Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/227 E. 2022/17074 K. 25.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/227
KARAR NO : 2022/17074
KARAR TARİHİ : 25.10.2022

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mühür bozma

Ayrıntısı Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26/03/2013 tarihli, 2012/12-1515 Esas ve 2013/102 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, kesin nitelikteki hükümlerin ancak kesinlik sınırını aşar nitelikte yaptırım içermek şartıyla suç vasfına yönelik ya da suç niteliği doğru belirlenmesine rağmen yanılgılı bir uygulama ile kesinlik sınırları içinde kalan cezaların verildiği hükümlere karşı yapılan aleyhe başvuru üzerine temyiz denetimine konu olabileceği; somut olayda, Cumhuriyet savcısının temyiz istemi aleyhe olup, 5237 sayılı TCK’nin 58. maddesinin 3. fıkrasına göre; tekerrür halinde, sonraki suça ilişkin kanun maddesinde seçimlik olarak hapis cezası ile adli para cezası öngörülmüşse, hapis cezasına hükmolunur düzenlemesi uyarınca tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında hapis cezası uygulanması gerekirken para cezasının uygulanması sureti ile yanılgılı uygulama nedeniyle hükmün temyiz edilebilirlik niteliğinin bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığa isnat edilen “mühür bozma” suçundan dolayı kurulan hükümden sonra, 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli 2020/87 Esas ve 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddenin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25.10.2022 tarihinde, Üye …’un karşı oyuyla ve oy çokluğuyla diğer yönlerden oy birliğiyle karar verildi.

KARŞI OY
2021-227 Esas

Sanık … hakkında mühür bozma suçundan verilen mahkumiyet hükmünün temyiz incelenmesinde: sayın çoğunluğun hükmün temyiz edilebilir olduğu yönündeki görüşüne aşağıdaki nedenlerle iştirak etmiyorum.
Sanık hakkında Antalya 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.11.2015 tarihli kararı ile mühür bozma suçundan TCK’nın 203/1,62,52 maddeleri ile doğrudan 3.000.TL adli para cezasına hükmedilmiş olup bu miktarın temyiz edilebilirlik sınırının altında olduğu açıktır.
Sayın çoğunluk, Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin aleyhe olup, 5237 sayılı TCK’nin 58. maddesinin 3. fıkrasına göre; “tekerrür halinde, sonraki suça ilişkin kanun maddesinde seçimlik olarak hapis cezası ile adli para cezası öngörülmüşse, hapis cezasına hükmolunur” düzenlemesi uyarınca tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında hapis cezası uygulanması gerekirken para cezasının uygulanması sureti ile yanılgılı uygulama nedeniyle hükmün temyiz edilebilirlik niteliğinin bulunduğu görüşündedir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26/03/2013 tarihli, 2012/12-1515 Esas ve 2013/102 Karar sayılı kararına göre, kesin nitelikteki hükümlerin ancak kesinlik sınırını aşar nitelikte yaptırım içermek şartıyla suç vasfına yönelik ya da suç niteliği doğru belirlenmesine rağmen yanılgılı bir uygulama ile kesinlik sınırları içinde kalan cezaların verildiği hükümlere karşı yapılan aleyhe başvuru üzerine temyiz denetimine konu olabileceği belirtilmiş ise de; somut olayda, suç vasfına yönelik bir temyiz söz konusu değildir. TCK’nın 58. maddesinin uygulanmaması yanılgılı uygulama olmayıp yasaya aykırılıktır. Yanılgılı uygulama maddi hata gibi hükmün çatısının doğru olmasına rağmen hesap hatası yazım hatası vs. gibi hatalar ile yanlış sonuç çıkarılmasıdır. Aksi durumun kabulü halinde, bütün yasaya aykırılık iddiaları temyiz iradesi içerisinde yanılgılı uygulama olarak kabul edilebilir ve hükmün güvenliği atlanarak temyiz edilebilirlik sınırının anlamını yitirebilir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; hükmün güvenliği açısından olayda yanılgılı uygulama olmayıp hükmün kesinlik sınırında olması nedeniyle temyizin reddi gerektiği düşüncesiyle, hükmün temyiz edilebilir olduğu ve bozulması gerektiği yönündeki sayın çoğunluğun düşüncesine katılmıyorum.


11. Ceza Dairesi Üyesi