Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/22233 E. 2023/1466 K. 13.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/22233
KARAR NO : 2023/1466
KARAR TARİHİ : 13.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/566 E. ,2019/283 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir 5. Asliye Ceza Mahkemesini, 03.09.2013 tarihli ve 2013/259 Esas, 2013/563 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 kez 2 yıl hapis ve 2000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.İzmir 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.09.2013 tarihli ve 2013/259 Esas, 2013/563 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 07/06/2017 tarihli ve 2017/7188 Esas, 2017/13797 Karar sayılı kararı ile uzlaştırma işlemlerin uygulanmasından sonra sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. İzmir 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28/03/2019 tarihli ve 2017/566 Esas ,2019/283 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında Dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası,168,62,53 ve 52 nci maddeleri uyarınca iki kez 5 ay hapis ve 20,00 TL adli para cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; mahkemece, tüm deliller toplanmadan karar verildiğine, adli sicil kaydı olmadığı halde hakkında lehe olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme gibi hükümlerin uygulanmaması hususlarına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1 .Olay tarihinden önce müştekiler … ve … ile sanığın aynı iş yerinde çalışırken tanıştıkları ,sanığın müştekilere daha önce Kocaeli’de bulunan Hyundai fabrikasında çalıştığını zorunlu işçi çıkarma nedeni ile geçici olarak işten çıkarıldığını tekrar geri döneceğini, fabrikada kalite kontrol sorumlusu olarak çalışan arkadaşı olduğunu, Hyundai fabrikasından defolu araçları maliyetine ucuza müştekilere alabileceğini söylediği, müştekilerin de inandığı, müştekilerin sanığa önce kapora olarak 3000 ‘er TL elden verdikleri, daha sonra sanığın araçların fabrikadan çıkmak üzere olduğunu ancak vergilerinin yatırılması gerektiğini söyleyerek, başka bahanelerle tekrar para istediği, müştekilerin sanığa 4000’er TL daha para gönderdikleri, sonuç olarak müşteki …’ın toplam 8090 TL, müşteki …’ın toplam 7750 TL parayı sanığa araba alacaklarını sanarak verdiği, sanığın müştekilere söz konusu arabaları teslim etmediği anlaşılmaktadır.

2. Sanık savunmasında; Hyundai fabrikasında çalışan … isimli arkadaşının , tam olarak hatırlayamadığı bir tarihte arayarak elinde bir araç olduğunu almak isteyip istemediğini sorduğunu, bu konuşmayı müştekilerin duyduğunu, kendisine durumu sorunca kendisinin onlara … isimli arkadaşının araç satacağını söylediğini ve … fabrika çalışanı olduğu için iskontolu araç alabildiğini, müştekilerin biz alalım dediklerini bunun üzerine kendilerine …’in numarasını verdiğini, aradan bir süre geçtikten sonra işten ayrıldığını, daha sonra yaşanan olaylarla ilgili bilgi ve görgüsünün olmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır.
3. Tanık E. T ve B. B.’nın beyanlarında özet olarak ,sanıkla daha önce aynı iş yerinde çalıştıklarını, sanığın kendisinin İzmitteki Hyundaide çalıştığını oradaki personele ucuz ikinci el araba verildiğini kendisinin de araba almak isteyenlere bu konuda yardımcı olacağını ancak bunun için 3000 TL depozito için kayıt için para yatırması gerektiğini söylediğini, müştekilerin araba almak için sanığa 3000,00 TL para ödediklerini bildiklerini beyan etmişlerdir.
4. Müştekiler tarafından, kendilerine sanıkça ödedikleri paraya ilişkin verilen senetlerin bedelini tahsil etmek için İzmir 21. İcra Müdürlüğünün 2011/1999 ve 2011/2000 esas numaralı takip dosyaları ile icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır.
5. Sanık bozma sonrasında her ne kadar uzlaşma işlemi sırasında katılanların zararlarını gidermek için girişimde bulunmamış ise de; yargılama aşamasında katıldığı 10.05.2018 günlü duruşmada katılanların olay nedeni ile uğradıkları zararı gidermek istediğini beyan ettiği etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi ve katılanların zararlarının giderilerek mağduriyetlerinin önlenebilmesi yönünden sanığa süre verilmiş ve karar günü itibarı ile sanığın her iki katılana ayrı ayrı 8.500 TL olmak üzere 17.000 TL ödeme yaparak katılanların zararının tamamını karşıladığı anlaşılmıştır.
6. Mahkemece, iddia, tutanaklar, tanık beyanları, müştekilerin beyanları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek, sanık her ne kadar savunmasında İzmit ilinde bulunan Hyundai fabrikasında bir dönem çalıştığını ve yine bu fabrikada arkadaşı olan… isimli şahsın bulunduğunu iddia etmişse de sanığın bu savunması doğrultusunda yapılan araştırma neticesinde sanığın ve arkadaşı olduğunu iddia ettiği…’ ün söz konusu fabrikada çalışmadığı tespit edilmesi karşısında sanık hakkında temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
A. Tebliğname yönünden
İzmir 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28/03/2019 tarihli ve 2017/566 Esas, 2019/283 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan hükümde, Mahkemenin gösterdiği gerekçenin yasal ve yeterli olduğu anlaşıldığından , Tebliğnameki düşünceye bu yönde bozma isteyen iştirak edilmemiştir.
B. Temyiz sebepleri yönünden
5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin yirmi birinci fıkrası ve Ceza Muhakemesinde uzlaştırma yönetmeliğinin 34 üncü maddesi gereğince uzlaştırma nedeniyle duran süre dikkate alındığında temyiz inceleme tarihi itibarıyla zamanaşımının gerçekleşmediği belirlenerek yapılan incelemede:
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak;
5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi ve 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinde ise hükmün ertelenmesi için yasanın aradığı objektif ve sübjektif şartların belirtilmesi karşısında, bu hususlar irdelenerek bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, adli sicil kaydı bulunmayan, hükmolunan hapis cezası asgari hadden tayin olunan ve dosyaya kişilik özellikleri ile ilgili herhangi bir olumsuzluğu yansımayan sanık hakkında “yargılama sürecindeki olumlu davranışları” gerekçe gösterilerek 5237 sayılı Kanun’un 62 inci maddesi gereğince cezalarından indirim yapıldığı halde, adli sicil kaydı bulunmayan sanığın kararda ” sabıka kaydı” olduğunun belirtilmesi ve “suç işleme hususundaki eğilim” şeklindeki soyut ifadeler dayanak gösterilerek yeniden suç işlemeyeceği hususunda olumlu kanaat oluşmadığından bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve ertelenmesine karar verilmeyerek çelişki oluşturulması nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28/03/2019 tarihli ve 2017/566 Esas ,2019/283 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.03.2023 tarihinde karar verildi.