana ait nüfus cüzdanı, … belgesi, maaş bordrosu ve kimlik kartlarını sahte olarak düzenleyerek, bu belgelerle katılan …Ş.’den 46.000,00 TL tutarındaki tahsis edilmemesi gereken kredinin açılmasını sağladığı ve ayrıca kamu kurum ve kuruluşlarına ait olan ve sahte olarak oluşturulan kimlikleri araç olarak kullanmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediği, sanığın ikrarı ve tüm dosya kapsamından sabit kabul edilerek atılı suçlardan mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Sanığın ikrarı, bilirkişi raporları, mahkeme gözlemi ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanığın atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, belgelerin özel belge niteliğinde olduğuna ve aldatıcılık niteliğinin bulunmadığına ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmeyerek, kararda bu hususlara yönelik bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suçun vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde, hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanığın eyleminin hem 5237 sayılı Kanun’un 158 … maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi hem de aynı fıkranın (j) bendindeki suçu oluşturduğu ve birden fazla nitelikli halin ihlali söz konusu olması nedeniyle temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni sayılmamış; 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
3. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen; 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca adli para cezalarında taksit sayısının 24 ayı iki yılı geçemeyeceği gözetilmeden taksit sayısının 36 ay olarak belirlenmesi dışında bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle, Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.06.2015 tarihli ve 2014/46 Esas, 2015/179 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle, Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.06.2015 tarihli ve 2014/46 Esas, 2015/179 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında adli para cezasına ilişkin uygulamanın yapıldığı paragrafında “36 ay” ibaresinin çıkartılarak yerine “24 ay” ibaresinin yazılması suretiyle, hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.05.2023 tarihinde karar verildi.