Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/22186 E. 2023/5323 K. 20.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/22186
KARAR NO : 2023/5323
KARAR TARİHİ : 20.06.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/31 E., 2015/263 K.
SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik, karşılıksız yararlanma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.09.2015 Tarihli ve 2015/31 Esas, 2015/263 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında
1. … adına sahte kira sözleşmesi ve tahliye taahhüdü imzalaması nedeniyle özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin birinci, 62 nci, 51 … ve 52 nci maddeleri uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
2. ASKi ile abonelik sözleşmesi imzalaması eylemi nedeniyle özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 207 nci maddesinin birinci, 62 nci, 51 … ve 52 nci maddeleri uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
3. Turkcell A.Ş.den … adına abonelik sözleşmesi düzenlemesi eylemi nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 207 nci maddesinin birinci, 62 nci, 51 … ve 52 nci maddeleri uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
4. Mağdur … …’a karşı dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 168 … maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci, 50 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 3.000,00 TL ve 20 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
5. ASKİ’ye karşı kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 … maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 168 … maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci, 52 … ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ve 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
6. ASKi’ye karşı işlediği karşılıksız yararlanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 163 üncü maddesinin üçüncü fıkrası, 168 … maddesinin beşinci fıkrası, 62 nci, 50 … ve 52 … maddeleri uyarınca 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
7. Turkcell A.Ş’ye karşı dolandırıcılık suçundan, 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 168 … maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci, 50 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 3.000,00 TL ve 20 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizi, dosyasının tekrar incelenerek hakkındaki mahkûmiyet hükümlerinin bozulması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, katılan …’a ait nüfus cüzdanının fotokopisini bir şekilde ele geçirerek, bu kimlik fotokopisi ile …’a ait evi katılan … adına sahte imza atarak kiraladığı ve tahliye taahhütnamesi imzaladığı, kiraladığı eve ait su aboneliğini almak için sahte kira sözleşmesini ASKİ’ye ibraz ederek su aboneliği sözleşmesi imzaladığı ve yine katılan … adına abonelik sözleşmesi düzenlendiği, su borcunu ödemediği için sayacın mühürlendiği ve 26.12.2012 tarihinde yapılan kontrolde sayaca ara boru takmak suretiyle kaçak su kullandığının tespit edildiği, kira borcunu, su borcunu ve abonelik sözleşmesi düzenlediği hatta ait faturaları ödemediği için ilgili kurumlar tarafından katılan … adına icra takipleri başlatılmasına neden olduğu iddiaları ile hakkında kamu davası açılmıştır.
2. Kira sözleşmesi, tahliye taahhütnamesi, abonelik sözleşmesi ve su aboneliği sözleşmesi üzerindeki imzaların aidiyeti hususunda aldırılan bilirkişi raporuna göre, suça konu belgeler üzerindeki katılan … adına atılı bulunan imzaların sanığın eli ürünü olduğu tespit edilmiştir.
3. Sanık, katılanın kimlik fotokopisi ele geçirdiğini, belirtilen belgeleri katılan adına düzenlediğini, suçlamaları bu haliyle kabul ettiğini beyan etmiştir.
4. İlgili kurumların zararlarının kovuşturma aşamasında sanık tarafından giderildiği ve dekontların dosyaya ibraz edildiği görülmüştür.
5. Mahkemece sanık savunması, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında sanığın atılı suçları işlediği kabulü ile hakkında temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
A.Sanık Hakkında ASKi’ye Karşı İşlediği Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık ve Karşılıksız Yararlanma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
1. Sanığın sahte kira sözleşmesi ile su aboneliği sözleşmesi yapılmasına sebebiyet verdiği, su borcunu ödemediği için sayacın mühürlendiği, daha sonra yapılan kontrolde ara boru takılmak suretiyle kaçak su kullandığının tespit edilmesi karşısında; sanığın eylemlerinin ve atılı suçların birbirinden farklı olduğu ve her iki suçun da unsurlarının somut olayda gerçekleştiği anlaşıldığından Tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiş, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen tüm temyiz sebepleri reddedilmiştir
B. Sanık Hakkında Sahte Kira Sözleşmesi ve Tahliye Taahhütnamesi ile Su Aboneliği Sözleşmesi Düzenlemesi Nedeniyle Hakkında Kurulan Özel Belgede Sahtecilik Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
1. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.04.2014 tarihli ve 2013/11-397 Esas, 2014/202 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, 765 sayılı Kanun ile 5237 sayılı Kanun’un “Kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan “ belgede sahtecilik” suçlarının hukuki konusunun kamu güveni olduğu, suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında, bir veya birden fazla kişinin de haksızlığa uğrayıp suçtan zarar görmesi halinde dahi suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamı, diğer bir ifadeyle kamu olduğuna dair kabulün etkilenmeyeceği, aynı suç işleme kararıyla ve aynı anda düzenlenen belgelerle ilgili olarak tek bir suçtan hüküm kurulması gerekeceği, buna karşın, aynı suç işleme kararıyla fakat değişik zamanlarda düzenlenen belgelerle ilgili olarak yine tek bir suçtan hüküm kurulup 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesindeki zincirleme suç hükümleri gereğince cezanın artırılması gerektiği, farklı suç işleme kastının bulunduğunun ispatı halinde ise her bir eylemin ayrı bir suç oluşturacağı dikkate alındığında, somut olayda, sanığın aynı suç işleme kararının icrası kapsamında eylemleri gerçekleştirdiği ve hakkında tek bir özel belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulup cezalarının 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümleri gereğince artırılması, birden çok sahte belgenin düzenlenmesi ile kullanılması olgusunun 5237 sayılı Kanun’un 61 … maddesi uyarınca temel cezanın belirlenmesi sırasında dikkate alınabileceği gözetilmeden, hakkında iki ayrı mahkûmiyet hükmü kurulması
2. Sanık hakkında verilen kısa süreli mahkumiyet hükümlerinin adli para cezasına çevrilmesinde uygulama maddesi olarak 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesi yerine 51 … maddesi olarak yanlış yazılması nedenleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.
C.Sanık Hakkında Turkcell Abonelik Sözleşmesi Düzenlemesi Nedeniyle Hakkında Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Suç tarihinden önce 10.11.2008 tarih ve 27050 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanun’un 104 ve 105 … maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun (5809 sayılı Kanun) 63 üncü maddesinin onuncu fıkrası ile yaptırıma bağlanan, aynı Kanun’un 56 ncı maddesinin ikinci fıkrasındaki “Kişinin bilgi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisine abonelik kaydı sırasında gerçek dışı belge ve bilgi verilemez.” ve beşinci fıkrasındaki “Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz” hükümleri ile 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi karşısında; özel hüküm niteliğinde bulunan ve lehe olan 5809 sayılı Kanun’un 56 ncı maddesindeki düzenleme dikkate alınarak, sanığa usulüne uygun şekilde önödeme ihtarı yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, “özel belgede sahtecilik” suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Sanığın eylemine uyan 5809 sayılı Kanun’a aykırılık suçunda ön ödemenin gerçekleşmemesi halinde; hükümden sonra 16.03.2021 tarihli ve 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 31 … maddesiyle eklenen geçici 5 … maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması ve yine hükümden sonra 05.07.2022 tarihli ve 31887 sayılı Resmi Gazete‘de yayımlanarak yürürlüğe giren 7417 sayılı Kanun‘un 52 nci maddesiyle 5809 sayılı Kanun‘a eklenen “Dava ve cezaların ertelenmesi“ başlıklı geçici 7 nci madde ile “kovuşturma evresinde, kovuşturmanın ertelenmesine karar verilir” hükmü gereğince sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerekliliği, bozmayı gerektirmiştir.

D.Sanık Hakkında Mağdur … ve Turkcell A.Ş.ye Karşı İşlediği Dolandırıcılık Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
1. Sanığın, katılana ait nüfus cüzdanı fotokopisini kullanarak mağdur …’ın evini kiraladığı ve tahliye taahhüdü belgesini imzaladığı, ayrıca yine söz konusu kimlik fotokopisi ile Turkcell A.Ş.den katılan … adına abonelik sözleşmesi düzenlediği, kira borcunu ve telefon hattına ilişkin borçları ödemediği ve katılan aleyhine icra takibi yapılmasına sebebiyet verdiği olayda; Nüfus Müdürlüğünün maddi varlığı olan nüfus cüzdanı kullanılarak eylemi gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında; sanığın dolandırıcılık eyleminin, 5237 sayılı TCK’nin 158 … maddesinin birinci fıkraısnın (d) bendinde düzenlenen kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, sanık hakkında TCK’nin 157 nci maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçundan hükümler kurulması,
2. Kabule göre de;
24.10.2019 tarihli ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına “birlikte” ibaresinden sonra gelmek üzere “aynı mağdura karşı” ibaresi eklenmiş olup, anılan yasa maddesinde yapılan değişiklikle uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması halinde uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağının düzenlendiği dikkate alınarak; somut olayda, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulan resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarının mağdurlarının farklı olduğu anlaşılmakla, sanığa yüklenen ve 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A.Sanık Hakkında ASKi’ye Karşı İşlediği Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık ve Karşılıksız Yararlanma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.09.2015 Tarihli ve 2015/31 Esas, 2015/263 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Diğer Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (B), (C) ve (D) bentlerinde açıklanan nedenlerle Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.09.2015 Tarihli ve 2015/31 Esas, 2015/263 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aleyhe temyiz olmadığından sanığın ceza miktarı itibarıyla kazanılmış hakkının saklı tutulmasına,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.06.2023 tarihinde karar verildi.