YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/22439
KARAR NO : 2023/1546
KARAR TARİHİ : 14.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/207 E., 2015/118 K.
SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 31.03.2015 tarihli ve 2014/207 Esas, 2015/118 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
1. Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve son cümlesi ile 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 79.160 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi; eksik inceleme ile karar verildiğine ve re’sen nazara alınacak nedenlerle kararın bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılanlar … ve …’ın fidan yetiştiriciliği yaptıkları, işyeri komşuları olan tanık E.D.’nin katılanlar adına internet üzerinden satılık fidan ilanı verdiği, sanığın kendisini Mustafa ismi ile tanıtarak tanık E.D. ile iletişime geçtiği, katılanların işyerine gelerek fidanların 50.500,00 TL bedelle alımı konusunda anlaştığı, peşinat olarak 1.000,00 TL ödeme yaptığı, katılan … hesabına 2.000,00 TL gönderdiği, kalan bedel için suça konu keşideci ve ilk ciro imzaları sahte olarak atılmak suretiyle düzenlenmiş 20.03.2012 keşide tarihli ve 47.500,00 TL bedelli çeki, şirket yetkilisi …’a vekaleten hareket ettiğini söyleyerek şirket kaşesi üzerine imza atmak suretiyle verdiği, sözkonusu çekin katılanlar tarafından cirolanarak borçlarına karşılık Aslan Elektrik Ltd. Şti.’ye verildiği, ibrazında karşılığı bulunmadığından icra takibine konu edildiği, takibe vaki itirazlar üzerine çekin sahteliğinin anlaşıldığı, katılanlar tarafından Aslan Elektrik Ltd. Şti.’ye olan borcun ödendiği anlaşılmıştır.
2. Sanığın savunması aşamalarda inkara yönelik ise de; katılanlar … ve … ile tanık E.D.’nin soruşturma ve kovuşturma aşamalarında sanığı kesin olarak teşhis ettikleri anlaşılmıştır.
3. Mahkeme tarafından, katılanlar … ve …’ın meyve ağacı fidanı yetiştirip sattıkları, bu faaliyetleri kapsamında yetiştirdikleri fidanları tanık E.D.’nin üyeliği üzerinden internet sitesinde satılığa çıkardıkları, sanığın tanık E.D.’yi cep telefonundan arayıp alıcı olarak Kestel ilçesine geldiği, katılanlar ile tanık Erhan ve sanığın katılanlara ait işyerinde buluştukları, sanığın kendisini “Eka Gıda İnşaat Peyzaj Tarım Ürünleri unvanlı işletmenin yetkilisi Mehmet” ismiyle tanıtarak gerçeğinden farklı isim ve unvanla katılanlarla pazarlık yaptığı, daha sonra suça konu arkasında katılan …’ın ve müşteki …’nın sahte cirolarını içeren İş Bankası Beşyüzevler Şubesi nezdindeki çek hesabına bağlı 20.03.2012 keşide tarihli, 47.500,00 TL bedelli çeki katılanlara vererek karşılığında 50.500,00 TL değerinde süs eriği fidanı ve altuni mazı fidanı aldığı, suça konu çekin süresinde muhatap bankaya ibraz edildiğinde karşılıksız çıktığı, katılanlar tarafından icra takibine konulan çeke ilişkin ödeme emirlerini alan katılan … ve müşteki …’nın çekten ve cirolardan haberdar olarak suç duyurusuyla şikayetçi oldukları, sanığın katılanlar ve tanık E.D. tarafından “kendisini Mehmet ismiyle tanıtan ve meyve fidanlarını alan kişi” olarak teşhis edildiği, sanığın savunmasında, “Eka Gıda İnşaat Peyzaj Tarım Ürünleri unvanlı işletmede 1 ay kadar hamal olarak çalıştığını ancak yetkili olmadığını, kesinlikle katılanlar ile alışveriş yapmadığını ve çek vermediğini bildirdiği, ancak katılanlar ve tanığın sanığı kesin olarak teşhis ettikleri gibi sanığın “Eka Gıda İnşaat Peyzaj Tarım Ürünleri unvanlı işletmenin de çalışanı olduğu, katılanlar ve tanığın sanığa iftira etmelerini gerektirecek bir husus bulunmaması, katılanların ibraz ettikleri faturalar, hesap dökümleri, sanığın kendi TC kimlik numarası ile katılan …’un hesabına avans olarak 2.000,00 TL yatırmış olması hususları birlikte değerlendirildiğinde sanığın suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik savunmasına itibar edilmeyerek resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından cezalandırılmasına ilişkin temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuş; suça konu çekin dosyada delil olarak saklanmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin “04.01.2012” yerine “01.2012” olarak eksik yazılması mahallinde giderilebilir maddi hata olarak kabul edilmiştir.
3. Sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından kurulan hükümler yönünden, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hüküm yönünden, hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde uygulanacak olan 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6545 sayılı Kanun’un 81 inci maddesiyle yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 31.03.2015 tarihli ve 2014/207 Esas, 2015/118 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.03.2023 tarihinde karar verildi.