Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/23500 E. 2021/8567 K. 14.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/23500
KARAR NO : 2021/8567
KARAR TARİHİ : 14.10.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Bedelsiz senedi kullanma
HÜKÜM : Beraat

Katılan vekilinin duruşmalı inceleme isteminin, koşulları bulunmadığından, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 318. maddesi uyarınca reddine oy birliğiyle karar verildikten sonra gereği görüşüldü;
Sanık hakkında bedelsiz senedi kullanma suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin esasa ilişkin temyizi ile sanık müdafisinin vekalet ücreti verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz istemiyle sınırlı olarak yapılan incelemede;
1)Sanığın, 1987 yılında yapılan araç alım satımı nedeniyle ödediği 2.250 TL’nin teminatı amacıyla katılandan aldığı imzalı ve boş senedi, trafik kayıtlarında aracın mülkiyetinin kendisine devredilmemesi nedeniyle, 2015 yılında 35.000 TL üzerinden icraya koymak suretiyle bedelsiz senedi kullanma suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; sanığın Mahkemece yapılan sorgusunda ve müdafisi huzurunda kolluk tarafından alınan ifadesinde, 1987 yılında katılanın annesi adına kayıtlı aracı 2.250 TL para vererek satın aldığı hâlde katılandan teminat olarak almış olduğu bedel hanesi boş senedi doldurarak 35.000 TL üzerinden icraya koyduğunu kabul etmesi; UYAP ortamından yapılan incelemede, katılan tarafından sanık aleyhine açılan menfi tespit davasına ilişkin Tokat 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/116 Esas ve 2019/237 Karar sayılı dosyasında, davanın kabulüne, suça konu senetten dolayı katılanın sanığa borçlu olmadığının tespitine karar verildiğinin anlaşılması karşısında; maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından; Tokat 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/116 Esas ve 2019/237 Karar sayılı dosyasının getirtilerek incelenmesi, dosyanın aslının veya onaylı örneğinin temyiz denetimine olanak verecek şekilde bu dosya içine konulması, iddianamede anlatılan ve yargılamaya konu olan fiilin sübutu halinde TCK’nin 209/1. maddesinde düzenlenen “açığa imzanın kötüye kullanma suçunu” oluşturup oluşturmayacağı da tartışılarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması,
2) Kabule göre de,
a) 1136 sayılı Kanun’un 168 ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 14. maddesinin 4. fıkrası uyarınca, beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
b) Sanığa isnat edilen ve üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren bedelsiz senedi kullanma suçundan dolayı kurulan hükümden sonra, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli, 2020/81 Esas ve 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanunu’nun 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ve sanık müdafisinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 14.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.