YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/24489
KARAR NO : 2023/406
KARAR TARİHİ : 06.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/222 E., 2019/427 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Katılan vekili, sanık
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 3. Çocuk Mahkemesinin, 10.07.2014 tarihli ve 2014/112 Esas, 2014/559 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 39 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci ve 51 inci maddesi uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis ve 166 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir.
2. İstanbul 3. Çocuk Mahkemesinin, 10.07.2014 tarihli ve 2014/112 Esas, 2014/559 Karar sayılı kararının katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 23.11.2017 tarihli ve 2017/30241 Esas, 2017/24459 Karar sayılı kararı ile “14/02/2012 tarihli iddianamede, suça sürüklenen çocuğun kendisini polis memuru olarak tanıtmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edilmesi karşısında; eylemlerinin, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 14. maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK’nın 158/1. maddesine eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık fiiline ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Çocuk Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği zorunluluğu” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. İstanbul 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.09.2018 tarihli ve 2018/75 Esas, 2018/314 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 52 nci maddesinin birinci, ikinci ve dördüncü fıkraları, 63 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 8 ay hapis ve 8.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, varsa mahsuba karar verilmiştir.
4. İstanbul 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.09.2018 tarihli ve 2018/75 Esas, 2018/314 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 18.02.2019 tarihli ve 2019/718 Esas, 2019/815 Karar sayılı kararı ile “Suç tarihi itibariyle suça sürüklenen çocuğa yüklenen eylemin mahkeme kabulünde belirtildiği üzere basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğu, ancak; hükümden önce 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
5. İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.11.2019 tarihli ve 2019/222 Esas, 2019/427 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 2 yıl 8 ay hapis ve 8.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan vekilinin temyiz isteği; takdiri indirim uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna, eylemin 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) ve (f) bentlerinde düzenlenen nitelikli hallere uyduğuna, üst sınırdan ceza tayini gerektiğine ve re’sen gözetilecek nedenlere ilişkindir.
2. Sanığın temyiz isteği; yaşına ilişkin kabulün hukuka aykırı olduğuna, suç kastının bulunmadığına, lehe olan hükümlerin uygulanmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Mahkemece; sanığın, hakkında daha önce karar verilen dava dışı İsmet Vatan ile fikir ve eylem birliği içerisinde katılanı telefon ile arayarak kendilerini polis olarak tanıttıkları, kimlik bilgilerine ulaşıp banka hesaplarına girildiği ve kendilerinin de bu konuyu takip ettiklerini söyleyerek katılanı ikna edip hesabında bulunan 384.000,00 TL paranın İsmet Vatan’ın hesabına havale edilmesini sağladıkları, sonra birlikte parayı çektikleri ve çekilen paradan 900,00 TL’yi sanığın aldığı olayda, alınan Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun 22.06.2018 tarih ve 2025 karar nolu rapor içeriğine göre sanığın suç tarihinde 18 yaşından büyük olduğu, eyleminin suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 24.11.2016 tarihli 6763 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendi kapsamında olduğu ancak suç tarihinde anılan kanun hükmünün yürürlükte olmadığı, bu şekilde sanığın lehine olan ve eylemine uyan hükümler uygulanmak suretiyle dolandırıcılık suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
2. Sanığın, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği belirlenmiştir.
3. Kolluk güçlerince tanzim olunan tutanaklar, Türkiye İş Bankası A.Ş.nin cevabi yazıları, sanığın güncel adlî sicil kaydı dava dosyasında mevcuttur.
4. Hukukî süreç kısmının (4) numaralı paragrafında belirtilen bozma kararından sonra alınan uzlaştırma raporuna göre taraflar arasında uzlaşmanın sağlanamadığı anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Katılan vekilinin takdiri indirim hükmünün uygulanmasına ilişkin temyiz isteği yönünden; 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim sebebi uygulanması Mahkemenin takdirinde olup Mahkemece “Sanığın yargılama sürecindeki tutumu gözetilerek…” şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeyle takdiri indirim sebebi uygulandığı belirlendiğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış, eylemin nitelikli hallere uyduğuna ilişkin temyiz isteği yönünden; sanığın sübut eyleminin suç tarihinde yürürlükte olan ve 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiş, üst sınırdan ceza tayini gerektiğine ilişkin temyiz isteği yönünden; Mahkemece suçun işleniş biçimi ve suç konusu değerin yüksekliği göz önüne alınıp alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edildikten sonra sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek sonuç ceza belirlendiğinden hükümde bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanığın yaşına ilişkin temyiz isteği yönünden; İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin 31.10.2022 kesinleşme tarihli ve 2018/403 Esas, 2020/80 Karar sayılı kararı ile sanığın doğum tarihi bilgisi 10.08.1996 iken 10.08.1993 tarihi olarak düzeltildiğinin UYAP üzerinden temin edilen nüfus kayıt örneğinden anlaşılması karşısında Mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş, suç kastına ilişkin temyiz isteği yönünden; Mahkemenin gerekçesine olay ve olgular kısmının (1) numaralı paragrafında yer verildiği üzere mahkûmiyet hükmünün kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış, lehe olan hükümlerin uygulanmadığına ilişkin temyiz isteği yönünden; sanık hakkında tayin olunan cezaların türü ve miktarına nazaran, lehine uygulanma olanağı bulunan tek düzenlemenin 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereği takdiri indirim sebebi olduğu, Mahkemece sanık hakkında kurulan hükümde takdiri indirim sebebine yer verildiği belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekili ve sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.11.2019 tarihli ve 2019/222 Esas, 2019/427 Karar sayılı kararında katılan vekili ve sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekili ve sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.02.2023 tarihinde karar verildi.