YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/22825
KARAR NO : 2023/4898
KARAR TARİHİ : 07.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul 33. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.02.2019 tarihli ve 2018/55 Esas, 2019/120 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 7.300,00 TL ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyizi, ortada dolandırıcılık olayının olmadığına,, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Kayseri ilinde madeni yağ ve toptan kimyevi madde ticareti ile uğraşan katılan …’ın tanık … aracılığıyla sanık ile tanıştığı, sanığın petrol piyasasında tanıdıkları olduğu ve uygun fiyata mal temin edebileceği vaadinde bulunması üzerine katılanın, ortağı olan …’ı toplam 129.300,00 TL bedelli 5 tane çek ile beraber İstanbul iline gönderdiği, sanığın adı geçeni İstanbul ilinde karşıladıktan sonra otele götürdüğü sırada, …’in otelde kalmasından ötürü çeklerin kendisinde olmasının daha güvenli olacağını söyleyerek 5 adet çeki teslim aldığı ve katılanların bilgi ve rızaları dışında tanık … H. isimli şahsa borcu karşılığında teslim ettiği bu şekilde dolandırıcılık suçunu işlediği kabul edilerek sanığın cezalandırılmasına dair temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükmünün kurulduğu anlaşılmıştır.
2. Sanık alınan savumalarında özetle, dolandırıcılık kastıyla hareket etmediğini, madeni yağ satın alacakları tanık … D. isimli kişinin katılanların çeklerine güvenmediği için kabul etmediğini, ancak … H.nin çeki olursa kabul edeceğini belirtmesi üzerine … H.’ye gittiklerini ve bu kişinin bahse konu çekleri alıp kendilerine bir miktar para ve çek verdiğini, kendisin de bahse konu çeklere ciro attığını, …’ten aldıkları çekleri …’a verdiklerini, ancak …’ın daha sonra malları göndermediğini ve çekleri de kullanmış olduğunu, ayrıca …’in de katılanlardan aldığı çekleri tahsil etmiş olduğunu bu nedenle arada kaldığı için katılan …’ya ödemeler yaptığını ve 30 küsür bin TL civarı borcu kaldığını, bu konuda protokol yaptıklarını belirttiği ve 39.000,00 TL bakiye borç kaldığını belirtir protokol örneğini dosyaya sunduğu anlaşılmıştır.
3. Katılan vekilinin bozma öncesi 16.04.2015 tarihinde alınan beyanında 34.000,00 TL alacakları kaldığını, 09.07.2015 tarihli beyanında da kalan kısım için sanığın bir çek bulduğunu ancak katılanların bu çeki kabul etmediğini, sanıktan şikayetçi olduklarını ve davaya katılmak istediklerini belirtmiştir.
4. Tanıklar … H., … D. ve … Y.nin beyanları dava dosyasında mevcuttur.
5. Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın dolandırıcılık kastıyla hareket etmediğine dair savunmaları, dosyaya sunduğu protokol örneği ve zararı gidermeye yönelik girişimleri ile sürece ilişkin sanığın savunmalarını doğrulayan tanıklar … D. ve … Y.nin beyanları karşısında, sanığın suç işleme kastıyla hareket ettiğine dair, mahkûmiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, somut delil bulunmadığı gözetilmeden beraati yerine mahkûmiyetine hükmedilmesi,
2. 23.03.2012 olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında 15.06.2011 olarak yazılması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul 33. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.02.2019 tarihli ve 2018/55 Esas, 2019/120 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.06.2023 tarihinde karar verildi.