Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/23603 E. 2023/4899 K. 07.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/23603
KARAR NO : 2023/4899
KARAR TARİHİ : 07.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık … ve Cumhuriyet savcısının temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, adları geçenlerin 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu ve aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, ancak bozma öncesi yapılan yargılamada şikâyetçi …’ın 14.11.2013 tarihli mahkeme huzurunda alınan beyanında “davaya katılmak istemediğini” belirttiği, her ne kadar bozma sonrası yapılan yargılamada 22.03.2018 tarihinde alınan beyanında “şikayetçi olduğunu ve katılmak istediğini” belirtmiş, mahkemece de katılmasına karar verilmiş ise de şikayet ve davaya katılma hakkından feragat edildikten sonra feragattan cayma ve dolayısıyla yeniden katılma isteğinde bulunma hak ve yetkisine sahip olmadığı, usulsüz olarak verilen katılma kararının da hükmü temyiz etme yetkisi vermeyeceği, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bozma üzerine Akçaabat 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.07.2019 tarihli ve 2017/493 Esas, 2019/414 Karar sayılı kararı ile;
1. Sanık … hakkında dolandırıcılık suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraat kararı verilmiştir.
2. Sanık … hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis ve 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık …’nın temyiz isteği, eksik araştırma ile karar verildiğine ilişkindir.
2. Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, sanık …’nın atılı suçu işlediğinin sabit olmadığına ilişkindir.
3 Şikâyetçi …’ın temyiz isteği, sanık …’nın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 158 … maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna, sanık …’nın da mahkûmiyetinin gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre; sanık …’nın, suç tarihinde evine doğru giden şikâyetçiye yaklaşarak, isminin … olup olmadığını sorduğu, şikâyetçinin evet demesi üzerine, ellerindeki listeleri göstererek Arçelik’ten hediye kazandığını, toplam hediye bedelinin 12.000,00 TL olduğunu, 980,000 TL KDV ödemesi gerektiği söyleyerek şikâyetçiden 1.000,00 TL menfaat temin ettiği, şikâyetçinin aşamalarda değişmeyen istikrarlı anlatımları ile ve soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki teşhisleri uyarınca eylemin sabit olduğu, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı kabul edilerek sanığın dolandırıcılık suçundan cezalandırılmasına dair temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükmünün kurulduğu anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Şikâyetçi …’ın Temyizi Yönünden
Şikâyetçinin bozma öncesi yapılan yargılamada mahkeme huzurunda 14.11.2013 tarihli alınan beyanında “davaya katılmak istemediğini” belirttiği, her ne kadar bozma sonrası yapılan yargılamada 22.03.2018 tarihinde alınan beyanında “şikayetçi olduğunu ve katılmak istediğini” belirtmiş, mahkemece de katılmasına karar verilmiş ise de, şikayet ve davaya katılma hakkından feragat edildikten sonra feragattan cayma ve dolayısıyla yeniden katılma isteğinde bulunma hak ve yetkisine sahip olmadığı belirlenmiştir.
B. Sanık … ve Cumhuriyet savcısının Temyizleri Yönünden
1. Şikâyetçi …’ın aşamalarda değişmeyen istikrarlı anlatımları ile soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki teşhisleri uyarınca, sanık …’nın üzerine atılı suçun sübuta erdiği belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, Cumhuriyet savcısı ve sanık …’nın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
A. Şikâyetçi …’ın Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Akçaabat 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.07.2019 tarihli ve 2017/493 Esas, 2019/414 Karar sayılı kararına yönelik şikâyetçinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık … ve Cumhuriyet savcısının Temyizleri Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Akçaabat 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.07.2019 tarihli ve 2017/493 Esas, 2019/414 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısı ve sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden Cumhuriyet savcısı ve sanık …’nın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.06.2023 tarihinde karar verildi.