YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/22650
KARAR NO : 2023/1489
KARAR TARİHİ : 14.03.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/27 E., 2019/482 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.09.2015 tarihli ve 2013/530 Esas, 2015/674 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İzmir 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.09.2015 tarihli ve 2013/530 Esas 2015/674 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 22.11.2017 tarihli ve 2017/21720 Esas, 2017/24135 Karar sayılı kararı ile uzlaştırma işlemlerinin gerçekleştirilmesi nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. İzmir 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.04.2019 tarihli ve 2018/27 Esas, 2019/482 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ve 2.000,00 TL adli para ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanığın mahkumiyetine yeterli somut delil bulunmadığına ve sanığın beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılanın askerlik arkadaşı Mehmet Akkalın isimli şahsın teyze oğlu olarak kendini tanıtan temyiz kapsamı dışındaki sanık …’in kepçe operatörü olup kazıda altın bulduğunu katılana ucuza verebileceklerini söylediği, buna inanan katılanın İzmir’e gelip sanık … ve temyiz kapsamı dışındaki sanık … ile buluştuğu, sanık …’un içinde altın görünümlü cisimlerin olduğu poşeti gösterdiği, katılanın bunların altın olduğuna inanıp ertesi gün yine buluştuklarında 3.100 adet altın karşılığında 120.000,00 TL’yi elden sanıklara verdiği, sanıkların da altın dolu poşeti getirmek üzere katılanın yanından ayrıldıkları ve bir daha geri dönmedikleri anlaşılmıştır.
2. Katılanın sanıkları tam ve kesin olarak teşhis ettiğine dair teşhis tutanağı dosya arasındadır.
3. Sanığın üzarine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenmiştir.
4. Mahkemesince sanık hakkında dolandırıcılık suçunun sübut bulduğu kabul edilerek temyiz incelemesine konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin yirmi birinci fıkrası gereği uzlaşma teklifinde bulunulduğu tarihten uzlaştırmacının raporunu düzenleyerek uzlaştırma bürosuna verdiği tarihe kadar dava zamanaşımının durduğu dikkate alınarak yapılan incelemede;
İzmir 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.04.2019 tarihli ve 2018/27 Esas, 2019/482 Karar sayılı kararında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.04.2019 tarihli ve 2018/27 Esas, 2019/482 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.03.2023 tarihinde karar verildi.