YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/22166
KARAR NO : 2023/1209
KARAR TARİHİ : 06.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.10.2012 tarihli ve 2011/1340 Esas, 2012/2616 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası ile 52 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
2. … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.10.2012 tarihli ve 2011/1340 Esas, 2012/2616 Karar sayılı kararının katılan vekili ve sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 16.02.2017 tarihli ve 2014/12687 Esas, 2017/6227 Karar sayılı kararı ile temyiz kapsamı dışındaki sanıklar bakımından beraat kararının onanmasına, sanık … hakkındaki mahkumiyet hükmünün ise uzlaştırma kurumunun uygulanması için bozulmasına karar verilmiştir.
3. … 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.09.2018 tarihli ve 2017/565 Esas, 2018/461 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uzlaştırma işleminin başarısız olması dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası ile 52 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, dolandırıcılık suçunu işlemediğine ve diğer temyiz dışı sanıkların yanında bulunmasından dolayı hakkında mahkumiyet hükmü kurulmasının hatalı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılanın 34 DV…. plaka sayılı aracını 25.09.2011 tarihinde … ‘de otopazarında satışa çıkardığı, temyiz dışı sanık … ‘un katılanın aracına müşteri olduğu ve fiyatta anlaşamadıkları, ertesi gün katılanın telefonla …’ı arayarak araba alıp almadığını sorması üzerine …’ın katılanla araba alım hususunu konuşması için telefonu yanında bulunan kendisini … olarak tanıtan meçhul kişiye verdiği, meçhul kişiyle görüşen katılanın 27.09.2011 tarihinde bu kişinin işyerine aracıyla geldiği anlaşılmıştır.
2. … ismiyle kendisini tanıtan meçhul şahsın, katılanın geldiği mahaldeki marketin de sahibi olduğu izlenimini vererek aracın alım satımı hususunda katılanla 26.500,00 TL’ye anlaşarak sanık …’den arabasındaki altın ve dövizleri getirmesini istediği, sanık …’ın meçhul sanığın arabasından altın ve dövizi getirdiği, bunun üzerine meçhul kişinin sanık … ile temyiz dışı sanık Lokman İldem’i katılanla birlikte aracın satış işlemi için vekaletname düzenlenmesi amacıyla Noterliğe gönderdiği, kendisinin de döviz ve altınları bozdurarak aracın satış bedelini hazırlayacağını söylediği belirlenmiştir.
3. Katılanın … 15. Noterliğinde sanık …’ın huzurunda temyiz dışı sanık Lokman’a aracın satışı hususunda vekaletname verdiği, tekrar kendisini … olarak tanıtan şahsın kendisine ait olduğu intibaını uyandırdığı market civarına noterliğe gittiği kişilerle birlikte geldikleri, meçhul sanığın altın ve dövizleri bozduramadığını, hem aracı denemek, hem de katılanı da yemeğe götürmek istediğini belirterek katılanla birlikte gidip yemek yedikleri, yemekten sonra tekrar marketin bulunduğu yere döndüklerinde meçhul sanığın katılanı arabadan indirerek bu yerden uzaklaştığı anlaşılmıştır.
4. Katılandan alınan satış vekaletnamesi ile aracın aynı gün önce temyiz dışı sanık …’a, …’ın da aynı gün temyiz dışı sanık …’e Noterlikten satıldığı belirlenmiştir.
5. Katılanın şikayeti üzerine kamera kayıtları ve teşhis işlemleri ile sanıklara ulaşılmıştır.
6. Sanığın savunmasında meçhul kişi …’i market sahibi olarak bildiğini, bu kişinin kendisine markette … vereceği vaadinde bulunduğunu, bu sebeple … alım satımı sırasında sadece … isteği üzerine Noterliğe gittiğini, suça iştirak etmediğini beyan ettiği anlaşılmıştır
7. Mahkemece sanığın, meçhul kişi … ile birlikte iştirak halinde hileli hareketlerle katılandan suça konu aracı devraldıkları gerekçesiyle dolandırıcılık suçundan uzlaşmanın sağlanamadığı da gözetilerek mahkumiyetine hükmedilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Hakkındaki beraat hükmü önceden kesinleşen ve vekalet ücretine de bozma öncesi hüküm de hükmedilen …’le ilgili sehven ve yeniden vekalet ücreti takdirine sanık …’e ait hükümde yer verilmesi mahallinde düzeltilebilir hata olarak değerlendirilmiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
3. … 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.09.2018 tarihli ve 2017/565 Esas, 2018/461 Karar sayılı kararında Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen ve 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin 2 nci fıkrasının (b) bendi nazara alındığında tekerrüre esas alınan ilamın infaz tarihinden itibaren dosyamıza konu suçun işlendiği tarihe kadar 3 yıllık sürenin dolduğu başkaca sabıkaları bulunmasına rağmen tekerrür hükümlerinin uygulanma şartlarının oluşmadığı anlaşıldığından uygulanmaması gereken tekerrür hükümlerinin hatalı şekilde uygulanmış olmasının dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (3) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle … 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.09.2018 tarihli ve 2017/565 Esas, 2018/461 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından tekerrüre ilişkin bölümün çıkarılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.03.2023 tarihinde karar verildi.