Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/21894 E. 2023/1058 K. 28.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/21894
KARAR NO : 2023/1058
KARAR TARİHİ : 28.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/343 E., 2015/76 K.
SUÇLAR : Özel belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşları vb. tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Cumhuriyet savcısı, sanık … ve … müdafii, katılanlar vekilli
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.03.2015 Tarihli ve 2013/343 Esas, 2015/76 Karar Sayılı Kararı ile
Sanık … Hakkında;
1. Müşteki …’na, katılanlar …, … ve …’ye karşı, kamu kurum ve kuruluşları vb tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü, 52 nci ve 51 inci maddeleri uyarınca 4 kez 1 yıl 3 ay hapis ve 40 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine, denetim süresine tabi tutulmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Müşteki …’na, katılanlar …, … ve …’ye karşı, özel belgede sahtecilik suçlarından, 5237 sayılı Kanun’un 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 50 ve 52 nci maddeleri uyarınca 4 kez 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Sanık … Hakkında;
1. Müşteki …’na, katılan …’ye karşı kamu kurum ve kuruluşları vb tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçlarından, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü, 52 nci ve 51 inci maddeleri uyarınca 2 kez 1 yıl 3 ay hapis ve 40 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine, denetim süresine tabi tutulmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Müşteki …’na, katılan …’ye karşı özel belgede sahtecilik suçlarından, 5237 sayılı Kanun’un 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 50 ve 52 nci maddeleri uyarınca 2 kez 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılanlar vekilinin temyiz isteği, dolandırıcılık suçunun teşebbüs aşamasında kalmadığı, şartlar oluşmamasına rağmen cezaların ertelendiği, katılan sayısınca ayrı ayrı suç işlendiği kabul edilmesine karşın tek bir vekalet ücretine hükmedildiği, bu nedenle hükümlerin bozulması gerektiğine ilişkindir.
2. Sanıklar müdafinin temyiz isteği; katılanlar ile şirket müdürleri olan …’ın irtibat halinde oldukları, veresiye fişlerinden şirket yetkililerinden haberdar olmadığını, şirketin işlerinin kötü gitmediği, bilakis kar elde ettikleri, dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşmadığı sebepleri ile mahkumiyet hükümlerinin bozulması gerektiğine ilişkindir.
3. Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanıkların değişik tarihli bir çok özel belge düzenleyerek kullanmaları eyleminde haklarında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin uygulanmaması ve dolandırıcılık suçunda teşebbüs hükümleri uygulanırken indirim maddesinin gösterilmemesi nedeniyle kararların usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanıkların Nira İnşaat Ltd. Şti ortakları oldukları, sanık …’ün ayrıca şirketin yetkilisi olduğu, katılanlar adına sahte veresiye fişleri düzenleyerek ya da düzenlettirerek onlar hakkında icra takipleri yaptıkları ve üzerilerine atılı suçları işledikleri iddiası ile haklarında kamu davası açılmıştır.
2. Sanık … savunmalarında, şirketin sorumlu müdürünün … olduğunu, kendisinin düzenlenen veresiye fişlerini kimin düzenlediğini bilemeyeceğini, … ile aralarında başka davaların da olduğunu, bu nedenle katılanlar ile iş birliği yaptığını, suçlamaları kabul etmediğini beyan etmiştir.
3. Sanık … savunmalarında, suçlamaları kabul etmediğini, şirket ortağı olduğunu ancak öğrenci olduğu için şirket işleri ile ilgilenemediğini, veresiye fişlerini işten ayrılırken …’ın kendilerine verdiğini, şirketin işleri ile abisi … ve …’ün ilgilendiğini beyan etmiştir.
4. Katılan …, bu şirkete ait petrol istasyonundan makbuz karşılığı veresiye akaryakıt aldığını, her sefer dönüşünde hesapları kapattığını, genellikle parayı sorumlu müdür olan …’a verdiğini, makbuzları istediğinde …’ın makbuzları yırttığını söylediğini, kendisinin de ona güvendiğini, şirkete kesinlikle borcu olmadığını beyan etmiştir.
5. Katılan …, bu şirkete ait petrol istasyonundan makbuz karşılığı veresiye akaryakıt aldığını, her sefer dönüşünde hesapları kapattığını, genellikle parayı sorumlu müdür olan …’a verdiğini, makbuzları istediğinde …’ın makbuzları yırttığını söylediğini, kendisinin de ona güvendiğini, şirkete kesinlikle borcu olmadığını ifade etmiştir.
6. Katılan …, petrol istasyonundan hep peşin olarak akarkayıt aldığını, ancak hepsini ödeyemediğini, bir kısmının kaldığını, bunun karşılığında kendisine imza attrdıklarını ancak ne için imza attığını bilmediğini, şirkete herhangi bir borcu olmadığını söylemiştir.
7. Müşteki …, bazen peşin bazen veresiye ile yakıt aldığını, şirkete 300 TL borcu bulunduğunu, aracına rehin koydurduklarını, imzaların kendisine ait olmadığını savunmuştur.
8. Temyiz dışı sanık …, suçlamaları kabul etmediğini, herhangi bir usulsüzlük yapmadığını, böyle fişler düzenlemesinde bir menfaati olmadığını söylemiştir.
9. Temyiz dışı sanık …, 3 adet veresiye fişinin kendisi tarafından düzenlendiğini, ancak bu akaryakıt alımının bizzat … tarafından yapıldığını ve imzaları onun attığını beyan etmiştir.
10. Tanık …, pompacı olarak çalıştığını, veresiye alındığında fiş düzenlediklerini, hangi pompacı akarkayıt almışsa onun ve müşterinin imzaladığını, …’nin …’ın akrabası olduğunu ve bazen imzalamayarak … imzalasın dediğini söylemiştir.
11. Tanık …, müşteki Cafer’in yanında şoför olarak çalıştığını, müşteki olmadığında veresiye fişlerine kendisinin de imza attığını söylemiştir.
12. Dosyada tanık olarak dinlenilen ve iş yerinde pompacı olarak çalışan …, … ve Ali Yeral da veresiye fişlerini bazen kendilerinin de düzenlediğini, bunu sorumlu müdür … bilgisi dahilinde yaptıklarını beyan etmişlerdir.
13. Dosya arasında bulunan kriminal raporlara göre;
Katılan … adına düzenlenen 16 adet veresiye fişindeki imzaların katılana, sanık …’e ve temyiz dışı sanık …’a ait olmadığı,
Müşteki … adına düzenlenen bir adet veresiye fişindeki imzanın, müştekiye ve sanıklar …, … ve temyiz dışı sanık … ile tanıklara ait olmadığı,
Katılan … adına düzenlenen üç adet veresiye fişindeki imzaların, katılana, sanıklara ve …’a ait olmadığı,
Katılan … adına düzenlenen 6 adet veresiye fişindeki imzaların katılana ait olmadığı tespit edilmiştir.
14. Mahkemece suça konu veresiye fişlerini icraya koymakta sanıkların menfaatlerinin bulunduğu, icra takibini de sanıkların başlattığı, bu nedenle onlar tarafından düzenlenmesinin şart olmadığı, sahte olduğunu bilerek kullanmalarının da yeterli olduğu gerekçesi ile haklarında mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
1. Sanıkların savunmalarında suçlamaları kabul etmediklerini, sanık …’ün öğrenci olduğunu ve şirket işleri ile ilgilenmediğini, sanık …’ün veresiye fişlerinin kim tarafından düzenlendiğini bilemeyeceği yönündeki beyanları, katılanların sanık … ya da … ile irtibat kurduklarına dair ifadelerinde ya da dosya arasında bir delile rastlanmadığı, aksine katılanların beyanlarında sorumlu müdür olan … ile muhatap olduklarını belirttikleri, yine dosyada yer alan tanık beyanlarına göre de veresiye fişlerinin pompacılar ya da … tarafından düzenlendiğinin anlaşılması karşısında, sanıkların atılı suçları işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delillerin olmadığı ve beraatlerine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden haklarında mahkumiyet hükümleri kurulması,
2. Kabule göre, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.04.2014 tarihli ve 2013/11-397 Esas, 2014/202 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, 765 sayılı Kanun ile 5237 sayılı Kanun’un “Kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan “belgede sahtecilik” suçlarının hukuki konusunun kamu güveni olduğu, suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında, bir veya birden fazla kişi de haksızlığa uğrayıp, suçtan zarar görmesi halinde dahi, suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamının, diğer bir ifadeyle kamunun olduğuna dair kabulünün etkilenmeyeceği, buna göre, sanıkların, birden fazla ve birden fazla katılan hakkında veresiye fişleri düzenleyerek icraya koymaları şeklindeki eylemlerinde 5237 sayılı Kanun’un 43 ncü maddesi gereğince zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, belgelerin düzenlendiği mağdur sayısınca suç oluştuğu kabul edilip özel belgede sahtecilik suçundan ayrı ayrı mahkumiyet hükümleri kurulması,
Sanık …’ün suça konu sahte olarak düzenlenen veresiye fişleri ile icra takibi başlatması eyleminin ayrıca 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendinde düzenlenen suçu da oluşturmasına karşın yalnızca 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinden hüküm kurulması,
Engel adli sicil kaydı olmayan, tekrar suç işlemeyeceğine dair kanaat oluştuğundan 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesi uyarınca cezaları ertelenen sanıklar hakkında, rızaları olup olmadığı sorulduktan sonra 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesindeki “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” kararı verilip verilmeyeceğinin tartşılmaması,
5237 sayılı Kanun’un 35 inci maddesi gereğince uygulama yapılırken indirim oranının belirtilmemesi,
Hüküm fıkralarında cezaları ertelenen sanıklar yönünden, yapılan ihtaratın dayanağı olan 51/7 ve 51/8 inci maddelerin gösterilmemesi,
Adli para cezalarının taksitlendirilmesine ilişkin kanun maddesinin 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası olmasına karşın 52 nci maddenin ikinci fıkrası olarak yanlış yazılması,
Nedenleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.03.2015 Tarihli ve 2013/343 Esas, 2015/76 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafii, katılanlar vekili ve Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

28.02.2023 tarihinde karar verildi.