YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/22712
KARAR NO : 2023/915
KARAR TARİHİ : 22.02.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/588 E., 2019/174 K.
SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.09.2013 tarihli ve 2011/234 Esas ve 2013/341 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
B. Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.09.2013 tarihli ve 2011/234 Esas ve 2013/341 Karar sayılı kararının, katılan … vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin, 05.11.2018 tarihli ve 2016/3220 Esas, 2018/7592 Karar sayılı ilâmıyla;
“katılan …’ın kolluk beyanı, ekspertiz raporu ile sanık Turgut’un soruşturma aşamasında alınan beyanında sanıklar Nihat, İbrahim ve Yılmaz’ın yanına gelerek Ramazan ile kendilerini görüştürmesini istedikleri, bu görüşmede sanıkların Ramazan’dan tanesi 3.000 TL’den çek satın aldıklarını, kendisine de komisyon verdiklerini beyan etmesi karşısında sanıkların suça konu çekleri bilerek kullanmış olmaları nedeniyle sanıklara atılı nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarının sübut bulması, ayrıca sanık …’ın savunmasında katılan …’tan aldığı patatesler karşılığındaki borcunu ödediğini beyan etmesi nedeniyle sanıkların eylemlerinin TCK’nın 168. madde kapsamında katılanın zararının giderilip giderilmediğini katılandan sorulması ile sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmeyerek eksik araştırma yazılı şekilde beraat hükümleri kurulması,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
C. Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.04.2019 tarihli ve 2018/588 Esas, 2019/174 Karar sayılı kararı ile;
1. Sanık … hakkında;
a) Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası, 58 inci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 9 ay hapis ve 153.209,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, mükerrirlik ve hak yoksunluklarına,
b) Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 58 inci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, mükerrirlik ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
2. Sanık … hakkında;
Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası, ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 9 ay hapis ve 153.209,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
D) Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 24.01.2020 tarihli ve 2019/73477 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık …’in temyizi; haksız yere ceza aldığına, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2.Sanık …’nun temyizi; çeki kendisine Nihat’ın vermesi nedeniyle sahte olduğunu bilmediğine, eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Temyiz dışı Ramazan Yıldırım’ın bir şekilde ele geçirmiş olduğu suça konu 17.500,00 TL, 22.500,00 TL ve 16.750,00 TL bedelli çekleri hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkûmiyet hükmü kesinleşen sanık Turgut Avcı vasıtasıyla sanıklar … ve …’na sattığı, daha sonra sanıklar Nihat ve İbrahim’in katılan …’den satın aldıkları patates karşılığında önce 17.500,00 TL bedelli çeki verdikleri, bir gün sonra sanık …’ın tekrar mal almak istediğini söyleyerek diğer iki çekin fotokopisini bıraktığını öğrenince polise haber verdiği sanık …’in de 22.500,00 TL ve 16.750,00 TL bedelli çeklerin asıllarını katılana getirdiği esnada sanıkların polis tarafından yakalandıkları, bu şekilde sanıkların atılı suçları işlediklerinden bahisle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanık …’ın söz konusu çekleri kendisine patates sattıkları Turgut Avcı, Mehmet Konakçı ve Ramazan Yıldırım’dan aldıklarını ve alışverişte katılan …’a verdikleri sahte olduğunu bilmediğini savunduğu belirlenmiştir.
3. Sanık …’in söz konusu çekleri kendisine sanık … ve …’ın katılan …’a götürmesi için verdiklerini, sahte olduğunu bilmediğini savunmuş olduğu belirlenmiştir.
4. Hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkûmiyet hükmü kesinleşen sanık Turgut’un soruşturma aşamasında alınan beyanında sanıklar Nihat, İbrahim ve Yılmaz’ın yanına gelerek Ramazan ile kendilerini görüştürmesini istediklerini, bu görüşmede sanıkların Ramazan’dan tanesi 3.000,00 TL’den çek satın aldıklarını, kendisine de komisyon verdiklerini beyan etmiş olduğu anlaşılmıştır.
5. Katılan …’in, sanık …’a olaydan önce patates satıp çek ve nakit ödeme yaptığını daha sonra Nihat ve İbrahim’in suça konu 17.500,00 TL bedelli çeki verip patates aldıklarını, olay tarihinde de önce 16.750,00 TL ve 22.500,00 TL bedelli çeklerin fotokopilerini verdiklerini çeklerin asıllarını da sanık …’in getirdiğini yaptığı araştırmada çeklerin sahte olduğunu öğrenince sanıkları iş yerine çağırtıp kolluk marifetiyle yakalattığını, zararının giderilmediğini, kısmen ödemeye de muvafakatinin olmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır.
6. Sanıkların eylemi neticesinde atılı suçlara ilişkin olarak;
İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 19.03.2011 tarihli Uzmanlık Raporuna göre, çeklerin sahte olduklarını, aldatma kabiliyetini haiz olduklarının bildirildiği anlaşılmıştır.
7. Mahkemesince, Hukukî Süreç başlığı altında (B) paragrafında bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilmiştir.
8. Mahkemesince katılan …’ın kolluk beyanı, ekspertiz raporu ile Turgut’un soruşturma aşamasında alınan beyanında sanıklar Nihat, İbrahim ve ölen …’ın yanına gelerek Ramazan ile kendilerini görüştürmesini istedikleri, bu görüşmede sanıkların Ramazan’dan tanesi 3.000,00 TL’den çek satın aldıklarını, kendisine de komisyon verdiklerini beyan etmesi karşısında sanıkların suça konu çekleri bilerek kullanmış olmaları nedeniyle sanıkların atılı nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarının sabit olduğu, katılan … vekilinin duruşmada alınan beyanına göre, zararın giderilmediği, kısmi ödemeye de muvafakatlarının bulunmadığının belirtilmiş olması nedeniyle sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık ve sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik suçlarının sübut bulduğu kabul edilerek temyiz incelemesine konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A)Sanık … Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden Yapılan İncelemede
1.Dosya kapsamına göre, sahte çeklerin farklı tarihlerde katılana verilmek suretiyle kullanılmış olması nedeniyle sanık … hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2.Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.04.2019 tarihli ve 2018/588 Esas, 2019/174 Karar sayılı kararının, katılan …’ın kolluk beyanı, ekspertiz raporu ile temyiz dışı sanık Turgut’un soruşturma aşamasında alınan beyanında sanıklar Nihat, İbrahim ve ölen …’ın yanına gelerek Ramazan ile kendilerini görüştürmesini istedikleri, bu görüşmede sanıkların Ramazan’dan tanesi 3.000,00 TL’den çek satın aldıklarını, kendisine de komisyon verdiklerini beyan etmesi karşısında sanığın suça konu çekleri sahte olduğunu bilerek kullanması nedeniyle mahkemece sanık hakkında verilen mahkûmiyet hükmünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
B) Sanıklar Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Yönünden Yapılan İncelemede
1. Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.04.2019 tarihli ve 2018/588 Esas, 2019/174 Karar sayılı kararının, katılan …’ın kolluk beyanı, ekspertiz raporu ile temyiz dışı sanık Turgut’un soruşturma aşamasında alınan beyanında sanıklar Nihat, İbrahim ve ölen …’ın yanına gelerek Ramazan ile kendilerini görüştürmesini istedikleri, bu görüşmede sanıkların Ramazan’dan tanesi 3.000,00 TL’den çek satın aldıklarını, kendisine de komisyon verdiklerini beyan etmesi karşısında sanıkların suça konu çekleri bilerek kullanarak menfaat temin etmeleri nedeniyle mahkemece sanıklar hakkında verilen mahkûmiyet hükümlerinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıkların yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
3. Sanıklar hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezası belirlenirken, tespit olunacak temel gün, suçtan elde edilen haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden artırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun’un 52 inci maddesi uyarınca, 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması suretiyle tespit edilmesi gerektiği gözetilmeden, adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının belirlendikten sonra uygulama yapıldığı ve sonuç olarak gün adli para cezasının 7.093 olarak belirlenmesine rağmen 11.875 gün üzerinden hesaplama yapılmak suretiyle sanıklar hakkında fazla adli para cezası tayin edilmesi, dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
A)Sanık … Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden Yapılan İncelemede
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.04.2019 tarihli ve 2018/588 Esas, 2019/174 Karar sayılı kararında sanık … tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B) Sanıklar Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Yönünden Yapılan İncelemede
Gerekçe bölümünde (B) bendi başlığı açıklanan nedenle Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.04.2019 tarihli ve 2018/588 Esas, 2019/174 Karar sayılı kararına yönelik sanıkların temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi uyarınca hüküm fıkrasının adli para cezasına ilişkin sırasıyla “11.875 gün” ve “153.209,00 TL” terimlerinin çıkartılarak yerine, sırasıyla “7.093 gün” ve “141.860,00 TL” ibarelerinin ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.02.2023 tarihinde karar verildi.