Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/24572 E. 2023/2847 K. 11.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/24572
KARAR NO : 2023/2847
KARAR TARİHİ : 11.04.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Hüküm tarihinde Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan sanığa, yasa yolu bildiriminde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 263 üncü maddesine göre bulunduğu cezaevi idaresi aracılığıyla da kararı temyiz edebileceğinin belirtilmemesi nedeniyle sanığın öğrenme üzerine 27.09.2019 tarihinde yaptığı temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilmekle, Mahkemenin 27.09.2019 tarihli ek kararı kaldırılarak yapılan incelemede;
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.01.2009 tarihli ve 2008/267 Esas, 2009/5 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 10.000 ,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.01.2009 tarihli ve 2008/267 Esas, 2009/5 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 04.11.2013 tarihli ve 2012/1594 Esas, 2013/16672 Karar sayılı kararı ile sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde düzenlenen bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.05.2017 tarihli ve 2013/506 Esas, 2017/106 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri ve 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 10.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, yasal süreden sonra temyiz nedeniyle mahkemenin sanığın temyiz isteminin reddine ilişkin ek kararının, onanması görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, hakkında uzlaştırma hükümlerinin uygulanması ve infazının durdurulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, Karaman ilinde Yonca Ziraat isimli bir iş yeri açarak tarım ve tekstil makinaları alım satımıyla uğraştığı, kendisini … … olarak tanıtarak katılana ait şirketten 16 adet süt sağım, 60 adet pulsatör ve 9 adet yan kapak satın aldığı, karşılığında müşteri çeki olduğunu söylediği suça konu sahte çeki ciro ederek verdiği, sonrasında ise iş yerini kapatıp Adana ili Ceyhan ilçesinde yeniden bir işyeri açtığı, suça konu çekin bankaya ibrazında sahte olduğunun tespit edilmesi üzerine sanık hakkında soruşturma başlatıldığı olaya ilişkin 22.09.2007 tarihli arama ve tespit tutanakları, Armas antentli sevk irsaliyesi ve fatura suretleri, tanık beyanları, katılan beyanları ve sanık savunmaları ile anlaşılmıştır.
2. Suça konu çek üzerinde yapılan incelemeye ilişkin düzenlenen 25.12.2008 tarihli bilirkişi raporunda, suça konu çek ön yüzünde yer alan keşideci imzası, arka yüzünde birinci ciranta olarak yer alan Haşim … yazıları ve imzasının sanığa ait olduğu belirlenmiştir.
3. Bozma öncesinde mahkemece suça konu çekin duruşmada incelendiği, özelliklerinin duruşma tutanağına yazıldığı, yasal unsurlarının ve aldatıcılık niteliğinin bulunduğunun belirlendiği anlaşılmıştır.
4. Mahkemece Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilerek, sanık hakkında, sabit görülen suça konu sahte çeki kullanarak katılandan menfaat temin etmesi eylemi nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde düzenlenen bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan cezalandırılmasına ve aleyhe temyiz bulunmadığından bozma öncesi ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkının korunmasına ilişkin temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
1. Hüküm tarihinde Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan sanığa, yasa yolu bildiriminde 5271 sayılı Kanun’un 263 üncü maddesine göre bulunduğu cezaevi idaresi aracılığıyla da kararı temyiz edebileceğinin belirtilmemesi nedeniyle Tebliğnamede, Mahkemenin 27.09.2019 tarihli ek kararının onanmasını isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
2. İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.05.2017 tarihli ve 2013/506 Esas, 2017/106 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yönünden, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde düzenlenen bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun uzlaştırma kapsamında olmaması nedeniyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.05.2017 tarihli ve 2013/506 Esas, 2017/106 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.04.2023 tarihinde karar verildi.