YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/22123
KARAR NO : 2023/716
KARAR TARİHİ : 15.02.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/201 E., 2019/87 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kaş Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.02.2013 tarihli ve 2011/499 Esas ve 2013/126 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. Kaş Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.02.2013 tarihli ve 2011/499 Esas ve 2013/126 Karar sayılı kararının, Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin, 07.02.2018 tarihli ve 2017/2571 Esas, 2018/717 Karar sayılı ilâmıyla; “Sanığın, meyve-sebze alım satımıyla uğraştığı ve kendisinden domates almak üzere arkadaşıyla kasabaya gelen müştekiden 18.500,00 TL’lik çek, sonrasında da 1.500,00 TL’si banka havalesi, 2.000,00 TL’si de elden olmak üzere toplamda 3.500,00 TL aldığı halde domatesleri göndermediği, müştekiye telefonda, domatesleri gönderdiğini iddia ettiği kamyonun plakasını ve şoförün telefon numarasını verdiği; ancak, söz konusu plakanın bir motosiklete ait olup, telefon numarasının da olayla ilgisi olmayan üçüncü bir kişiye ait çıktığı anlaşılmakla; sanığın, müştekiyi hileli hareketlerle aldatmak suretiyle haksız menfaat temin etmiş olması karşısında, yasal unsurları itibariyle oluşan dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde beraatına hükmolunması,” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Kaş Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.02.2019 tarihli ve 2018/201 Esas, 2019/87 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157 nci maddesi, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 6.000,00 TL ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 16.12.2019 tarihli ve 2019/54489 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. GEREKÇE
Kaş Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.02.2019 tarihli ve 2018/201 Esas, 2019/87 Karar sayılı kararında, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin ikinci fıkrasına göre “sanık veya müdahil ve vekillerine davetiye tebliğ olunamaması veya davetiye tebliğ olunmasına rağmen duruşmaya gelmemeleri nedeniyle bozmaya karşı beyanları tespit edilmemiş olsa dahi duruşmaya devam edilerek dava gıyapta bitirilebilir. Ancak sanık hakkında verilecek ceza, bozmaya konu olan cezadan daha ağır ise herhalde dinlenilmesi gerekir.” biçimindeki savunma hakkının kısıtlanamayacağı ilkesine dayanan yasanın emredici kuralına uyulması gerekirken, sanık hakkındaki Kaş Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.02.2013 tarihli ve 2011/499 Esas, 2013/126 Karar sayılı kararı ile verilen beraat hükmünün temyiz üzerine bozulduğu ve bozma ilamına göre sanığın mahkûmiyetine hükmolunduğundan, sanık …’ın aleyhe bozmaya karşı diyecekleri sorulmadan hüküm kurulması suretiyle anılan kanun maddesine aykırı davranılması, nedeniyle hukuka aykırılık bulunmuştur.
III. KARAR
Gerekçe bölümü başlığı altında açıklanan nedenle Kaş Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.02.2019 tarihli ve 2018/201 Esas, 2019/87 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.02.2023 tarihinde karar verildi.