Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/24563 E. 2023/150 K. 17.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/24563
KARAR NO : 2023/150
KARAR TARİHİ : 17.01.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/4 E., 2019/241 K.
SUÇ : Basit Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Nazilli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.05.2014 tarihli ve 2012/181 Esas, 2014/133 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53. maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ve 63 üncü maddesi, uyarınca ayrı ayrı on defa 2 yıl hapis cezası ve 4.000 TL adli para cezası ve bir defa 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157 inci maddesinin birinci fıkrası, 168 inci maddesinin ikinci fıkrası, 52 inci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53. maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ve 63 üncü maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ve 2.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Nazilli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.05.2014 tarihli ve 2012/181 Esas, 2014/133 Karar sayılı kararının sanık ve müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 11.12.2017 tarihli ve 2017/33683 Esas, 2017/26658 karar sayılı kararı ile; hükümlerden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Nazilli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.09.2019 tarihli ve 2018/4 Esas, 2019/241 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, uzlaşma sağlanamayan katılanlar … ve …’e yönelik eylemlerinden dolayı dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157 inci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 ncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ve 63 üncü maddesi, uyarınca ayrı ayrı iki defa 2 yıl hapis cezası ve 4.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; dosyada uzlaştırmacı olarak atanan kişi ile katılanların geçmişten beri tanışıyor olmaları, aralarında menfaat ilişkisi olabileceği, Uzlaştırma Yönetmeliğinin 28 inci maddesine göre uzlaştırmacının çekilmesi veya reddi durumu söz konusu olmasına rağmen uzlaştırmacının çekilmediği bu nedenle yeniden uzlaştırmacı görevlendirilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, katılan …’e, personel dairesinde Malatyalı bir tanıdığının olduğunu, katılan …’a da, bilgisayar mühendisi olduğunu, devletin üst düzeyinde tanıdıklarının olduğunu, yakınlarını kamu kurumlarında işe sokabileceğine inandırıp, katılan … İşbeceren’den farklı tarihlerde toplam 14.000 TL, katılan …’dan farklı tarihlerde toplam 25.000 TL para alarak menfaat temin ettiği anlaşılmıştır.
2. Sanık; katılan … ile iş kuracaklarını bu nedenle kendisinden para aldığının doğru olduğunu, ancak bu parayı iade ettiğini, diğer katılandan para almadığını, katılanlara devletin üst düzeyinde tanıdıkları olduğunu, yakınlarını işe sokacağını söyleyerek para almadığını beyan etmiştir.
3. Katılanlar; sanığın devletin üst düzeyinde tanıdıklarının olduğunu yakınlarını işe yerleştireceğini söyleyerek kendilerinden peyderpey, elden ya da PTT havalesi yoluyla para aldığını beyan etmişlerdir.
4. Sanığın bir kısım katılan tarafından kendisine gönderilen paraları gösterir PTT dekontları ve sanık tarafından imzalanarak katılan …’a verilen boş senetler dosya arasındadır.
5. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1.Sanığın uzlaştırma raporunda, temyiz dilekçesinde belirttiği hususlara ilişkin bir beyan veya itirazının yer almaması karşısında, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Nazilli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.09.2019 tarihli ve 2018/4 Esas, 2019/241 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

17.01.2023 tarihinde karar verildi.