YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/21931
KARAR NO : 2023/2972
KARAR TARİHİ : 12.04.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.05.2015 tarihli ve 2014/397 Esas, 2015/146 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a. Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis ve 10.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 29.11.2019 tarihli ve 2015/302069 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizi; atılı suçları işlemediğine, …’a çek vermediğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık …’ün, …’dan 15.000,00 TL karşılığında … plakalı aracı satın almak için anlaştığı, bu araca karşılık olarak adli emanetin 2014/14420 sırasında kayıtlı suça konu 20.000,00 TL bedelli çeki vermeyi teklif ettiği, …’ın da bu çeki kabul ettiği, ancak çek bedelinin araç bedelinden fazla olması nedeniyle aradaki fark olan 5.000,00 TL’yi sanık …’ün, …’dan talep ettiği, aradaki farkıda …’ın kardeşi olan … tarafından elden sanık …’e teslim edildiği daha sonra çekin tahsil için bankaya ibrazında sahte olduğunun belirtildiği bu şekilde sanığın atılı suçları işlediğinden bahisle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanığın, mağdur … ile aralarında alışveriş olmadığını daha öncesinde de kendisine iftira attığını, kendisine çek vermediğini ancak söz konusu çeki kendisinin isteği üzerine doldurduğunu savunmuş olduğu belirlenmiştir.
3. Mağdur …’ın, sanığa haricen 15.000,00 TL’ye satmış olduğu aracın karşılığında suça konu çeki aldığını ancak aracın devrini yapmaması nedeniyle zararının 5.000,00 TL olduğunu belirtmiş olduğu anlaşılmıştır.
4. Tanık N.M.’nin, sanığın savunmasını doğrulayarak, sanık ile … arasında araç alışverişi olmadığını kendisinden çeki yazmasını istemesi nedeniyle …’nin yazdığını gördüğünü belirtmiş olduğu anlaşılmıştır.
5. Tanık Ş.T.’nin, kardeşi olan …’den 5.000,00 TL alacağı olduğunu, …’nin isteği üzerine sanığa 5.000,00 TL vererek çeki aldığını belirtmiş olduğu anlaşılmıştır.
6. Sanığın eylemi neticesinde atılı suçlara ilişkin olarak alınan 14.11.2014 tarihli kriminal raporuna göre, çekin sahte olarak oluşturulduğu, aldatma kabiliyetini haiz olduğunun bildirildiği, 25.05.2015 tarihli bilirkişi raporuna göre de çekin ön yüzündeki el yazıları ve keşideci imzasının sanık …’ün eli mahsulü olduğu, birinci ciranta imzasının da sanık … ve …’ın eli mahsulü olmadığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.
7. Mahkemece suça konu çek üzerinde inceleme ve gözlem yapılmış olduğu anlaşılmıştır.
8. Mahkemesince sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarının sübut bulduğu kabul edilerek temyiz incelemesine konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Sanık …’ün, …’dan 15.000,00 TL karşılığında … plakalı aracı satın almak için anlaştığı, bu araca karşılık olarak adli emanetin 2014/14420 sırasında kayıtlı suça konu 20.000,00 TL bedelli çeki vermeyi teklif ettiği, …’ın da bu çeki kabul ettiği, ancak çek bedelinin araç bedelinden fazla olması nedeniyle aradaki fark olan 5.000,00 TL’yi sanık …’ün, …’dan talep ettiği, aradaki farkın da …’ın kardeşi olan … tarafından elden sanık …’e teslim edildiği daha sonra çekin tahsil için bankaya ibrazında sahte olduğunun belirtildiği bu şekilde sanığın atılı suçları işlediği iddia olunan olayda; sanığın aşamalarda alınan savunmasında … ile aralarında araç alışverişi olmadığını öncesinde de bu şekilde kendisine şikayette bulunduğunu belirtmiş olması ile mağdur …’ın alınan kolluk beyanında sanık …’ye … plakalı aracı 14.000,00 TL bedel karşılığında sattığını, sanığın kendisine suça konu 20.000,00 TL bedelli çeki verdiğini, çek bedeli ile aradaki fark olan yaklaşık 5.000,00 TL’yi isim ve hesap numarasını bilmediği bir kadına havale ettiğini daha sonra aldığı çeki … isimli kardeşine olan borcuna karşılık verdiğini belirtmiş olmasına rağmen mahkeme aşamasında parayı kendisinin değil kardeşi … tarafından elden sanığa verildiğini belirtmiş olduğu, yine taraflar arasında UYAP üzerinden yapılan araştırma neticesinde İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.05.2017 tarihli ve 2016/55 Esas, 2017/141 Karar sayılı kararında yine …’ın sanık … ile birlikte atılı suçlardan sanık olarak yargılandıkları ve beraatlerine karar verildiği, bu hükümlerin kesinleşmiş olması dosyanın gerekçeli kararı üzerindeki beyanların incelenmesinde; …’ın … plakalı aracı sanık …’ye 10.000,00 TL’ye sattığını karşılığında 16.300 TL bedelli çeki aldığını aradaki farkı da kardeşi olan …’in sanığa elden vermek suretiyle ödediğini belirtmiş olması karşısında, toplanan deliller ile tüm dosya kapsamından sanığın atılı suçları işlediğine dair …’ın çelişkili beyanları haricinde mahkûmiyetine yeterli, somut ve kesin delil bulunmaması nedeniyle mahkemece sanığın beraatine hükmedilmesi gerekirken atılı suçlardan mahkûmiyetine hükmedilmesi nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.05.2015 tarihli ve 2014/397 Esas, 2015/146 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.04.2023 tarihinde karar verildi.