YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/22730
KARAR NO : 2023/1648
KARAR TARİHİ : 16.03.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/235 E., 2019/63 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Tarsus 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.12.2014 tarihli ve 2013/311 Esas, 2014/1082 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 inci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ile 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 4 ay hapis ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Tarsus 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.12.2014 tarihli ve 2013/311 Esas, 2014/1082 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 02.11.2017 tarihli ve 2017/19383 Esas, 2017/22256 Karar sayılı kararı ile sanığın kendisini katılana başkomiser olarak tanıtmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edilmesi karşısında; eylemlerinin, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 14 üncü maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Tarsus 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.05.2018 tarihli ve 2017/639 Esas, 2018/38 Karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilmiştir.
4. Tarsus 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.02.2019 tarihli ve 2018/235 Esas, 2019/63 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan suç tarihi itibariyle lehine olan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 inci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ile 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 4 ay hapis ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizi, verilen kararın haksız olduğuna, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Suç tarihinde katılanı arayan kişinin kendisini katılana baş komiser olarak tanıttığı, üçüncü bir kişinin katılanın hesabındaki paraları çekmek istediğini, bu kişiyi yakalamak amacıyla hemen parasını çekip bankaya … adına yatırmasını söylediği, katılanın da bu kişiye inanarak 15.000,00 TL parasını sanık adına bankaya yatırdığı ve yaklaşık yarım saat sonra bu paranın sanık tarafından çekildiği, bu şekilde sanığın dolandırıcılık suçunu işlediği iddiasıyla kamu davasının açıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanık, suçlamayı kabul etmemiştir.
3. Katılan, zararının giderilmediğini, sanıktan şikayetçi olduğunu beyan etmiştir.
4. Para yatırma ve çekme işlemlerine ilişkin banka dekontları dava dosyasında mevcuttur.
5. Para çekme işlemi sırasında sunulan kimlik fotokopisi ile sanığın dosyaya sunduğu kimlik fotokopilerinin aynı olduğu belirlenmiştir.
6. Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenmiştir.
7. Mahkemece yapılan yargılamada yüklenen suçun sübut bulduğu kabul edilerek sanığın mahkûmiyetine hükmedilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Katılanın aşamalarda değişmeyen istikrarlı anlatımları, dosya arasında bulunan para yatırma ve çekme dekontları, sanığın aşamalarda değişen ve birbiriyle çelişen beyanları uyarınca sanığın üzerine atılı suçun sübuta erdiği belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Tarsus 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.02.2019 tarihli ve 2018/235 Esas, 2019/63 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.03.2023 tarihinde karar verildi.