YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/22985
KARAR NO : 2023/5099
KARAR TARİHİ : 14.06.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü
maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.06.2015 tarihli ve 2012/483 Esas, 2015/228 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a. Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 … maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis ve 70.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b. Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
2. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 27.12.2019 tarihli, 2015/352248 sayılı ve resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükmün onanması ile nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükmün bozulması görüşünü içeren Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizi, suçların sübut bulmadığına, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, kendisini … … … olarak tanıtan kişi ile beraber katılanların sahip olduğu iş yerine giderek 33.294,88 TL bedelli saç ve profil malzemeleri satın aldıkları ve karşılığında 11.06.2011 keşide tarihli ve 35.000,00 TL bedelli sahte çeki verdikleri, katılanların aşamalarda değişmeyen istikrarlı anlatımları, tanık beyanları, kamera görüntüleri ve teşhis işlemleri uyarınca sabit kabul edilerek sanığın banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından cezalandırılmasına dair temyiz incelemesine
konu mahkûmiyet hükümlerinin kurulduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Mahkemenin gerekçesi ve kısa kararın hüküm kısmında belirtilen suç adının “banka aracı kılarak dolandırıcılık suçu” olarak belirtilmesi karşısında, sanık hakkında banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan mahkûmiyet hükmü kurulduğu ancak uygulanan kanun maddesinin “TCK’nın 158/1-d maddesi” olarak yazıldığı ve bu hususun düzeltilebilir maddi hata niteliğinde olduğu görüldüğünden tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile düzeltilen husus dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen 5237 sayılı Kanun’un 158 … maddesinin birinci fıkrasının (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezası belirlenirken, tespit olunacak temel gün, suçtan elde edilen haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden artırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun’un 52 nci maddesi uyarınca, 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması suretiyle tespit edilmesi gerektiği gözetilmeden, adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısı 30 gün olarak belirlenip bu miktar üzerinden uygulama yapıldıktan sonra sonuç cezanın haksız elde olunan yararın iki katına çıkartılması, ayrıca adli para cezasının belirlenmesi sırasında suçtan elde edilen menfaat yerine çek bedelinin esas alınması suretiyle, sanık hakkında fazla adli para cezası tayin edilmesi ve uygulanan Kanun maddesinin “5237 sayılı Kanun’un 158/1-f-son” maddesi yerine “158/1-d” maddesi yazılması dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesilme halinde, zamanaşımı süresi ilgili suça ilişkin olarak Kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzayacağı belirtilmiştir.
3. Her ne kadar gerekçeli karar başlığında suç tarihi 12.04.2012 olarak yazılmış ise de, suç tarihinin suça konu çekin verildiği 12.04.2011 tarihi olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
A. Sanık Hakkında Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.06.2015 tarihli ve 2012/483 Esas, 2015/228 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “30 gün”, “600,00 TL” ve ” ancak adli para cezası temin edilen menfaatin iki mislinden daha az olamayacağından sonuç olarak sanığın 3 YIL HAPİS VE 70.000 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,” ibarelerinin çıkartılarak yerlerine, sırasıyla “3.330 gün”, “66.600,00 TL” ve “sonuç olarak sanığın 3 YIL HAPİS VE 66.600,00 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA, ” ibarelerinin eklenmesi, ayrıca “158/1-d” ibaresinin çıkartılarak yerine “158/1-f-son” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B. Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.06.2015 tarihli ve 2012/483 Esas, 2015/228 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.06.2023 tarihinde karar verildi.