Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/22956 E. 2023/5282 K. 19.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/22956
KARAR NO : 2023/5282
KARAR TARİHİ : 19.06.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.11.2015 tarihli ve 2015/105 Esas, 2015/368 Karar sayılı kararı ile,
1. Sanık … (…) … hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından , 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine,
2. Sanık … hakkında
a. Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
b. Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 … maddesinin birinci fıkrası (d) bendi, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl hapis ve 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanık … (…) …’un üzerine atılı suçları işlediği sabit olduğundan verilen beraat hükümlerinin bozulması talebine ilişkindir.
2. Sanık …’nın temyiz isteği; diğer sanıkla kaçarak evlendiklerinden eşinin ailesinin peşlerinde olması nedeniyle sadece katılan …’un ismini kullanması, suç işleme kastının olmaması nedeniyle kurulan mahkumiyet hükümlerinin bozulması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanıkların katılan …’a ait … belgesini kullanarak katılan … Halıcılık isimli iş yerinden alışveriş yapıp … adına bono düzenlemek suretiyle resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işledikleri iddiasıyla kamu davası açılmıştır.
2. Sanık … soruşturma aşamasında, eşini alışveriş yapmak için katılan … ile mağazaya gönderdiğini, katılanın suça konu bonoyu imzaladığını, bononun sahte olmadığını savunurken; kovuşturma aşamasında, mağazaya eşi ile birlikte gittiklerini yanında kimliği olmadığı için eşinin bonoyu imzaladığını, soruşturma aşamasındaki beyanlarının yanlış anlaşıldığını beyan etmiştir.
3. Sanık … (…) … atılı suçları kabul etmemiş, bonoya adını ve soyadını yazarak imzaladığını, diğer kısımları kendisinin doldurmadığını, eşinin … ismini söylediğini ancak bu isimle imza attığını görmediğini, kendisinin çocuğu ve eşyalar ile ilgilendiğini beyan etmiştir.
4. 19.02.2015 tarihli bilirkişi raporunda; … adına atılı imzaların … eli ürünü olmadığı, … (…) … adına atılı imzaların … (…) … eli ürünü olduğu, bono üzerindeki yazıların …, … (…) …, … ve … eli ürünü olmadığı kanaati bildirilmiştir.
5. Tanık E.S. aradan uzun zaman geçtiği için ayrıntıları hatırlamadığını, önceki ifadesini tekrar ettiğini, huzurunda bonoyu imzalayan şahsı net hatırlayamadığından teşhis edemediğini beyan etmiştir.
6. Katılan …, sanık … ile İstanbulda bir buçuk ay birlikte çalıştıklarını, daha sonra sanığın ayrıldığını, … belgesini kaybettiğini, bundan sekiz ay sonra … Halı mağazasından arandığını, ödeme yapmazsa icraya verileceğinin söylendiğini, kendisinin işten ayrılmadığını, Mersine gitmediğini, sanığın … belgesini çalıp alışverişlerinde kullandığını düşündüğünü, bir çok yerden alışveriş yaparak kendisini borçlandırdığını, şikayetçi olduğunu, davaya katılmak istediğini beyan etmiştir.
7. Sanık … yönünden atılı suçların sübut bulduğu kabul edilerek mahkumiyet hükümleri kurulmuş; sanık … (…) … hakkında başından beri mağazaya diğer sanıkla gittiğini beyan etmesi, bonoda imzasının bulunması ve bu hususu kabul ediyor olması nedeniyle iştirak iradesi kanıtlanamadığından her iki suçtan beraatine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanık … (…) … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
1. Sanık … (…) …’un soruşturma aşamasından itibaren diğer sanık ile birlikte mağazaya gidip yatak odası takımı aldıklarını ve karşılığında kendisinin bonoyu imzaladığını kabul etmiş olması, bonoyu kendi kimlik bilgileri ile doldurup imzalaması ve borcunu kabul etmiş olması hususları gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun’un 217 … maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip sanık hakkında beraat hükümleri kuran Mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş, sanık yönünden bozma isteyen tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
1. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının; yine sanık hakkında, hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca infazda yetkiyi kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği şeklinde karar verilmiş ise de, 5275 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6545 sayılı Kanun’un 81 … maddesiyle yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suçların vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.11.2015 tarihli ve 2015/105 Esas, 2015/368 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısı ve sanık … tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden Cumhuriyet savcısı ve sanık …’nın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

19.06.2023 tarihinde karar verildi.