YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/22327
KARAR NO : 2021/12660
KARAR TARİHİ : 16.12.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, görevi kötüye kullanma, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık
Sanıklar …, …, … hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği ve görevi kötüye kullanma suçlarından, sanıklar …, …, …, …, … (…), … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan beraat hükümlerine ilişkin katılan vekilinin; sanıklar … ve … hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği ile kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçlarından mahkumiyet hükümlerine ilişkin Cumhuriyet savcısı, sanık … müdafisi, sanık … ve müdafisinin temyizlerinin incelenmesinde;
1)Sanıklar …, …, …’ın üzerine atılı görevi kötüye kullanma suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanıkların sorgularının yapıldığı 23.05.2013, 04.12.2012, 06.08.2013 tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE,
2)Sanıklar … ve … hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği ve nitelikli dolandırıcılık suçları yönünden, yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanıklar … ve … tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı; sanıklar …, …, …, …, …, …, …, … (…) ve …’in üzerine atılı kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçu yönünden ise yüklenen suçun sanıklar …, …, …, …, …, …, …, … (…) ve … tarafından işlendiğinin sabit olmadığı dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, Cumhuriyet savcısı, katılan vekili, sanık … müdafisi, sanık … ve müdafisinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden, hükümlerin ONANMASINA, Başkan vekili … ve Yargıtay Üyesi …’nın sanıklar … ve …’in belgede sahtecilik eylemlerinin özel belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu yönündeki karşı oyları ve oy çokluğu ile, 16.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
KARŞI OY GEREKÇESİ
Dairemizin 16/12/2021 tarih, 2021/22327 Esas, 2021/12660 Karar sayılı 2 sayılı onama düşüncesine aşağıdaki sebeplerden katılmıyorum.
A) UYUŞMAZLIĞIN KONUSU:
Sayın çoğunlukla ortaya çıkan uyuşmazlığın konusu Özel … Özel Eğitim ve Rehabilitasyon kurucusu olan sanık … ve müdürü sanık …’in eylemlerinin TCK’nin 204/2. maddesi kapsamında kalıp kalmadığına ilişkindir.
B) İDDİA:
Suç tarihinde Özel … Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezinin kurucusu sanık … ve müdürü sanık …’in görevlerini yaptıkları sırada bir kısım öğrencilerin rehabilitasyon merkezine devam etmedikleri halde devam etmiş gibi seanslara katıldıklarını gösteren aylık bireyselleştirilmiş eğitim ve rehabilitasyon planlarını gerçeğe aykırı olarak düzenleyip imzalamak suretiyle faturalanmasını sağladıkları gerekçesiyle üzerlerine atılı resmi belgede sahtecilik suçundan cezalandırılmaları istemiyle TCK’nin 204/2 ve 43/1. maddeleri sevkiyle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
C) YEREL MAHKEMENİN KABULÜ:
İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesince sanıkların üzerlerine atılı eylemlerin sabit olduğu kabul edilerek TCK’nin 204/2, 43/1, 62. maddelerince cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
D) KONUYA İLİŞKİN YASAL DÜZENLEMELER:
5580 sayılı Özel Eğitim Kurumları Kanunu’nun 9. maddesinin son fıkrasında; “Kurumlarda görev yapan yönetici, öğretmen, uzman öğretici ve usta öğreticilerin, görevleri sırasında işledikleri suçlardan dolayı 5237 sayılı TCK’nin uygulanması ve ceza kovuşturması bakımından kamu görevlisi sayılır.” hükmü yer almaktadır. 573 sayılı Özel Eğitim Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile 652 sayılı Milli Eğitim Bakanlığı’nın Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’de konuya ilişkin başkaca bir düzenleme yoktur.
E) DEĞERLENDİRME:
5580 sayılı Kanun’un 9/son maddesinde bu görevlilerin kamu görevlisi sayılacağı belirtilmiş olmasına rağmen madde içeriğinde bu kişilerin düzenlediği belgelerin resmi belge sayılacağına dair herhangi bir düzenlemeye yer verilmemiştir.
Buna karşılık bir kısım özel yasal düzenlemelerde düzenlenen belgelerinde resmi belge sayılacağı açıkça belirtilmiştir.
Örnek olarak;
1211 sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanunu’nun 66. maddesinde “Bankanın her türlü evrak, kayıt, defter ve senetleriyle bunlara dayanan hesap özetleri resmi belge sayılır.” hükmüne yer verilmiştir.
5580 sayılı Kanun’un 9/son maddesinde yer alan “Kamu görevlisi sayılır” şeklindeki düzenleme ile özel eğitim kurumunun görevlileri “görevi kötüye kullanma” suçunun faili olabilirler ya da herhangi bir suçun kamu görevlisi tarafından işlenmesi halinde cezanın artırılacağı öngörüldüğünde cezaları artırılabilir.
Ancak düzenledikleri belgeler resmi belge sayılamaz.
Somut olayda, sanıkların düzenledikleri belgeler “özel belge” niteliğindedir.
TCK’nin 2. maddesinin 3. fıkrasına göre, kanunların suç ve ceza içeren hükümlerinin uygulanmasında kıyas yapılmaz; suç ve ceza içeren hükümler, kıyasa yol açacak biçimde geniş yorumlanamaz.
F) SONUÇ:
Sanıkların fiillerinin TCK’nin 204/2. maddesinde düzenlenen kamu görevlisinin sahteciliği suçunu oluşturduğu yönündeki 2 nolu onama düşüncesine katılmıyorum. 16.12.2021
KARŞI OY GEREKÇESİ
A)UYUŞMAZLIK KONUSU:
Uyuşmazlığın konusu Özel Eğitim Kurumlarında çalışan yönetici, öğretmen, uzman öğretici veya usta öğreticinin düzenlediği belgelerin resmi veya özel belge olup olmadığı oluşturmaktadır.
B)OLAY, İDDİA VE YARGILAMA SÜRECİ
Kartal Cumhuriyet Başsavcılığı iddianemesi ile Özel … Özel Eğitim ve Rehabitilasyon kurucusu olan sanık … ve müdürü olan sanık …; …, …; … isimli öğrencilerin 2008-2009 yıllarına ait Rehabilitasyon merkezine devam etmedikleri halde devam edip seanslara katıldıklarını gösteren aylık bireyselleştirilmiş eğitim ve rehabilitasyon planlarını gerçeğe aykırı bir şekilde sahte olarak düzenleyip imzalayıp faturalandırılmasını sağlayarak resmi belgede sahtecilik suçunu işlediklerini iddia edilerek TCK’nin 204/2., 43/1. maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda sanıkların eylemi sabit görülerek resmi belgede sahtecilik suçundan TCK’nin 204/2. 43/1, 62. maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmiş bu kararın temyizi üzerine;
Dairemiz çoğunluğunca mahkumiyet hükümlerinin onanmasına karar verilmiştir.
C)KONUYA İLİŞKİN YASAL DÜZENLEMELER:
5580 sayılı Özel Eğitim Kurumları Kanunu’nun 9. maddesinin son fıkrasında; kurumlarda görev yapan yönetici, öğretmen, usta öğretici ve usta öğreticilerin, görevleri sırasında işledikleri suçlardan dolayı TCK’nin uygulanmasında ve ceza kovuşturması bakımından kamu görevlisi sayılacakları belirtilmiştir.
573 sayılı Özel Eğitim Hakkında ve 652 sayılı Milli Eğitim Bakanlığı’nın teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamelerde kamuya ilişkin başkaca bir hüküm bulunmamaktadır.
D)KONUNUN DEĞERLENDİRİLMESİ VE SONUÇ:
5580 sayılı Özel Eğitim Kurumları Kanunu’nun 9. maddesinde “…özel eğitim kurumlarında görev yapan yönetici öğretmen, usta öğretici veya uzman öğreticilerin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun uygulanmasında ve ceza kovuşturması bakımından kamu görevlisi sayılacakları” hükmünü yer verilmiş ise de bu kanun ve ilgili kanun hükmünde kararname veya diğer kanunlarda özel eğitim kurumları belgelerinin “resmi belge sayılacağına ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır.
Yasa koyucu bağzı özel kanunlarda örneğin 1211 sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanunun’un 66. maddesinde “bankanın her türlü evrak, kayıt, defter ve senetleri ile buna dayanan hesap özetleri resmi belge sayılır” hükmüne yer verilmiş yine 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 100/9. maddesinde “…Elektronik ortamda hazırlanacak bilgi ve belgeler adli ve idari makamlar nezdinde resmi belge olarak geçerlidir.” hükmüne yer verilmiştir.
Özel eğitim kurumları yöneticileri, öğretmenleri, usta öğretici veya uzman öğreticilerinin görevleri sırasında işledikleri suçlardan dolayı kamu görevlisi sayılmalarına yönelik hüküm düzenledikleri belgelerin resmi belge olduğunu göstermez.
“Kamu görevlisi sayılır.” hükmü gereğince özel eğitim kurumu görevlilerinin “görevi kötüye kullanma” suçunun faili olabilir veya herhangi bir suçun kamu görevlisi tarafından işlenmesi ya da kamu görevlisi aleyhine işlenmesi halinde cezanın artırılacağı kanunda öngörüldüğünde verilen ceza kamu görevlisi sıfatları nedeni ile arttırılır. Ancak düzenledikleri belgeler resmi belge niteliğini kazanmaz.
TCK’nin 2. maddesinin 3. fıkrasına göre kanunların suç ve ceza içeren hükümlerinin uygulanmasında kıyas yapılamaz; suç ve ceza içeren hükümler, kıyasa yol açacak biçimde geniş yorumlanamaz.
Somut olayda suçun maddi konusu oluşturan öğrencilerine ait takip çizelgelerine tüm araştırmalara rağmen ulaşılamamış sanıklar ve öğrenciler velileri yönünden imza incelemesi yapılamadığı anlaşılmıştır.
Bu yasal düzenleme ve açıklamalar karşısında özel eğitim kurucusu sanık … ve Özel eğitim kurumunun müdürü olan sanık …’in düzenlediği iddia ve kabul edilen belgeler özel belge niteliğinde olduğundan bu belgelerin resmi belge kabul edilerek verilen mahkumiyet hükmünün onanmasına yönündeki sayın çoğunluğun görüşüne iştirak edilmemiştir.