YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/24396
KARAR NO : 2023/161
KARAR TARİHİ : 17.01.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/691 E., 2019/552 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 7035 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı 291/1. maddesinin Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından verilen kararlara ilişkin temyiz süresini düzenlediği, daha önce Yargıtay incelemesinden geçen dosyalara ilişkin temyiz süresinin 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesine göre 1 hafta olduğu, ancak verilen hükümde temyiz süresi 15 gün olarak gösterilmek suretiyle sanıkların yanıltıldığı gözetilerek 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde kabul edildiği, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Şanlıurfa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.09.2013 tarihli ve 2011/950 Esas, 2013/746 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Şanlıurfa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.09.2013 tarihli ve 2011/950 Esas, 2013/746 Karar sayılı kararının sanıklar tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 10.05.2017 tarihli 2015/7040 Esas, 2017/10645 Karar sayılı ile hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 14 üncü maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 158/1. Maddesine eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık fiiline ilişkin delillerin takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi zorunluluğu nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Şanlıurfa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.07.2019 tarihli 2018/691 Esas, 2019/552 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık …’ın temyizi; neden bildirmeksizin kararı temyiz ettiğine ilişkindir.
Sanık …’ün temyizi; katılanın zararını gidermek istediğine, uzlaşmak istediğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
16.02.2011 tarihinde, katılan …’un 0531… Numaralı telefondan arandığı, kendisini emniyet görevlisi olarak tanıtan bir kişinin, katılana adına sahte telefon hatları açılarak terör örgütleri ile irtibat kurulduğunu söylediği, sonrasında talimatlar vererek katılanın banka hesabından sanık …’e ait Yapıkredi bankası hesabına 6.495,00 TL ve çeşitli telefonlara 1.800,00 TL para transferi yapmasının sağlandığı anlaşılmıştır.
Katılan tarafından yatırılan paranın aynı gün sanık … tarafından tamamı çekilmiştir.
Sanık …’ın yakalanması sonrasında üst aramasında ele geçen Nokia marka cep telefonunun usule uygun imaj alma ve inceleme işlemleri neticesinde düzenlenen 26.03.2011 tarihli raporda, suç tarihinde katılanı arayan cep telefonu numarası ile irtibatının bulunduğu tespit edilmiştir.
Sanık … aşamalardaki beyanlarında, sanık …’ın talebi üzerine katılan tarafından para transferi yapılan banka hesabı ve başkaca açtığı banka hesaplarının para transferinde kullanılmasını kabul ettiğini, hesabına yatırılan paraları çekerek sanık …’a verdiğini, sanık …’in poker oyunu işi yaptığını ve hesaplarına gelen paraların bu iş nedeniyle geldiğini bildiğini, dolandırıcılık olayından haberinin olmadığını beyan etmiştir.
Sanık … beyanında, suç tarihinde hesaplarında bloke olması nedeniyle sanık …’den hesap bilgilerini istediğini, tanımadığı insanlardan gelen paraları yatırmak amacıyla bu şekilde başkalarından hesap numaraları temin ettiğini, şikayetçiyi tanımadığını, yatırılan paranın neyle ilgili olduğunu bilmediğini şikayetçisi arayıp kendisini polis olarak tanıtıp para istemediğini beyan etmiştir.
Sanıklara yüklenen dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı yönünde rapor düzenlendiği görülmüştür.
Mahkemece sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde kamu görevlisi olduklarını söylemek suretiyle hileli hareketlerle katılandan haksız menfaat temin etmek şeklindeki eylemlerinin, suç tarihinden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 14 üncü maddesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158 inci maddesinin birinci fıkrasına eklenen (L) bendi kapsamında kaldığı belirlenerek, suç tarihinde (L) bendinin yürürlükte olmaması nedeniyle sanıkların, lehine olan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca basit dolandırıcılık suçundan cezalandırılmalarına ilişkin temyiz incelemesine konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1.Sanıkların temyiz istemleri yönünden; sanıklar hakkında kurulan hükümlerde, isnat olunan suçun unsurlarının oluştuğunun anlaşılması ile dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı yönünde rapor düzenlenmiş olması nedenleriyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıkların yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Şanlıurfa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.07.2019 tarihli 2018/691 Esas, 2019/552 Karar sayılı kararında sanıklar tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıkların temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.01.2023 tarihinde karar verildi.